Advert
Advert
Advert

Hakan Kulaçoğlu - Hep Uzağa Pek Ağır

Sabah başladığım bu kitabı, gün içerisinde fasılalar vererek akşam bitirdim. Öncelikle kitabın harika bir dili var. İçerik olarak da; okurken okutan, düşündürürken yaşatan ve özlerken hüzünlendiren bir dizi öyküyü barındırıyor içerisinde.

Hakan Kulaçoğlu - Hep Uzağa Pek Ağır
Advert

Ne zaman bir dost ortamında Arnavut kaldırımından bahsedecek olsam, hemen hemen herkesin bir anısının bu taşlar ile döşeli olduğuna şahit olmuşumdur. Hakan Kulaçoğlu da “Hep Uzağa Pek Ağır” adlı kitabının ilk öyküsü olan “Safiye Deniz Mavi”sinin girişinde;

“Arnavut kaldırımıdır bizim sokak, dik başlayıp sonra eğimini azaltan, sonunda gelip kentin denize inen büyük caddelerinden birini kesen eski bir maceradır”

yazarak kendi çocukluğuna giderken, bizler de kendi Arnavut kaldırımlı sokaklarımızda ikiye iki maç yapmak için çoktan takımları kurmuştuk.

Sabah başladığım bu kitabı, gün içerisinde fasılalar vererek akşam bitirdim. Öncelikle kitabın harika bir dili var. İçerik olarak da; okurken okutan, düşündürürken yaşatan ve özlerken hüzünlendiren bir dizi öyküyü barındırıyor içerisinde.

Okurken aldığım notlar bile dört sayfa tutmuşken, sizlere hangi birini anlatayım ki. Cabir Bey, Dr.Muharrem, Gülseren, Tayyar, Nurdan mı, Nurcan mı, Sırrı Abi, Cafer Amca, Sedef Teyze, Nesimi Bey, Sol Serçe Parma, Keriman, Mahkumun kadersizliği… Hele o Mukaddes ile yapılan şiirsel sohbet ve Mebrure’nin gidişi yok mu…

Öykülerin satırlarında gezinirken karşıma çıkan insan manzarası, hiç de yabancı gelmiyor bana. Yaşadığımız toplumun içinden özenle seçilmiş karakterler. Bir şekilde, hayatımızın geri de kalan yıllarına dokunmuş, iz bırakmış insanlar.

Sadece bir yaşanmışlığın izini dedektif edasıyla takip ettirmiyor yazar, aynı zaman da bazen New Orleans’ta Evan Christopher’dan caz dinlemeyi, bazen de unutulmuş Yeşilçam filmlerini Keriman’a anlattırarak, hafızalarımızı tazeliyor.

Kendisini tanıyanlar, onun maharetli parmaklarında tuttuğu neşter ile nasıl başarılı ameliyatlar yaptığını iyi bilir. Bir dönem şifa dağıtmak için kullandığı parmaklarında, şimdi kalem tutuyor. İyi ki de tutuyor…

Yoksa, öykü, roman vb. okumalar yaparak şifa bulan bizler, nasıl şifa bulacaktık.

Erkan Ergül Hakan Kulaçoğlu Hep uzağa pek ağır
Sen de Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Engin Şahin     2016-08-22 Yüreğine sağlık Erkan Bey.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Hatayoğlu: Trabzon Stockholm Sendromu yaşıyor
Hatayoğlu: Trabzon Stockholm Sendromu yaşıyor
17 ülkeye yufka makinesi ihraç ediyor
17 ülkeye yufka makinesi ihraç ediyor