Biz bize yetmeyiz!

Bülent Şirin

16-11-2019 14:19

Türkçede “Biz bize yeteriz” diye bir tabir var. Bu, belki çok istisnai durumlarda kullanılması gereken son derece tehlikeli bir tabirdir. İnsana sıcacık gelir, güven verir, ruhları ferahlatır, büyük bir cazibesi vardır. Ama uyuşturucudan farksızdır. Olur olmaz zaman ve yerlerde kullanılırsa, gerçekten de o felsefe çizgisinde hareket edilirse kişi ve topluluklara ciddi zararlar vermesi pekala mümkündür.

Tabii durup dururken bu konuya girmedik. Geçtiğimiz günlerde ŞALFED’in (Şalpazarı Dernekler Federasyonu) bir toplantısına katıldık, orada telaffuz edilince aklımıza düştü.

Ben geceden biraz rahatsızlanınca kahvaltıyı ve toplantının ilk bölümünü kaçırmış, biraz toparlanınca kalkıp gitmiştim. Dolayısıyla konuşmaların ortasına denk geldim. ŞALFED’in diğer Trabzon dernekleriyle ilişkilerinin nasıl düzenlenmesi, ne şekilde olması gerektiği gibi bir konu hakkında toplantıya katılan herkes sırayla fikirlerini beyan ediyordu.

Ben girip oturduğum esnada konuşan federasyon yöneticisi arkadaş biraz öfkeliydi. Federasyonda temsilcisi bulunmayan Şalpazarı Eğitim Derneği, Üsküdar Trabzonlular Derneği ve Trabzon Dernekleri Federasyonu’nu ismen zikrederek pek de hoş olmayan ifadeler zikretti. Şikayetçi tavrının ana teması, diğer Trabzon kuruluşlarının katılım sayısı ve folklorik renkliliği yüzünden Şalpazarılıları davet ettikleri, Şalpazarılıların bu ilişki şeklinden hep zararlı çıktığı üzerine kuruluydu.

İthamların hepsine muhatapları cevap verebilir, ben burada iddia ya da savunma pozisyonunda değilim. Asıl üzerinde durduğum ifadeyi en sonunda telaffuz etti tecrübeli dernek başkanı. “Biz bize yeteriz

Buradaki “biz” ŞALFED oluyordu, daha doğrusu ŞALFED’in mevcut yapısı. İşin garip tarafı, bir yıla yakın bir zaman önce ŞALFED’e bağlı derneklerden birinin başkanı olan ve o esnada salonda bulunan bir diğer başkan da ŞALFED’den şikayetlerini dile getirmiş ve sonunda kendi derneğini kast ederek “Biz bize yeteriz” demişti.

Koç, Sabancı, Eczacıbaşı kendi kendine yetmiyor mu?

Fakat işin aslı öyle değildi. Hiçkimse, hiçbir kurum ve hiçbir topluluk kendi kendine yetemezdi. Bakın, bu ülkede TÜSİAD diye bir dernek var. Açılımı Türkiye Sanayici ve İş Adamları Derneği. Üyelerinin hepsi kendi alanında kraldı, imparatordu. Başta kendi işyerleri olmak üzere nereye gitseler büyük saygı görüyorlar, çoğu önlerinde el pençe divan duruyordu. Peki bu insanların ne zoru var da gidip bir derneğe üye oluyorlar, başkalarının ağız kokusunu çekiyorlar? Çünkü kimsenin (kurum ve topluluklar dahil) kendine yetemeyeceğini biliyorlardı. Muhtemelen TÜSİAD da dünya çapında kendi alanında faaliyet gösteren başka mesleki örgütlere üyedir, net bilgim yok.

Evet, ülkenin en zengin ve güçlü insanları bile kendilerine yetemiyorlar ve bir dernek bünyesi altında toplanıyorlardı ama bizimkilerin maşaallah hiç de öyle bir dertleri yoktu! Üç kuruşluk burs hizmetini temin etmek için göbeğini çatlatanlar nasıl oluyor da kendi kendine yetiyordu?

Başka ve çarpıcı örneklere geçelim. Aksaray’da faaliyet gösteren Of-Hayrat Derneği’ni bilen biliyordur. Bu dernek, merkezinin bulunduğu binaya ve devasa gelirlere sahip. Bir süre öncesine kadar onlar da “Biz Of’uz. Her şeyimiz var. Kimseye muhtaç değiliz, kimseyle işimiz olmaz” gibi bir intiba veriyorlardı. Sanıyorum yakın geçmişte yaşadıkları bazı ibret verici hadiselerden sonra bu tavırlarından vazgeçtiler ve Trabzon’un diğer bileşenleriyle temas kurmaya başladılar. Trabzon Dernekleri Federasyonu’na üye oldular, son seçimde aday da çıkardılar. Adaylarının kaybetmiş olması önemli değildir. Of artık kendini Trabzon’un geri kalanıyla sıcak ilişkiler kurmak zorunda hissetmiştir, bu çok önemli bir olaydır. Yani koskoca Of-Hayrat camiası bile “Biz bize yeteriz” diye düşünmekten vazgeçmiştir.

Son bir örnek olaydan bahsedelim. Ümraniye TrabzonPark’ta yerleşik TİAB var. Yani Trabzonlu İş Adamları ve Bürokratları Derneği. Bilen bilir, TrabzonPark adı verilen arazi İstanbul’da eşi benzeri zor bulunur bir mekandır ve TİAB tarafından Orman Bakanlığı’ndan 10 yıl önce kiralanmıştır. Başkanlığı Orhan Akçay’ın Yaşar Aşçıoğlu’na devrettiği son kongreye biz de gittik. Kongrede gazeteci Zeki Gökçe İstanbul’da çok sayıda Trabzon hemşehri derneği ve iki federasyon olduğunu, TİAB’ın da onların benzeri faaliyetler yapması gerektiği şeklinde özetlenebilecek tavsiyelerde bulununca başkan Orhan Akçay da sosyal dernek olmadıkları, kuruluş ve faaliyet amaçlarının farklı olduğunu, diğer Trabzon derneklerinin kendi aralarında yaşadıkları problemlerden ötürü o problemlerin içinde bulunmak istemedikleri şeklinde bir cevap vermiş ve eklemişti. “Ne yapalım şimdi biz de burada etkinlik düzenleyip peynir-tereyağı mı satalım?” Bu Trabzon Dernekleri Federasyonu’na ve yaptığı Trabzon Günleri etkinliklerine bir göndermeydi.

Testi kırılmadan...

Aradan zaman geçti ve bir de duyduk ki Ümraniye’nin yeni belediye başkanı TrabzonPark’ın bulunduğu araziyi TİAB’ın elinden alıp Şehir Parkı yapmak istiyormuş! İşte o zaman TİAB yönetimi –belki herkesten fazla sahip olduğu- “Biz bize yeteriz” fikrinden vazgeçti ve TrabzonPark’ı kaptırmamak için Trabzon’un “sosyal” dernekleriyle iletişim kurmaya başladı. Tabii öncelikle de “peynir-tereyağı” satanıyla...

Burada kimseye bıyık altından gülme amacı gütmüyoruz. Haddimiz de değildir, karakterimiz de. Of-Hayrat Derneği ile TİAB’ın Trabzon’un diğer sivil toplum kuruluşlarıyla temasa ve entegrasyona geçme tercihi Trabzon adına son derece olumlu ve sevindirici gelişmelerdir. İnşaallah önümüzdeki dönemlerde somut sonuçlarını ve meyvelerini görmeye başlarız.

Bir temennimiz daha var: Bizim Şalpazarılıların başlarına bir tatsızlık gelmeden “Biz bize yeteriz” mantığının yanlış ve tehlikeli olduğunu idrak etmeleri.

DİĞER YAZILARI TDF Kongresi’nin ardından… 01-01-1970 03:00 Trabzon Evi muamması… 01-01-1970 03:00 Dernek seçimlerinde tek aday efsanesi 01-01-1970 03:00 Trabzonspor’un şampiyonluğunu kaldıramayız! 01-01-1970 03:00 Evlât acısı, kuyruk acısı... 01-01-1970 03:00 Kadırga’nın coğrafyası değil geleceği konuşulmalı 01-01-1970 03:00 Kadırga krizi üzerine… 01-01-1970 03:00 Şampiyonluk havaları güzel, ancak... 01-01-1970 03:00 Dernek bana ne verecek? 01-01-1970 03:00 Dernekler konuşuyor programı hakkında-2 01-01-1970 03:00 Dernekler konuşuyor programı hakkında... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, labirent ve matrix… 01-01-1970 03:00 Hakemi yenemezsiniz! 01-01-1970 03:00 Trabzon Evi? 01-01-1970 03:00 Bir avuç fındık, yeter artık!.. 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, şampiyonluk ve ruhunu şeytana satmak... 01-01-1970 03:00 Tuhaf ve hazin bir cinayet hikayesi 01-01-1970 03:00 TDF’den İstişare Trajikomedisi 01-01-1970 03:00 Gidemedim Torul'a, Ben yorula yorula... 01-01-1970 03:00 TİAB ve TrabzonPark'tan sonrası 01-01-1970 03:00 TrabzonPark'ın düşüşü ve gerçekler... 01-01-1970 03:00 Dernekler, hamsi ve medya... 01-01-1970 03:00 Of-Hayrat Derneği’nde kongreye doğru... 01-01-1970 03:00 Düğün, cenaze, birlik-beraberlik... 01-01-1970 03:00 Dernekler eleştiriye alışmalıdır 01-01-1970 03:00 Derneklerde neden kadınlar yok? 01-01-1970 03:00 Vakfıkebirliler, Erkan Ocaklı ve Maçka Dernekler Federasyonu... 01-01-1970 03:00 Avrupa'yı lige feda etmek? 01-01-1970 03:00 Lig mi Avrupa mı? 01-01-1970 03:00 Avni Aker, Van Gogh, Barcelona... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve sivil itaatsizlik 01-01-1970 03:00 Yusuf kalsaydı şampiyon olacaktık zaar! 01-01-1970 03:00 Denizci, Tekke, Karadeniz, Yazıcı... 01-01-1970 03:00 Siyaset-toplum ve STK ilişkileri nasıl olmalı? 01-01-1970 03:00 Siyaset ve Trabzon hemşehri dernekleri 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu ve İBB'deki Trabzonlular 01-01-1970 03:00 Trabzon kimliğinin önemi, Gurbetçi Gençler örneği 01-01-1970 03:00 Trabzon kimliği, her şeye rağmen... 01-01-1970 03:00 Sultanbeyli'de bir gece... 01-01-1970 03:00 İyi ki BNU Var 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon entegre olurken medyanın rolü ne olmalı? 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’da geçen hafta sonu 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’un değişen profili ve medyanın rolü 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ya deveyi güdecek ya bu diyardan gidecek! 01-01-1970 03:00 Çekmeköy Trabzonlular Derneği'nin düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu, siyasi tercihler ve hemşehrilik faktörü 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu nasıl kazanır? 01-01-1970 03:00 Kendini çoğunluk sanan azınlık ve hazin hikâyesi 01-01-1970 03:00 “Senin görevin Jim, tabii kabul edersen…” 01-01-1970 03:00 Hilmi Türkmen bir başarı hikayesidir 01-01-1970 03:00 İki dernek, iki örnek... 01-01-1970 03:00 Kar yağmadan yayladan inmeyen dernekçi... 01-01-1970 03:00 Yerel seçimler ve siyasette hemşehrilik faktörü 01-01-1970 03:00 TDF sana söylüyorum, dernekler siz anlayın... 01-01-1970 03:00 Trabzon Günleri'nin ardından... 01-01-1970 03:00 Hepimiz Yattara kadar Trabzonluyuz 01-01-1970 03:00 Hemşehrilerimizdeki yaz rehaveti tedavi edilmelidir 01-01-1970 03:00 Dernekler artık geçmişten günümüze gelmeli 01-01-1970 03:00 Derneklerin siyasete etkisi nasıl olmalı? 01-01-1970 03:00 TİAB kongresi ve Trabzon gazeteciliği üzerine... 01-01-1970 03:00 TDF'de yeni dönem 01-01-1970 03:00 Kongrenin yankıları... 01-01-1970 03:00 TDF kongresinin ardından 01-01-1970 03:00 TDF’de kongreye doğru 01-01-1970 03:00 Derneklerin önündeki en ciddi engel 01-01-1970 03:00 İstanbul'daki Trabzon'un hafta sonu faaliyetleri 01-01-1970 03:00 Özevlatçılık münazarası 01-01-1970 03:00 Trabzonlunun kimliğini saklamak zorunda kalması da ne demek! 01-01-1970 03:00 TDF’nin başkan adayları... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor'un altyapı sorunsalı 01-01-1970 03:00 TDF çatısı kimi örtüyor? 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’un kafası karışık... 01-01-1970 03:00 İbra meselesi ve delege vicdanı 01-01-1970 03:00 Çiftlik Bank ve Trabzonspor 01-01-1970 03:00 Asıl görev delegeye düşüyor 01-01-1970 03:00 İstanbul'daki Trabzon'da geçen hafta sonu 01-01-1970 03:00 Trabzonspor dergisinin kısa ve acıklı hikâyesi 01-01-1970 03:00 Ts Club'ların hâli, Trabzonspor'un ahvâli... 01-01-1970 03:00 Camiaya zarar verirsin... 01-01-1970 03:00 Bir haber nasıl yapılmalı… 01-01-1970 03:00 İçimizdeki hainleri temizlemedikçe... 01-01-1970 03:00 Münir Özkul’un ardından... 01-01-1970 03:00 Hamsi gününde konuşulanlar ve düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Hababam Sınıfı artık mezun olmalı 01-01-1970 03:00 Siyasetle dernekçilik birbirine karışmaz, ancak... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor geçmişin sıkıntılarını (y)aşıyor... 01-01-1970 03:00 Bir dernek toplantısının düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Bakkal bile olamayacak... 01-01-1970 03:00 İstifa: İhanet mi? İsabet mi? 01-01-1970 03:00 Konfederasyona hazır mıyız? 01-01-1970 03:00 İlk düğme yanlış iliklenmişse... 01-01-1970 03:00 Tribünde gruplar ve birlik-beraberlik safsatası... 01-01-1970 03:00 Bardak boş mu dolu mu? 01-01-1970 03:00 Recep, Fenerbahçe şampiyon olacak. Üzülme.. 01-01-1970 03:00 Ya devlet başa ya kuzgun leşe! 01-01-1970 03:00 Doktor Ersun Yanal... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor düğümü’ne kılıcı vurmak 01-01-1970 03:00 Burak Yılmaz ne demek istedi? 01-01-1970 03:00 Trabzonspor Kurtuluş Savaşı veriyorsa... 01-01-1970 03:00 1996, 2005, 2011 01-01-1970 03:00 Trabzon-Rize fitnesi artık bitirilmelidir 01-01-1970 03:00 Mesele Rize-Bursa değil, görelim artık… 01-01-1970 03:00 Dostluk olacaksa eğer... 01-01-1970 03:00 STK’ların siyasetle imtihanı 01-01-1970 03:00 Galip (mi) sayılır bu yolda mağlup? 01-01-1970 03:00 Siyaset, Toplum ve STK’lar... 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’da geçen hafta… 01-01-1970 03:00 Camia efor testini geçmiştir 01-01-1970 03:00 Ne yapmış Gümüşhane?.. 01-01-1970 03:00 Trabzon kurtuldu da sonra ne oldu? 01-01-1970 03:00 Avni Aker’e Veda belgeselinin düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Kara sineğin hazin ve değişmeyen hikâyesi... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve komşu vilayetler sorunsalı… 01-01-1970 03:00 İyi gün taraftarlarına nasıl davranmalı? 01-01-1970 03:00 Saha sonuçları efsanesi 01-01-1970 03:00 Tuzlaspor neden el değiştirdi? 01-01-1970 03:00 Deniz Ateş Bitnel barışmak istiyormuş! 01-01-1970 03:00 Galatasaray bize kaç tane atar? 01-01-1970 03:00 Hemşehri dernekçiliği bitiyor mu? 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, yöneticiler ve sosyal medya etkisi 01-01-1970 03:00 Ah Beşikdüzü ah! 01-01-1970 03:00 Yeni Türkiye’de eski futbol düzeni mi olacak? 01-01-1970 03:00 İç barış, hemen şimdi! 01-01-1970 03:00 Bir sonraki darbeye kadar 01-01-1970 03:00 Futbol Asya'nın işi değil 01-01-1970 03:00 Arda protestosu haksız mı? 01-01-1970 03:00 Ahmet’in hikâyesi, toplumun hikâyesi olmalı 01-01-1970 03:00 Eleştiri en büyük destektir 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, mahkûm psikolojisi ve camiayı bekleyen tehlike 01-01-1970 03:00 Toplum neyse medya da odur 01-01-1970 03:00 Trabzonspor olmasa açlıktan ağzı kokacak... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor Kaç Paralık Kulüptür? 01-01-1970 03:00 Trabzonspor'un Şenol Güneş'le İmtihanı 01-01-1970 03:00 TÜSED yerinde sayıyor! Böyle giderse… 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve gerçeklerle yüzleşmek… 01-01-1970 03:00 Mayıs 96'nın sosyo-politiği... 01-01-1970 03:00 Her şey sahaya giren birine bağlıysa... 01-01-1970 03:00 Kentsel dönüşüm ne anlama geliyor? 01-01-1970 03:00 50. Yılı Bize Yedirirler mi? 01-01-1970 03:00 Hesap sormazsak, yüzde 50,1... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor’da dün ve yarın problemi 01-01-1970 03:00 Trabzon halkı Trabzonspor'a duyarsız mı? 01-01-1970 03:00 Güçlü olmak değil, haklı olmak başkanım 01-01-1970 03:00 40 yıllık kâbus, 100 yıllık yalnızlık… 01-01-1970 03:00 "Trabzon kümeye!" ne anlama geliyor? 01-01-1970 03:00 Şampiyonluk, küme düşmek, Şarklı refleksi… 01-01-1970 03:00 Bu Hami o Hami mi? 01-01-1970 03:00 Ödül töreni ve düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Gülen gözler, ağlayan gözler… 01-01-1970 03:00 Asıl kime ayıp ediyorsunuz efendiler! 01-01-1970 03:00 Saklı Trabzon Tarihinden Bir Kesit... 01-01-1970 03:00 Trabzon, futbol ve medeniyet… 01-01-1970 03:00 Muhalefet kötü bir şey midir? 01-01-1970 03:00 Kongre'nin Ardından... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor’dan vazgeçmek… 01-01-1970 03:00 Trabzonspor'da çözüm iki turlu seçim sistemidir 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve “aydın” açmazı… 01-01-1970 03:00