Gelecek empati yeteneği gelişmiş gençlere bağlı

Bir ülkedeki gerçek refahın ülkenin tamamı ile ilgili olduğu gerçeğinden hareketle, eğitim verdiğimiz gençleri eğitim hayatlarının belli dönemlerinde toplumun farklı kesimleri ve yaşam mekanları ile yüz yüze getirmeliyiz. Gençlerimizde başkalarını da anlayabilen empati duygusunu ancak bu koşullarda geliştirebiliriz.

EĞİTİM - 2017-11-06 18:31:39

Üniversitede genetik dersimizin hocası akraba evliliğinin genetik açıdan sakıncalarını vurgularken “Köyünden dışarı çıkmayan birisi dünyanın geri kalanının kendi köyleri gibi olduğunu, dünyanın en güzel kızının da amcasının kızından başkasının olmadığını zanneder, bu düşüncenin etkisi ile kurulan ailelerde ise genetik hastalıklara daha sık rastlanır” demişti. Hocanın söylediklerinin ilk kısmı üzerine yazımı temellendirmek istiyorum.

Gerçekten de kişinin dünyasının büyüklüğü ve hayal ettiği geleceğin sınırları tanıdığı ve tecrübe ettiği çevre kadardır. Dar çevrenin etkisi ile büyümüş bireylerde toplumun bütün kesimlerini tanıma ve onların koşullarını mukayese etme yeteneği zayıf kalır. Tanımadığı her kesimi mücadele edilmesi gereken bir hedef olarak algılar ve başkalarının tecrübelerinden ve ürettiği bilgi birikiminden yararlanamaz. Bu dar çevrenin etkisi ile yetişen bireyler gelecekte karar verici makamlara geldiklerinde niyetleri iyi olsa bile ülkenin öncelikli sorunlarını bilmeden gösterecekleri çabalar etkisiz kalır.

İletişimin arttığı ve birçok başarının dayanışma içinde sağlanabildiği günümüz toplumunda toplumun tamamının sosyal yapısını, ekonomik koşullarını, hayatlarını idame ettirdikleri şartları, dünyayı algılama biçimlerini, beklentilerini, değer yargılarını bilmeden,  toplumsal refahın tabana yayılmasını, eğitimin olumlu etkilerinin belli ailelerin çocuklarında değil ülkenin her tarafında görülmesini sağlayamayız.

Bir ülkedeki gerçek refahın ülkenin tamamı ile ilgili olduğu gerçeğinden hareketle, eğitim verdiğimiz gençleri eğitim hayatlarının belli dönemlerinde toplumun farklı kesimleri ve yaşam mekanları ile yüz yüze getirmeliyiz. Gençlerimizde başkalarını da anlayabilen empati duygusunu ancak bu koşullarda geliştirebiliriz. Okullarımızda bu konuyu, en az diğer temel dersler gibi önemli görmeliyiz. Hangi sosyo/kültürel ve ekonomik kesimde olursa olsun kendi ailesinin ve temas kurduğu çevrenin dışına çıkmadan gelecekte ülkemiz yönetiminde yer alacak bireylerin topluma vereceği katkı oldukça sınırlı olacaktır.

Bu koşullarda yetişmiş bireylerde empati yeteneği gelişmediği için gayretleri ve toplumu yönetme anlayışları küçük bir delikten yansıyan ışık misali etkisiz kalacaktır. Bu bakımdan ortaokullardan itibaren eğitimin her kademesinde öğrencilerimizin en azından bulundukları çevrede zaman zaman köy-kent koşulları ile temas kurmaları sağlanmalı, farklı sosyo/kültürel ortamlarda büyüyen akranları ile işbirliği yapabilecekleri etkinliklerle yüzleştirilmelidir.  Aksi halde gelecekte insanlık kendi sorunlarına odaklanmış, dünyadaki yaşam gayesini kendi kişisel emelleri üzerine inşaat etmiş,  empati yeteneği zayıf, başkalarının gözyaşlarına aldırmayan bireylerin oluşturduğu problemlerle baş etmeye çalışacaktır.

Ülkemiz için bir sorunumuz var. Hayatları boyunca belki de hiç kullanmayacakları bilgiyi ölçen sınav sistemlerinde çocuklarımızı empati yeteneğini geliştirecek etkinliklere nasıl yönlendireceğiz?

Günün Diğer Haberleri