Advert
Şampiyonluk, küme düşmek, Şarklı refleksi…
Bülent Şirin

Şampiyonluk, küme düşmek, Şarklı refleksi…

Advert

Bizim taraftar iki transferle şampiyonluk rüyası, iki mağlubiyetle de küme düşme kâbusu görmeye başlıyor. Sezon başındaki transfer cinneti günlerindeki psikolojiyi düşünün, bir de son Akhisar yenilgisi sonrası ruh halini.

Rahat olun, ikisi de öyle kolay değil. Kurulu düzen Trabzonspor’un şampiyonluğunu kendi selametine uygun görmüyor, öte yandan Trabzonspor’suz bir “sahne” de düşünmüyor. Yakın geçmişte ikisi de yaşandı. Trabzonspor bir kere uçurumun kenarına götürülüp getirildi, ondan yıllar sonra da şampiyon olduğu halde kupası verilmedi, şampiyonluğu tanınmadı. Defalarca da yarı yolda önü kesildi, çelmelendi, dirsek darbesiyle yere indirildi. Onlar pek hatırlanmıyor ama bu hafızasızlık ayrı bir yazı ve analiz konusu.

Bu durumda ne yapmalı?” diye sorduğumuzda kendi kendimize verdiğimiz cevap, problemin kesin ve kalıcı çözümü için uzun ve meşakkatli bir yoldan yürümemiz gerektiğini söylüyor. Tabii bu da hem toplum hem de camia ortalamasının kolay kolay anlayabileceği, kavrayabileceği bir şey değil maalesef. O kadar uzun vadeli planlar yapmak, ardından uygulamaya koymak, dibi görünmeyen sulara girmek bize göre işler değil. Bu “uzun ve meşakkatli yol” fikrine aklı yatacağını düşündüğüm dostlar bile ben lafa girip ilerleyince boş gözlerle donuk donuk bakmaya başlıyorlar.

Nasıldı o söz? “Küçük insanlar kişilerle, vasat insanlar olaylarla, büyük insanlar fikirlerle uğraşır

Ey sevgili hemşehrilerim, canım renktaşlarım, ben de dâhil hiçbirimiz kendimizi “küçük insan” sınıfına sokmayız. “Vasat”ı bile yakıştırmayız kendimize, hepimiz büyük insanlarızdır Trabzonlular ve Trabzonsporlular olarak. Peki nasıl oluyor da etrafımda “filan futbolcu derhal gitmeli, falancı alınmalı, bu teknik adam bu işten anlamıyor, hemen istifa etmeli, yerine feşmekân gelmeli” lafları duyuyorum her daim? Sistemi bırakın, olaylar bile doğru dürüst konuşulmuyor benim gözümün ve kulağımın erişebildiği yerlerde. Ya şu yukarıdaki özlü söz yanlış ya da o sistemi tartışan büyük insanlar benim görüş ve duyuş mesafemin dışında kalıyorlar.

Hiç kimse alınmasın, darılmasın. Yanlışım varsa “yanlışsın” deyin. Şampiyonluk rüyasıyla küme düşme kâbusu arasında geçmiyor mu ömrümüz?

Bu tipik bir Şarklı refleksidir. Batı’nın erişmesi neredeyse imkânsız derecede ilerlediğini dehşetle fark eden Doğu; çalışmayla, sistemle, bilmem neyle aradaki mesafeyi kapatamayacağını düşünüp kestirme yollar aramıştır hep. Transfer dönemlerindeki cinnet derecesindeki heyecan bunun çok tipik bir göstergesi ve yansımasıdır. Bir altyapı kurmak, onun meyvelerini toplamak, kulüp kültürü oluşturmak, sistemli bir yapıya kavuşmak, bütün bunlar için çok uzun ve sabırlı bir çalışma içine girmek, bunlarla kim uğraşacak?.. Alacaksın iki tane adam gibi (!) topçu, şampiyon olacaksın. Marifet o iki topçuyu bulmakta, şimdiye kadar yapılan bunca transfer de o iki kişiyi bulmak içindi zaten.

Ya tutarsa?” misali… Tutması umudundan başka bir çaremiz de varlığımız da yok (!) çünkü…

 

Advert
DİĞER YAZILAR
Sen de Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Çayeli Bakır'dan teknoloji bağımlılığı eğitimi
Çayeli Bakır'dan teknoloji bağımlılığı eğitimi
Şalpazarlı girişimci müdürlüğü bıraktı solucan tesisi kurdu
Şalpazarlı girişimci müdürlüğü bıraktı solucan tesisi kurdu
beylikduzu escort istanbul escort atakoy escort escort bayan bahis siteleri beylikduzu escort