Gülen gözler, ağlayan gözler…

Bülent Şirin

12-01-2016 17:44

Biz bu yazıyı kaleme aldığımız vakitlerde M’bia krizinin nasıl sonuçlanacağı henüz belli olmamıştı. Fakat bu bizim yazıyı yazma amacımızı etkilemiyor, ortada ciddi bir problem olduğu ve bu krizin bazı acı gerçekleri kabak gibi ortaya çıkardığı aşikâr.

Eskiden şöyle bir algı hâkimdi, başta Trabzonspor camiası ve bütün futbol kamuoyunda: Trabzon ufak şehir, yabancı futbolcular orada yeterli sosyal imkân olmadığı için sıkılırlar ve ne yaparsanız yapın gelmezler, gelmiyorlar. Bu yüzden yabancı transferinde düşük profilli oyuncular tercih edilir ve kulübe getirilirdi. Az sayıda da olsa kesenin ağzı açılıp ünlü ve pahalı futbolcular alındı, ancak kendilerinden beklenen verim alınamadığı gibi gönderildikten sonra yıllarca borçları ödendi. Tabii çok ayıp bir şey olduğu için alıp getirenden, anlaşmayı yapandan kimse hesap mesap sormadı. Hep yazdığımız gibi.

Derken bir de baktık ki her nasıl olmuşsa olmuş, Trabzonspor’a dünya yıldızları gelmeye başlamış… Bu değişimi neye borçluyduk acaba? Trabzon zamanla bir dünya şehri olmuş, yabancı futbolcuların hoşça vakit geçirebilecekleri bir standarda kavuşmuştu da biz mi fark etmemiştik? Belki biraz öyleydi ama asıl sebebin başka olduğu M’bia meselesiyle net olarak ortaya çıkmıştı. Kendileriyle “muhteşem”  anlaşmalar yapılıyordu bu dünya yıldızlarının. Bu anlaşmaların gereği yerine getirilmediği takdirde onlar da haklarını talep ediyor, söke söke de alıyorlardı. Şimdi birileri kalkmış M’bia’nın şahsında böyle davrananları suçlamaya yelteniyor. Olur efendim. Zaten bileklerini kesseniz kanları bordo-mavi akıyor ama işte damarlarındaki asil kana ihanet (!) ediyorlardı adamlar.

Sevgili dostum Emrah Yalçınalp bir süre önce (M’bia krizinden de önce) Twitter’da çok anlamlı bir şey yazdı. Galiba yine Trabzonspor’un yanlış politikalarıyla ilgiliydi ve tam isabet etmişti. Emrah diyordu ki “Kurbağa isen iyi bir kurbağa olmaya çalışacaksın. Yok, kurbağa isen de ille de boğa olduğunu iddia ediyorsan yemekten patlarsın” Kelime kelime aklımda değil, ancak mealen böyle.

Gülen Gözler” filmini bilmeyen yoktur sanırım. Vecihi, Yaşar usta, sabun tozu, Yunuus, Şevgeeet, karamişun dalini… Hatırladınız değil mi? Hah, şimdi devam edelim.

Ne oluyordu o filmde? Epey bir şeyler oluyordu da bir tanesi şuydu: Evin babası zar zor bir kızını evlendiriyor, damadı mecburiyetten iç güvey alıyor, ikinci kız da evlenmek isteyince “Olmaz, benden bu kadar!” diyordu. Bunun üzerine anne ve kızlar bir oyun tezgâhlıyorlar, beş parasız bir öğrenci uşağı işinde gücünde bir mühendis diye babaya yutturup evliliği onaylatıyorlardı. Düğün masraflarını da güya bizim mühendis karşılayacaktı.

Hâlbuki gerçek farklıdır:

Anne, masrafları karşılamak için evin ipoteği karşılığında borç para almıştır. Borç da evin tavan arasında babadan gizli yapılacak olan sabun tozunun satışından gelen parayla kapatılacaktır.

Bildiğiniz gibi hesaplar tutmaz, vade gelir çatar, sabun tozları satılsa bile tahmini gelir borcu karşılamaktan çok uzak kalır, vicdansız müteahhit annenin gözünün yaşına bakmaz ve evi üçüncü şahsa satar. Fırtına yaklaşmaktadır.

Tavan arasındaki sabun tozlarının yağmur suyuyla köpürüp taşması patlayan bir cerahati pek güzel sembolize eder. Artık her şey açığa çıkmıştır. Bütün olan bitenden habersiz baba gerçekleri öğrenince hane halkından bunun hesabını sormaya kalkar. Anneden aldığı cevap acıdır: “Kızım çok seviyordu, ne yapsaydım?” Babanın haklı olarak öfkesi artar, artmasıyla birlikte biri hariç kızların hepsi üzerine yürürler, ağır laflar sarf ederler. Fakat kahredici darbe son bölümdedir. Baba evi kaybettiği için anneye yüklenince anne de “Eeh, amma uzattın be! Sattıysam kendi evimi sattım!” deyiverir. (Biz de bu arada evin sahibinin anne olduğunu öğrenmiş oluruz) Baba yıkılır ve kendisiyle gelen kızıyla evi terk eder.

Gerisini biliyorsunuz. Çılgın âşık Vecihi sayesinde ev kurtarılır, aile yeniden bir araya gelir.

Kuşkusuz hikâyelerimiz birebir örtüşmüyor. Fakat inanın bizim hikâye daha acı. Filmde hiç değilse anne şahsi mülkünü satıyordu, her ne kadar yanlış da olsa. Bizim filmde kim kimin malını satıyor, alıyor?

Asıl kabahat alanda ve satanda değil, bu ticareti görünce sonunda sevdiğine kavuşacağını sanan sivri akıllıdadır. Yani transfer haberleri geldikçe hadisenin evvelini ahirini düşünmeksizin sevinçten çıldıran taraftarda. Borcun miktarı belli, damat gece gündüz sabun tozu yapsa da en iyi fiyattan satsa bile gelirin borcu karşılamayacağı belli. Bunu düşünmek, hesap etmek o kadar mı zor? Hadi şimdilik bir Vecihi çıktı ve borcu üstlendi. Bu kafayla devam edildiği takdirde çıkar mı bir daha öyle biri? Çıkmazsa ne olacak?

Ne olacak, Şevget Bavyera şapkasıyla gelecek ve “Çıkacağsanuz çıkun evumden!” diye bozuk atacak. Biz de paşa paşa çıkacağız.

 

DİĞER YAZILARI TDF Kongresi’nin ardından… 01-01-1970 03:00 Trabzon Evi muamması… 01-01-1970 03:00 Dernek seçimlerinde tek aday efsanesi 01-01-1970 03:00 Trabzonspor’un şampiyonluğunu kaldıramayız! 01-01-1970 03:00 Evlât acısı, kuyruk acısı... 01-01-1970 03:00 Kadırga’nın coğrafyası değil geleceği konuşulmalı 01-01-1970 03:00 Kadırga krizi üzerine… 01-01-1970 03:00 Şampiyonluk havaları güzel, ancak... 01-01-1970 03:00 Dernek bana ne verecek? 01-01-1970 03:00 Dernekler konuşuyor programı hakkında-2 01-01-1970 03:00 Dernekler konuşuyor programı hakkında... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, labirent ve matrix… 01-01-1970 03:00 Hakemi yenemezsiniz! 01-01-1970 03:00 Trabzon Evi? 01-01-1970 03:00 Bir avuç fındık, yeter artık!.. 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, şampiyonluk ve ruhunu şeytana satmak... 01-01-1970 03:00 Tuhaf ve hazin bir cinayet hikayesi 01-01-1970 03:00 TDF’den İstişare Trajikomedisi 01-01-1970 03:00 Gidemedim Torul'a, Ben yorula yorula... 01-01-1970 03:00 TİAB ve TrabzonPark'tan sonrası 01-01-1970 03:00 TrabzonPark'ın düşüşü ve gerçekler... 01-01-1970 03:00 Dernekler, hamsi ve medya... 01-01-1970 03:00 Of-Hayrat Derneği’nde kongreye doğru... 01-01-1970 03:00 Düğün, cenaze, birlik-beraberlik... 01-01-1970 03:00 Dernekler eleştiriye alışmalıdır 01-01-1970 03:00 Derneklerde neden kadınlar yok? 01-01-1970 03:00 Vakfıkebirliler, Erkan Ocaklı ve Maçka Dernekler Federasyonu... 01-01-1970 03:00 Biz bize yetmeyiz! 01-01-1970 03:00 Avrupa'yı lige feda etmek? 01-01-1970 03:00 Lig mi Avrupa mı? 01-01-1970 03:00 Avni Aker, Van Gogh, Barcelona... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve sivil itaatsizlik 01-01-1970 03:00 Yusuf kalsaydı şampiyon olacaktık zaar! 01-01-1970 03:00 Denizci, Tekke, Karadeniz, Yazıcı... 01-01-1970 03:00 Siyaset-toplum ve STK ilişkileri nasıl olmalı? 01-01-1970 03:00 Siyaset ve Trabzon hemşehri dernekleri 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu ve İBB'deki Trabzonlular 01-01-1970 03:00 Trabzon kimliğinin önemi, Gurbetçi Gençler örneği 01-01-1970 03:00 Trabzon kimliği, her şeye rağmen... 01-01-1970 03:00 Sultanbeyli'de bir gece... 01-01-1970 03:00 İyi ki BNU Var 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon entegre olurken medyanın rolü ne olmalı? 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’da geçen hafta sonu 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’un değişen profili ve medyanın rolü 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ya deveyi güdecek ya bu diyardan gidecek! 01-01-1970 03:00 Çekmeköy Trabzonlular Derneği'nin düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu, siyasi tercihler ve hemşehrilik faktörü 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu nasıl kazanır? 01-01-1970 03:00 Kendini çoğunluk sanan azınlık ve hazin hikâyesi 01-01-1970 03:00 “Senin görevin Jim, tabii kabul edersen…” 01-01-1970 03:00 Hilmi Türkmen bir başarı hikayesidir 01-01-1970 03:00 İki dernek, iki örnek... 01-01-1970 03:00 Kar yağmadan yayladan inmeyen dernekçi... 01-01-1970 03:00 Yerel seçimler ve siyasette hemşehrilik faktörü 01-01-1970 03:00 TDF sana söylüyorum, dernekler siz anlayın... 01-01-1970 03:00 Trabzon Günleri'nin ardından... 01-01-1970 03:00 Hepimiz Yattara kadar Trabzonluyuz 01-01-1970 03:00 Hemşehrilerimizdeki yaz rehaveti tedavi edilmelidir 01-01-1970 03:00 Dernekler artık geçmişten günümüze gelmeli 01-01-1970 03:00 Derneklerin siyasete etkisi nasıl olmalı? 01-01-1970 03:00 TİAB kongresi ve Trabzon gazeteciliği üzerine... 01-01-1970 03:00 TDF'de yeni dönem 01-01-1970 03:00 Kongrenin yankıları... 01-01-1970 03:00 TDF kongresinin ardından 01-01-1970 03:00 TDF’de kongreye doğru 01-01-1970 03:00 Derneklerin önündeki en ciddi engel 01-01-1970 03:00 İstanbul'daki Trabzon'un hafta sonu faaliyetleri 01-01-1970 03:00 Özevlatçılık münazarası 01-01-1970 03:00 Trabzonlunun kimliğini saklamak zorunda kalması da ne demek! 01-01-1970 03:00 TDF’nin başkan adayları... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor'un altyapı sorunsalı 01-01-1970 03:00 TDF çatısı kimi örtüyor? 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’un kafası karışık... 01-01-1970 03:00 İbra meselesi ve delege vicdanı 01-01-1970 03:00 Çiftlik Bank ve Trabzonspor 01-01-1970 03:00 Asıl görev delegeye düşüyor 01-01-1970 03:00 İstanbul'daki Trabzon'da geçen hafta sonu 01-01-1970 03:00 Trabzonspor dergisinin kısa ve acıklı hikâyesi 01-01-1970 03:00 Ts Club'ların hâli, Trabzonspor'un ahvâli... 01-01-1970 03:00 Camiaya zarar verirsin... 01-01-1970 03:00 Bir haber nasıl yapılmalı… 01-01-1970 03:00 İçimizdeki hainleri temizlemedikçe... 01-01-1970 03:00 Münir Özkul’un ardından... 01-01-1970 03:00 Hamsi gününde konuşulanlar ve düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Hababam Sınıfı artık mezun olmalı 01-01-1970 03:00 Siyasetle dernekçilik birbirine karışmaz, ancak... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor geçmişin sıkıntılarını (y)aşıyor... 01-01-1970 03:00 Bir dernek toplantısının düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Bakkal bile olamayacak... 01-01-1970 03:00 İstifa: İhanet mi? İsabet mi? 01-01-1970 03:00 Konfederasyona hazır mıyız? 01-01-1970 03:00 İlk düğme yanlış iliklenmişse... 01-01-1970 03:00 Tribünde gruplar ve birlik-beraberlik safsatası... 01-01-1970 03:00 Bardak boş mu dolu mu? 01-01-1970 03:00 Recep, Fenerbahçe şampiyon olacak. Üzülme.. 01-01-1970 03:00 Ya devlet başa ya kuzgun leşe! 01-01-1970 03:00 Doktor Ersun Yanal... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor düğümü’ne kılıcı vurmak 01-01-1970 03:00 Burak Yılmaz ne demek istedi? 01-01-1970 03:00 Trabzonspor Kurtuluş Savaşı veriyorsa... 01-01-1970 03:00 1996, 2005, 2011 01-01-1970 03:00 Trabzon-Rize fitnesi artık bitirilmelidir 01-01-1970 03:00 Mesele Rize-Bursa değil, görelim artık… 01-01-1970 03:00 Dostluk olacaksa eğer... 01-01-1970 03:00 STK’ların siyasetle imtihanı 01-01-1970 03:00 Galip (mi) sayılır bu yolda mağlup? 01-01-1970 03:00 Siyaset, Toplum ve STK’lar... 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’da geçen hafta… 01-01-1970 03:00 Camia efor testini geçmiştir 01-01-1970 03:00 Ne yapmış Gümüşhane?.. 01-01-1970 03:00 Trabzon kurtuldu da sonra ne oldu? 01-01-1970 03:00 Avni Aker’e Veda belgeselinin düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Kara sineğin hazin ve değişmeyen hikâyesi... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve komşu vilayetler sorunsalı… 01-01-1970 03:00 İyi gün taraftarlarına nasıl davranmalı? 01-01-1970 03:00 Saha sonuçları efsanesi 01-01-1970 03:00 Tuzlaspor neden el değiştirdi? 01-01-1970 03:00 Deniz Ateş Bitnel barışmak istiyormuş! 01-01-1970 03:00 Galatasaray bize kaç tane atar? 01-01-1970 03:00 Hemşehri dernekçiliği bitiyor mu? 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, yöneticiler ve sosyal medya etkisi 01-01-1970 03:00 Ah Beşikdüzü ah! 01-01-1970 03:00 Yeni Türkiye’de eski futbol düzeni mi olacak? 01-01-1970 03:00 İç barış, hemen şimdi! 01-01-1970 03:00 Bir sonraki darbeye kadar 01-01-1970 03:00 Futbol Asya'nın işi değil 01-01-1970 03:00 Arda protestosu haksız mı? 01-01-1970 03:00 Ahmet’in hikâyesi, toplumun hikâyesi olmalı 01-01-1970 03:00 Eleştiri en büyük destektir 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, mahkûm psikolojisi ve camiayı bekleyen tehlike 01-01-1970 03:00 Toplum neyse medya da odur 01-01-1970 03:00 Trabzonspor olmasa açlıktan ağzı kokacak... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor Kaç Paralık Kulüptür? 01-01-1970 03:00 Trabzonspor'un Şenol Güneş'le İmtihanı 01-01-1970 03:00 TÜSED yerinde sayıyor! Böyle giderse… 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve gerçeklerle yüzleşmek… 01-01-1970 03:00 Mayıs 96'nın sosyo-politiği... 01-01-1970 03:00 Her şey sahaya giren birine bağlıysa... 01-01-1970 03:00 Kentsel dönüşüm ne anlama geliyor? 01-01-1970 03:00 50. Yılı Bize Yedirirler mi? 01-01-1970 03:00 Hesap sormazsak, yüzde 50,1... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor’da dün ve yarın problemi 01-01-1970 03:00 Trabzon halkı Trabzonspor'a duyarsız mı? 01-01-1970 03:00 Güçlü olmak değil, haklı olmak başkanım 01-01-1970 03:00 40 yıllık kâbus, 100 yıllık yalnızlık… 01-01-1970 03:00 "Trabzon kümeye!" ne anlama geliyor? 01-01-1970 03:00 Şampiyonluk, küme düşmek, Şarklı refleksi… 01-01-1970 03:00 Bu Hami o Hami mi? 01-01-1970 03:00 Ödül töreni ve düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Asıl kime ayıp ediyorsunuz efendiler! 01-01-1970 03:00 Saklı Trabzon Tarihinden Bir Kesit... 01-01-1970 03:00 Trabzon, futbol ve medeniyet… 01-01-1970 03:00 Muhalefet kötü bir şey midir? 01-01-1970 03:00 Kongre'nin Ardından... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor’dan vazgeçmek… 01-01-1970 03:00 Trabzonspor'da çözüm iki turlu seçim sistemidir 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve “aydın” açmazı… 01-01-1970 03:00