Advert

Türkiye krizi avantaja çevirecektir.

Türkiye krizi avantaja çevirecektir.

Sayın Malkoç önümüzdeki süreçte Suriye meselesi var. Türkiye için kritik bir süreç. Size göre ne olur?

Suriye konusu dünyanın konusu hâline geldi. NATO orada, Rusya orada, İran orada, Türkiye doğal olarak orada. Çünkü bizim yanı başımızda zaten. 100 sene önce bizim coğrafyamızdı orası. Ben Suriye’de belli bir dengenin kurulabileceğine inanıyorum. Belki biraz zaman alacak ama bir defa savaşın durması önemli. Ardından da üç sene içerisinde belli bir noktaya gelir Suriye. Ama uzun vadede, bu coğrafyada Türkiye’nin istediği çizgiye gelecek. Hükümet özellikle son Rusya kriziyle izlediği yol çok doğru bir yoldur. Hepsinden önemlisi 1 Kasım’dan sonrasında siyasette istikrar sağlanması ve bu Rusya krizinde de Türkiye’de çatlak ses yok denecek kadar az çıkıyor. Türkiye’nin birliği ve bütünlüğü açısından bu çok önemli. Türkiye bunu içeriden sağladı. Belki çok güçlü bir ağırlık koyamayacağız. Ama uçak krizinden sonra NATO’nun bölgeye gelmiş olması, Suriye’deki tehlikeli suları rahatlatacağı kanaatindeyim.

Peki, size göre Türkiye Rusya uçağını düşürerek oyuna mı girdi? Yoksa oyundan mı düştü?

Ruslar ve İranlılar Türkiye’yi Suriye’de dar boğaza sokmak istiyorlar. Hem Türkmenler üzerinden hem Halep üzerinden hem de Ceraplus-Azaz hattı üzerinden ve çok pervasız bir biçimde davranıyorlardı. Türkiye’nin bütün uyarılarına rağmen ciddiye almıyorlardı. Ama uçak olayından sonra Türkiye’nin ciddiyetini, bölgedeki gücünü daha iyi anladılar. Belki kısa sürede taarruz oldu, sıkıntılar oldu ama Türkiye’nin devlet olarak gücünü ve ciddiyetini anladılar. Benim kanaatimce Türkiye ağırlıklı olarak uçak olayından sonra Suriye’de daha ciddi vardır. Adım atacak olanlar Türkiye’yi daha çok hesaba katacaklardır.

Musul hadisesini nasıl görüyorsunuz? Musul’un arkasında İran daha çok tepki koyuyor ya da koyduruyor.

IŞİD Rakka’dan ve Musul’dan kesin olarak temizlenecek. Kesinlikle burası İran’ın ya da Irak’taki eski Maliki çizgisindeki radikal Şiilerin eline geçmemesi lâzım. Geçerse katliam olur. Bunun üzerine Kuzey Irak yönetimi Barzani ile Türkiye anlaşarak, orada eğitim kamplarını geliştiriyor. Bu gayet normal ve olması gereken bir şey. Yani bu yalnızca Türkiye’deki aklı başında mantıklı insanlar tarafından destek görmüyor, bu bütün dünyada mantıklı düşünen insanlar tarafından destekleniyor. Uluslararası hukuk açısından da bunun zemini var. Çünkü Kuzey Irak yönetimine eğitim veriyor ve Bağdat Merkezî Yönetiminin de bu konuda talebi var. Türkiye Suriye ve Musul’da attığı adımlar meşru ve makul adımlardır. Ayrıca bu bölgenin geleceği açısından gerekli adımlardır.

Şöyle bir endişeniz yok mu: NATO üzerinden bir şeyler elde etmek ya da yürümek istiyoruz. Yarın NATO bize ihanet ederse ne olacak?

NATO’nun daha gerisine gidelim. Tarih boyunca batılılar hep şunu yapmışlardır: Rusya ile Türkiye’yi kapıştırarak hem Rusya’dan hem Türkiye’den menfaat elde etmek istemişlerdir. Bunun açık bir örneği Kırım Savaşı’dır. Kırım Savaşı’nda Türkiye’ye para verdiler. Silâh verdiler. Rusya’yı biz yendik ama ardından İngilizler verdiği silâh ve paraya karşılık Kıbrıs’ı aldı. Benzeri bir oyun var bu doğru ama Rusya’nın azgınlığını dengeleyebilecek NATO’dur. Bunu da dikkate almak gerekir. NATO bu ihaneti Türkiye’ye yapabilecek kadar zayıf bir ülke değiliz. Dolayısıyla NATO’dakiler de Türkiye’nin bu gücünü hesap etmek zorundadırlar.

Siyasî irade çok önemli herhâlde...

Evet, çok önemli. İşin temeli siyasî istikrarın sağlanması. Bu istikrar 1 Kasım seçimlerinde sağlandı. Bugün Türkiye’de insanların yüzde 90’ı, 95’i Türkiye’nin Suriye konusunda Musul konusundaki siyasetini destekliyor veya itiraz etmiyorlar. Bu çok önemli. HDP’nin bu kadar etkin olduğu Türkiye’de bu önemlidir. Türkiye doğru yoldadır. Hükümet doğru yoldadır. Türkiye’de geçmişteki siyasetçi ve aydınların zihni veya düşünce ekseni Cumhuriyet’ten öncesine gitmiyordu. Hafızası yetmiyordu. Avrupa Birliği’nin ötesine geçmiyordu. Yani Cumhuriyet’in başlangıcı ile Avrupa Birliği arasında sınırlıydı. Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Başbakanımızla Türkiye’nin hafızası Anadolu’daki bin yıllık tarihimize doğru gidiyor. Selçuklu, Osmanlı tecrübesinden faydalanıyor ve ayrıca ufku yalnızca Avrupa Birliği ile sınırlı değil. Çok geniş. Bunlar çok büyük avantajlardır. 6 ay, bir yıl sonra Suriye’deki iç savaş belli eksene oturmuş olacak. Ama Irak konusu biraz uzun sürebilir.

İran Konsolosu’ndan demiryolu ile ilgili açıklama geldi. “Ben de ekleneyim, Erzincan’a kadar da ben yapayım. Trabzon’a kadar gelecek olan demiryoluna ekleneyim” diyor. İran’la ticaret gelişir mi bu saatten sonra? Yoksa Suriye hadisesinden sonra gerilim sürer mi? Karşımıza Rusya benzeri bir İran çıkar mı?

Rusya’nın Türkiye ile iyi geçinmek gibi mecburiyeti vardır. Türkiye’nin böyle bir mecburiyeti yok. Türkiye’nin imkânları Rusya’dan da, İran’dan da çok daha fazladır. İran ve Rusya Türkiye ile iyi geçinmek zorunda ve ticaret yapmak zorundadır. Bu coğrafyada böyle bir sorumluluk var. İran, bir yandan Suriye ve Irak üzerinden Türkiye ile kapışır ama diğer yandan demiryolunu yapar. İran’ın derin siyasetini yabana atmamak gerekir ama İran’ın Türkiye ile iyi geçinmek mecburiyeti vardır. Demiryolunun gerçekleşecek olması Türkiye ile İran’ı birbirine yakınlaştırır. Türkiye’nin yarınları bugünkünden daha iyi olacak inşallah. 

Teşekkür ederiz.

Ben teşekkür ederim

Kaynak: günebakış

 

Şeref Malkoç Ali Öztürk
Sen de Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Fındıkta verim yükselince kurslara ilgi arttı
Fındıkta verim yükselince kurslara ilgi arttı
Trabzonlu iş kadınına büyük ödül
Trabzonlu iş kadınına büyük ödül