Advert
Konfederasyona hazır mıyız?

Konfederasyona hazır mıyız?

​Geçtiğimiz pazar günü kahvaltılı bir toplantıya davet edildik. Davet sahibi, uzun yıllardır içinde bulunduğu İstanbul’daki Trabzon STK’cılığının önde gelen isimlerinden Hüseyin Ayaz’dı. Trabzon Dernekleri Federasyonu’nda uzun süre üst düzeyde görev yaptıktan sonra 1,5 yıldır STK faaliyetlerinden çekilmişti ve yeni bir oluşumun hazırlık çalışmalarına devam ettiğinden haberdardık.

SİVİL TOPLUM - 2017-11-08 12:33:26

Geçtiğimiz pazar günü kahvaltılı bir toplantıya davet edildik. Davet sahibi, uzun yıllardır içinde bulunduğu İstanbul’daki Trabzon STK’cılığının önde gelen isimlerinden Hüseyin Ayaz’dı. Trabzon Dernekleri Federasyonu’nda uzun süre üst düzeyde görev yaptıktan sonra 1,5 yıldır STK faaliyetlerinden çekilmişti ve yeni bir oluşumun hazırlık çalışmalarına devam ettiğinden haberdardık.

Toplantıda İstanbul’da faaliyet gösteren ve Trabzon haberleri yapan Trabzonlu gazetecilerin hepsi hazır bulundular. Unuttuğum varsa affola.

Hüseyin Ayaz’ın yanında yine TDF’de uzun yıllar görev yapmış iki isim olan İrfan Zengin ve Hasan Uzunoğlu’nu gördük. Ayrıca aynı kurumun gençlik kollarında çalışıp artık tecrübeli STK’cı profiline sahip gençler; Ali Cihan Akgül, Korkut Yılmaz Ayaz, Hüseyin Zengin, Ali Faik Şeker ve Yakup Zengin.

Sayın Hüseyin Ayaz ısrarla kurum ismi zikretmekten kaçındı ama bize daha önce gelen ve söz konusu toplantıda önümüze konan antetli basın bildirilerinde logosu belli, ismi belli, adresi belli bir kurum vardı: Trabzon Dernekleri Konfederasyonu. Hüseyin Ayaz’ın kurumdaki unvanı da “Trabzon Dernekleri Konfederasyonu, Yönetim Kurulu Kurucu Genel Başkanı” şeklinde zikrediliyordu.

Neden konfederasyon?

Konfederasyon” tercihi ve hamlesini anlamak için İstanbul’daki Trabzon dernekçiliğine biraz aşina olmak yeterliydi. İki tane federasyon vardı, ikincisi kurulduğundan beri “bir federasyon varken ikincisi neden kuruldu?” ezberi illallah dedirtmişti, bir üçüncü kurulsa sebep olacağı baş ağrısından durulmazdı. Üstelik yakın zamana kadar her daim birinci federasyonun içinde bulunan ve ikincisine en büyük tepki gösterenlerden biri de Hüseyin Ayaz’dı. Yeni bir federasyon kurmaya kalksa kendini inkâr etmiş olurdu.

Peki, dernekçilik faaliyetleri içinde bulunan-bulunmayan sevgili hemşehrilerimiz hâlâ ve henüz federasyon kavramını anlamış ve içselleştirebilmiş değilken, konfederasyon kavramını nasıl karşılayacaklar, zihin dünyalarında nereye koyacaklar?

Bir kere, ne kadar aksini iddia ederlerse etsinler, konfederasyon kurucu kadrosu geçmişlerinden dolayı “TDF küskünleri” sıfat ve ithamından kurtulamayacaklardır. Bundan bir çırpıda kurtulmak mümkün değildir, çünkü aksi yönde çok güçlü bir önyargılar duvarı vardır:

-Bir koltuk kapamayan gidip aynı kurumdan bir tane daha kuruyordur.

-Zaten bu derneklerden hiçbir şey olmazdır. Çoğunun oyun oyna(t)maktan öte bir fonksiyonu yoktur.

-Böyle bölüne parçalana nereye varacağızdır.

Bunlar gibi daha pek çok klişe sayabiliriz. Yeni oluşum bu önyargı duvarını zaman ve icraatla aşabilir. İcraat dediğimiz, hitap ettiği kitlenin (yani bütün Trabzonluların) talep ve ihtiyaçlarına cevap verebilecek icraatlar olmalı tabii.

İcraat noktasına gelmişken, basın açıklamasında “Trabzon Dernekleri Konfederasyonumuzun 2018 Yılı Planlı Çalışmalarından Bazıları” ara başlığıyla sıralanan maddelere baktığımızda;

-Türkiye genelinde kurulmuş olan Trabzon dernekleriyle önce toplantılar, sonrasında işbirliği, nihai hedef olarak da bir çatı altında toplanma,

-Trabzon Sivil Toplum Kuruluşları Akademisi,

-Senenin 61. Gününü Dünya Trabzonlular Günü ilan edilmesi ve kutlanması,

-Yedi bölge Trabzon etkinlikleri,

-1.Uluslar arası Trabzon Zirvesi,

Gözümüze çarpan başlıca unsurlar olarak öne çıkıyorlar. Yazıyı çok uzatmamak adına bu unsurların faydalı-faydasız, gerekli-gereksiz tartışmalarını sonraya bırakarak, bunları gerçekleştirmek için çok büyük bir zaman, enerji ve maddi kaynağa ihtiyaç duyulacağını anlamanın çok da zor olmadığını ifade etmek isteriz. Hüseyin Ayaz ve yanında gördüğümüz dostlar, yukarıda da ifade ettiğimiz gibi dernek faaliyetlerinde son derece tecrübeli isimler. Mutlaka onlar da bu ihtiyacın farkındadırlar. Sorduğumuzda çok iyi hesap yaptıklarını ve bu kaynaklara sahip olduklarını söylüyorlar. Konfederasyonun kurulması için şart olan federasyonların da hazır olduklarını aynı şekilde kendi ağızlarından duymuş bulunuyoruz.

Sivil toplum faaliyetlerini her zaman önemsiyoruz. Dolayısıyla bu yeni hamleyi de ilgi ve heyecanla karşıladık. İnşaallah yüklendikleri ağır yükü taşıyabilirler, amaç ve hedeflerine ulaşabilirler. Onların ulaşması Trabzon’un ulaşması demektir.

Son olarak bir gerçeğe vurgu yapalım ve bitirelim: Demek ki Türkiye realitesinde bir kurumun içinde mücadele etmek, yanlışların düzeltilmesi için çalışmak yeterli olmuyormuş. Farklı ve alternatif müesseselerin kurulması da sırf kişisel hırs ve kaprisler uğruna gerçekleşmiyormuş. Bu vesileyle hiç değilse bunu idrak etmiş olacağız.

Rahmetli dedemin tabiriyle: Uğurlu kademli olsun.

Sen de Yorumla...
DİĞER HABERLER