Advert
Trabzon Günleri'nin ardından...
Bülent Şirin

Trabzon Günleri'nin ardından...

Advert

Önce vurgulayayım: Ben bu etkinliklerin saçma, gereksiz ve yararsız olduğu düşüncesine katılmıyorum. “Peynir-tereyağı festivali” diye aşağılanmasına hiç katılmıyorum.

İki ve daha fazla hemşehriyi bir araya getirip iki satır hasbıhal etmelerine vesile olmak her zaman iyi bir şeydir, faydalı bir ameldir. İrili ufaklı organizasyon hataları da olur, ben onlara da takılmıyorum. Benim itiraz ve eleştirilerim başka.

Trabzon Dernekleri Federasyonu’nun en büyük faaliyeti bu Trabzon Günleri organizasyonu. Aylarca süren hummalı bir çalışma yürütülüyor, Ankara’lara, Trabzon’lara gidiliyor, bakanından müsteşarına, valisinden ilçe belediye başkanına kadar ziyaret ediliyor, etkinliğe davet ediliyor. Sonuçta eksiğiyle fazlasıyla, doğrusu yanlışıyla ortaya devasa bir organizasyon çıkıyor.

Pekâlâ, bu kadar zaman, para ve enerji harcanıyor da sonuçta hâsıl olan fayda buna değiyor mu? Bu pek sorgulanmıyor. Son zamanlarda sürekli dile getirdiğim bir tespit var: Bir STK’nın faaliyetleri, hedef kitlesindeki insanların ihtiyaç, talep ve beklentilerine yönelik olmalı. Tabii ki en büyük etkinliği de en fazla ihtiyaç duyulana olmalı doğal olarak.

Şimdi kendimize soralım: Trabzonluların en büyük ihtiyacı bu tip bir organizasyon mudur? Ya da bu organizasyon o ihtiyaçların karşılanmasına vesile mi olmaktadır? Hayır!..

En başta da dediğimiz gibi bu hâlâ ihtiyaçtır ve her zaman da öyle kalacaktır ama artık en büyük ihtiyaç değildir. 30-40 yıl kadar önce iletişim imkânları bu kadar yaygın değilken, İstanbul’da da bu kadar fazla hemşehrimiz yokken insanımızın en büyük ihtiyacı, kendisi gibi olanlarla bir araya gelip psikolojik açıdan destek bulmaktı. Şimdi öyle mi? İstanbul’da artık yüz binlerce Trabzonlu yaşıyor, bunların çoğu birbiriyle irtibatlı, irtibatlı olmayan da istese birçok vesileyle irtibat kurabilir. Artık üzerinde sağlam durabilmek için psikolojik zeminlere gerek yok, onu temin ettik.

Şimdi nedir en büyük ihtiyaçlar? Hepimizin bildiği şeyler. İşsiz iş ister, aşsız aş… Kimi işinde kariyer yapmak, kimi işini büyütmek, kimi çocuğunu daha iyi bir okulda okutmak ister. Allah göstermesin, hastaneye ya da karakola düşen en acil tarafından elinden tutan birini bulmak ister.

TDF’nin bunlara yönelik bir çalışması var mı? Bir ara meslek grupları toplantıları yaptılar, sonra nedense vazgeçtiler. En tuhafı ise eski başkan Mustafa Demir’in, bu yarım kalmış çalışmayı icraat diye her konuşmasında gözümüze kulağımıza sokması oldu. Yani şöyle düşünün; biri geldi size güzel bir ev yapacağını söyledi. Ancak temelleri attı ve bıraktı. Ondan sonra de ömür boyu bunu iyilik diye başınıza kaktı.

TDF acil bir şekilde harekete geçmeli, artık somut ve daha faydalı işlere yönelmelidir. Evvela şu yıllarca ihmal edilen dernek ziyaretleri derhal başlamalı ve herkesle sıcak ilişkiler kurulmaya çalışılmalıdır. O zaman başka Trabzon dernekleri Trabzon Günleri devam ederken umursamaz şekilde etkinlik düzenlemekten vazgeçebilirler. Belki başka bir büyük Trabzon derneğinin kongresinde TDF yöneticileri hakkında ileri geri suçlamalarda bulunmazlar, eğer bu ziyaretler ifa edilir ve ilişkiler sağlıklı bir düzlemde inşa edilirse.

Konu bitmedi, hâttâ asıl söyleyeceklerimize yeni sıra geldi ama burada keselim, gerisini bir sonraki yazıya bırakalım.

Advert
DİĞER YAZILAR
Sen de Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Çayeli Bakır'dan teknoloji bağımlılığı eğitimi
Çayeli Bakır'dan teknoloji bağımlılığı eğitimi
Şalpazarlı girişimci müdürlüğü bıraktı solucan tesisi kurdu
Şalpazarlı girişimci müdürlüğü bıraktı solucan tesisi kurdu
beylikduzu escort istanbul escort atakoy escort escort bayan bahis siteleri beylikduzu escort