Advert

İbra meselesi ve delege vicdanı

Birilerini oy satın almakla, kongrelerde kendilerini ya da işaret edecekleri kişiyi seçecek bir kitle oluşturmakla suçlarken aynı zamanda o delegeleri de itham etmiş olursunuz. Onları akılsızlıkla, iradesizlikle, af buyrun satılmış olmakla nitelersiniz. Bu tavır, onları, kendilerini yönlendirdiği iddia edilen kişinin tamamen kucağına itmekten başka bir işe yaramayacaktır.

İbra meselesi ve delege vicdanı

Daha önce de birkaç kez yazdım, yine yazacağım. Çünkü bu konuda en ufak bir düzelme ya da değişme görünmüyor.

İnsanların önüne iki seçenek sunuyor, tercihte bulunmalarını istiyorsunuz. Birini tercih ederlerse problem yok, ancak diğerini tercih ettiklerinde kıyamet kopuyor. Sıcak kongre gündeminde olduğumuz için konuya az çok vakıf olanlar hangi meseleden bahsettiğimizi anlamışlardır. Biz yine de açalım:

Biliyorsunuz, geçmiş kongrelerin birinde Trabzonspor Başkanı Nuri Albayrak yönetimi ibra edilmemişti. Aradan kaç kongre, kaç başkan geçti ama bu mesele bir türlü kapanmadı. Bana öyle geliyor ki bütün seçimli demokrasi tarihinde o kongrede ibra etmeyen delegeler kadar itilip kakılan, kararları hakarete uğrayan, yıpratılan bir kesim daha yoktur. Madem ibra etmemek bu kadar ayıp bir şey, ne diye insanların önüne iki seçenek koyuyorsunuz? Ya da neden böyle bir gündem maddesi var?

O gün, yani Nuri Albayrak’ın ibra edilmediği kongrede akşam üzeri saatlerinde yeni başkan Sadri Şener bir televizyonda canlı yayında demeç vermiş ve kendisine bu ibra konusu sorulduğunda gayet müteessirane ve müteessifane bir yüz ifadesiyle “Arkadaşlar bir yanlış yaptı. Düzelteceğiz” anlamında ifadeler kullanmıştı. Tam metni aklımda değil ama mealen böyle.

Ekran başında donup kalmıştım. Bu da ne demek oluyordu? Delege iradesi her şeyin üzerinde değil miydi? Şimdi bu mantığa göre, başkan seçiminde verilen oylar da tartışmalı hale gelme tehlikesiyle karşı karşıya gelmiş olmuyor muydu?

Şimdi deniyor ki “Albayrak ibra edilmedi, borcu daha da büyüten Sadri Şener ve İbrahim Hacıosmanoğlu niye edildi?

Yahu Allah aşkına, insanlarda ibra etmemeye takat mi bıraktınız? Demokrasi tarihinin en rezil kitlesi yaptınız Albayrak yönetimini ibra etmeyenleri... Sonra madem bu konu bu kadar önemli, ne diye kapalı oylama yapılmaz da tartışmaya her daim açık olacak el kaldırma yöntemiyle yapılır?

Burada derdimin Nuri Albayrak değil, camianın meseleye bakışındaki çarpıklık olduğunu vurgulamam gerekiyor. Yoksa eski başkanın görevinde başarılı olup olmadığı tartışılabilir ama bana göre dürüstlüğüne kimse laf edemez. Bunu, Trabzonspor’un en ağır haksızlığa uğradığı maçlardan sonra televizyon kameralarına verdiği demeçler esnasındaki yüz ifadelerinden bile anlayabilirdiniz. Futbol dünyasındaki çirkeflikten ne kadar uzak biri olduğu rahatlıkla görülebiliyordu.

Camianın pek çok konuda kafası karışık ama bu mesele de bir an önce çözüme kavuşturulmalı, delege iradesi üzerinde bu kadar büyük baskı kurulmamalı. Yoksa dediğimiz gibi iradesine saygı duyulmayan bir delegenin seçtiği başkan ve yönetim de tartışmalı hale gelir. Zaten geliyor da... Yazının ikinci bölümü de bu konuyla ilgili.

Delege vicdanına seslenmek

Trabzonspor’da bazı isimlerin çok sayıda kişiyi kulübe üye yaptığı, üyelik giriş aidatları ile kongre önceleri yıllık aidatlarını ödedikleri konuşulur. İspat etmek belki mümkün değildir ama kimse de bunu inkar etmez. Herkesin bildiği bir sırdır diyelim.

Tabii bu politika normalde kabul edilebilir bir tavır değildir, herkes bu uygulamayı eleştirir, kınar, yerin dibine sokar. Oyların parayla satın alındığı, söz konusu delegelerin kendilerini kulübe üye yapan kişinin paralı askerleri olduğu gibi ağır ifadeler sarf edilir. Farkında olunmadan, uygulamayı yapan kişi eleştirilirken söz konusu üyelerin de aynı muameleye tabi tutulduğu gözden kaçar. Yani siz birilerini oy satın almakla, kongrelerde kendilerini ya da işaret edecekleri kişiyi seçecek bir kitle oluşturmakla suçlarken aynı zamanda o delegeleri de itham etmiş olursunuz. Onları akılsızlıkla, iradesizlikle, af buyrun satılmış olmakla nitelersiniz.

Bu tavır, onları, kendilerini yönlendirdiği iddia edilen kişinin tamamen kucağına itmekten başka bir işe yaramayacaktır. 0ysa, bu kitleye yakından bakıldığı takdirde belki farklı şeyler, farklı renkler görülebilecektir. Bir kısmı Trabzonspor’dan tamamen bihaber, yönlendiren kişinin kurşun askeri olsa bile çoğu yine Trabzonspor’la az çok ilgili, Trabzonspor’la ağlayıp gülen, ancak bir biçimde kulübe üye olma bilincine sahip olmayan kişilerdir. En doğru tavır, bu insanları incitmeden onları kongre salonuna getirenin değil Trabzonspor’un menfaatine olacak şekilde tercihte bulunmalarını telkin ve tavsiye etmektir. Münasip bir lisan kullanıldığı takdirde bu tavır işe yarayacaktır.

Yeter ki bir kişiyi kınayalım, rezil edelim, yaptığını ayıplayalım derken kazanılması mümkün olan çok sayıda kişiyi kaybetmeyelim.

Nuri Albayrak İbrahim Hacıosmanoğu Sadri Şener Muharrem Usta Delege İbra
Sen de Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Akif Hamzaçebi Akçaabatlılarla buluştu
Akif Hamzaçebi Akçaabatlılarla buluştu
Evli ve Zavallı seyirciyle buluştu
Evli ve Zavallı seyirciyle buluştu