Advert
Yanılsamalar-Paul Auster
Erkan Ergül

Yanılsamalar-Paul Auster

Advert

Ölüler mezarlarından çıkmazlar ve

bana kalırsa

ancak ölü biri onca zaman bir yerlerde gizlenebilir.”

Paul Auster’in “Yanılsamalar Kitabı”nda yer alan Prof.David Zimmer, kitabın kahramanı olan Hector Mann’ın birden ortadan kaybolmasını yukarıda ki cümle ile anlatıyordu.

Bu kitabı okumaya başlarken iki mum yakmıştım.

İki küçük mum…

Mumlar yandıkça eridi.

Ne kadar sağa sola çevirsem de, sadece birazcık ömürlerini uzatabildim.

Ama yine de o kaçınılmaz sonu asla engelleyemedim.

Ve mumlar eriyip yok olunca, ikisi de bir daha yanmamak üzere söndü. 

Tıpkı, bu romanın kahramanı Hector Mann’ın yarınları karşılamak için attığı her adımda, yaşadığı fırtınalı hayat gibi. Önünü aydınlatmak için yaktığı her mum, geçmişinden o güne taşıdığı acı bir hatıranın rüzgârı ile sönüyordu.

Ne ilginçtir ki, bu Hector Mann’ın hayat hikâyesini kitaplaştıran Prof.David Zimmer’de, ona benzer acılar yaşamıştı geçmişinde.

Bir uçak kazası... Eşi ve iki oğlunun bu kazada, hiç yanmayacak bir mum gibi sönmesi.

Acılar içerisinde kıvrandığı bir dönemde karşısına çıkmıştı, Hector Mann. Televizyonda, onun sessiz siyah beyaz filmini izledikten sonra gülme krizine tutulmuş ve yaşadığı o sarsıntının üzerine gelen bu ani dalgalanmayı ise; “Bu söylediğim kulağa pek önemli bir şey gibi gelmeyebilir ama hazirandan beri ilk kez bir şeye gülüyordum, o beklenmedik kasılma göğsümden yukarı çıkıp ciğerlerimde yankılanmaya başladığında henüz sıfırı tüketmemiş olduğumu anladım, bir yanım yaşamaya devam etmek istiyordu” cümlesi ile özetliyordu.

Tam da bu an da karar vermişti, Hector Mann’ın hayatını araştırmaya.

 “Mucizeler olabileceğine kendimizi ikna edebilmek için, sanırım hepimiz hiç olmayacak şeylere inanırız”.

Araştırmasına başladığında eldeki veriler hep aynı noktada kilitleniyordu. “Hector Mann, hiç kimseye haber vermeden sessiz sedasız son filminin ardından ortadan kaybolmuş

İlginç olan ise, hiç kimse akıbetini bilmiyordu.

Zimmer’in ise elinde, ona ait sadece o güne kadar çevirdiği sessiz siyah beyaz filmler vardı.

Romanımızın hikâyesi ise bu filmleri izleyip, elde ettiği bilgilerden sonra yayımladığı kitap ile başlıyordu. Çünkü ölü diye bilinen Hector Mann...

En iyisi burada bırakıp, okumak isteyenlerin biraz olsun meraklarını cezbedeyim.

Kitap okurken sıklıkla yaptığım, daha doğrusu tekrar tekrar aramamak için beğendiğim cümlelerin altını özellikle çizerim. Birkaç tanesini paylaşarak, okumayı düşünenlerin belki biraz ilgisini çekebilirim.

“Belki değildir. Ama daha önce kimse ben olmadı ki. Belki de ben ilkim.

Postaya verilmiş bir ölü beden düşüncesi içimi dehşetle dolduruyor.

Son kırk yılda ayakkabılarımın bağcıklarını bağlamaya ne kadar zaman ayırmıştım? Kaç tane kapı açıp kapatmıştım? Kaç kez hapşırmıştım? Bulamadığım şeyleri arayarak kaç saat geçirmiştim? Kaç kez ayağımı bir yere çarpmış, başımı bir yere toslamış ya da gözüme kaçan bir şeyi gözümü kırpıştırarak çıkarmıştım?

Zaman bu insanlardan bir şey alıp götürmez, yaşlanırlar, ama kim oldukları değişmez, hayatta kaldıkça kendilerini daha da eksiksiz olarak ve acımasızca yeniden yaratırlar.

İnsanlar köşeye kıstırılmadıkça tam olarak yaşamaya başlamazlar.

Paul Auster, bir küçük mum ömrüne sığacak sürede okunası bir roman yazmış ve ben de okudum. Okyanusun karşı kıyısından, dünyanın her köşesine hitap edebilme yeteneği olan güçlü bir kalem. Diğer bir deyişle, dünya üzerindeki adaletsizliğe, kaleminin gücüyle başkaldıran bir yazar.

Ne diyebilirim ki daha, küçük bir mum alevinde siz de “Yan(ılsa)malar Kitabını” okuyun.

Erkan ERGÜL

Tweeter : @Kutoz_

Advert
Sen de Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Çayeli Bakır'dan teknoloji bağımlılığı eğitimi
Çayeli Bakır'dan teknoloji bağımlılığı eğitimi
Şalpazarlı girişimci müdürlüğü bıraktı solucan tesisi kurdu
Şalpazarlı girişimci müdürlüğü bıraktı solucan tesisi kurdu
istanbul escort atakoy escort escort bayan bahis siteleri