Hepimiz Yattara kadar Trabzonluyuz

Bülent Şirin

06-09-2018 12:41

Geçtiğimiz yıllarda “Trabzonlu olunmaz, Trabzonlu doğulur” diye bir özlü söz (!) tedavüle girmişti. Bir kere bu “olunmaz, doğulur” diye biten sözler düz manasıyla anlaşılmamalıydı, öyle olursa büyük sıkıntılar ortaya çıkardı. Bunların en gözdesi “sanatçı olunmaz, doğulur” idi ve bu da aslında sanat alanında yetenek olgusunun önemine vurgu yapmak amacıyla söylenmiş bir sözdü. Yoksa “Yetenekliyseniz çalışmanıza gerek yok, yeteneksizseniz başarılı olmanıza imkân yok” demek değildi bu. Kısıtlı yeteneklere sahip insanlar bir alanda yoğunlaşıp çalışırsa başarılı olabiliyor ama sırf yetenekle kimse bir yere gelemiyor.

Trabzonlu olunmaz, Trabzonlu doğulur” sözü, benzer bütün dar bölge milliyetçiliği anlatan ifadeler gibi eninde sonunda şu bilinçaltına dayanmaktadır: Trabzon’da binlerce yıldır aynı insanlar yaşamaktadır, içlerine “dışarıdan” kimsecikler karışmamıştır, bugün Trabzon adına ne kadar kültürel birikim varsa hepsi bu seçilmiş kavmin eseridir.

Liman ve İpek Yolu

Ne kadar sakat, yanlış ve vahim bir bilinçaltı olduğunu söylemeye bile gerek yok. Bir kere Trabzon liman şehridir, aynı zamanda İpek Yolu üzerindedir. Tarih boyunca geleni geçeni, gideni kalanı belli değildir. Zaten bugün kültürüyle, tarihiyle, sosyolojisiyle, yüksek özgül ağırlığıyla Trabzon diye bir şey varsa bu zenginliğini işte tam da bu özelliğine borçludur. Kendini Trabzonlu diye tanımlayan kim varsa hepsi bir yerlerden gelmiş ve Trabzonlu olmuştur.

Bakınız Yattara. Gine doğumlu bir Trabzonlu. Geldi, sekiz yıl Trabzonspor’da görev yaptı, sahanın ortasında kolbastı oynadı, ağlaya ağlaya gitti. İki yıl kadar önce kendisiyle bir toplantıda bir araya geldik. Yanında bir arkadaşı vardı, yanlış hatırlamıyorsam kayınbiraderiydi. O da Türkçe biliyordu ve Yattara için “İstanbul’da geziyoruz, karnımız acıktı. Bizimki illâ Trabzon yemekleri yapan bir yer arıyor. Döndük, dolaştık, sonunda gittik karşı tarafta öyle bir yer bulduk da yedik” dedi. Yattara o akşam kendisini İstanbul takımlarının çok yüksek bedeller karşılığında istediğini ama gitmediğini, çünkü Trabzon’u çok sevdiğini söyledi.

Yattara Trabzon dışında yaşayan bir Trabzonlu. Bugün Trabzon’da yaşayan Trabzonlular, Yattara’nın Trabzon’a yerleşmiş halidir. Kendisi Trabzon’a yerleşmiş olsa ve çocukları orada büyüyüp yetişkin yaşa ulaşsa, onlar da herkes kadar horon ve kolbastı oynayabilecekler, Trabzon şivesiyle konuşacaklar, Trabzonlu gibi düşünecekler, Trabzonlu gibi duygulanacaklardır. Tıpkı Trabzon’da yaşayan herkes gibi. Trabzon ahalisi nihayetinde birkaç kuşak önce Trabzon’a gelmiş insanlardan oluşmaktadır. Bir Trabzonluya kökenini sorun bakalım, size ne diyecek? Ataları ya Maraş’tan gelmiştir ya Kafkasya’dan ya da başka bir yerden. Eee? Siz dışarıdan gelip Trabzonlu oldunuz, aynı şey bundan sonra niye olmuyor? Trabzonlu olma işlemleri ikinci bir emre kadar durduruldu mu yoksa?

Beni neyin rahatsız ettiğini hâlâ anlayamamış olanlar mutlaka vardır. Sabırlı olunuz.

Trabzon bir sentezdir

Trabzonlu olunmaz” demek, Trabzon’un bugünkü tarihi ve kültürel zenginliğinin ana dinamiğini oluşturan “dışarıdan” gelenlerin katkılarını red ve inkâr etmekten başka bir şey değildir. Trabzon binlerce yıldır bu katkılara açık olmuş, o katkılar sayesinde Trabzon olmuştur. Trabzon muhteşem bir sentezdir. Sentezdir amma; dünyanın en kaliteli çamurlarından imal edilmiş bir antika vazo gibi durduğu yerde değerlenen sabit ve değişmez bir varlık değildir. O sentezi her daim yeniden üretmek, zamanın ve zamana bağlı şartların getirdiği mecburiyetlere göre sürekli güncellemek, sürekli içine yeni malzemeler katmak gerekmektedir.

Trabzonlu olunmaz” demek, bilerek ve isteyerek öyle bir şey arzu edilmiyor olsa bile “Trabzonsporlu olunmaz” anlamına da gelir. Trabzonlu olmayanlara Trabzonsporlu olma yolunu kapatır, en azından böyle sevimsiz anlaşılmalara da sebebiyet verir. Hâlbuki Trabzonlu olmayan Trabzonsporlular bir kazanç değil midir? He, öyledir. Pek âlâ, Trabzonspor’un herhangi bir organında Trabzonlu olmayan bir kişiye tahammül sınırı ve miktarı ne kadardır? Kendim sorup kendim cevaplamayayım isterseniz.

Korkmayalım, endişe etmeyelim. Trabzon ve Trabzonspor’un başına kötü bir şey gelmez. Değişir, gelişir, güncellenir ve yaşamaya devam eder(ler). Aksi takdirde, yani dışarıdan gelecek etki ve katkılara kendisini kapattığında kurur kalır.

Osmanlı’ya bakınız. 13. Asrın sonlarında Kuzeybatı Anadolu’ya gelip yerleşmiş bir çadır beyliğinden, 100 yıl sonra üç kıtaya yayılmış koca bir imparatorluğa dönüşmüştür. Bu yağmayla, zorbalıkla, topraklarına kattığı bölgelerin insanını aşağılamakla mümkün olamaz. Olsa bile kalıcı olamaz, adamı üç vakte kadar gerisin geri postalarlar. Osmanlı, oralardaki maddi zenginliklerin yanı sıra insan kaynaklarını da pozitif bir şekilde imparatorluğun gücünü büyütmek için kullanmıştır. Yani Boşnak, Hırvat, Sırp, Arap, Gürcü, Çerkez, Rum, Ermeni ve daha çok sayıda etnik kökene mensup insan Osmanlı doğmamıştır ama Osmanlı olmuştur. Osmanlı da büyümüş, gelişmiş, değişmiş asırlarca yaşamış ama özünde hep Osmanlı kalmıştır.

Trabzon da eski bir imparatorluk merkezi, Osmanlı’nın en önemli şehirlerinden biridir. Trabzonspor için model ararken pozitif kopyalama o kadar zor olmayacaktır. Zaten yazının yukarı taraflarında yapmaya çalıştığımız Trabzon analizi küçük bir imparatorluk sentezi tanımıdır.

DİĞER YAZILARI TDF Kongresi’nin ardından… 01-01-1970 03:00 Trabzon Evi muamması… 01-01-1970 03:00 Dernek seçimlerinde tek aday efsanesi 01-01-1970 03:00 Trabzonspor’un şampiyonluğunu kaldıramayız! 01-01-1970 03:00 Evlât acısı, kuyruk acısı... 01-01-1970 03:00 Kadırga’nın coğrafyası değil geleceği konuşulmalı 01-01-1970 03:00 Kadırga krizi üzerine… 01-01-1970 03:00 Şampiyonluk havaları güzel, ancak... 01-01-1970 03:00 Dernek bana ne verecek? 01-01-1970 03:00 Dernekler konuşuyor programı hakkında-2 01-01-1970 03:00 Dernekler konuşuyor programı hakkında... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, labirent ve matrix… 01-01-1970 03:00 Hakemi yenemezsiniz! 01-01-1970 03:00 Trabzon Evi? 01-01-1970 03:00 Bir avuç fındık, yeter artık!.. 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, şampiyonluk ve ruhunu şeytana satmak... 01-01-1970 03:00 Tuhaf ve hazin bir cinayet hikayesi 01-01-1970 03:00 TDF’den İstişare Trajikomedisi 01-01-1970 03:00 Gidemedim Torul'a, Ben yorula yorula... 01-01-1970 03:00 TİAB ve TrabzonPark'tan sonrası 01-01-1970 03:00 TrabzonPark'ın düşüşü ve gerçekler... 01-01-1970 03:00 Dernekler, hamsi ve medya... 01-01-1970 03:00 Of-Hayrat Derneği’nde kongreye doğru... 01-01-1970 03:00 Düğün, cenaze, birlik-beraberlik... 01-01-1970 03:00 Dernekler eleştiriye alışmalıdır 01-01-1970 03:00 Derneklerde neden kadınlar yok? 01-01-1970 03:00 Vakfıkebirliler, Erkan Ocaklı ve Maçka Dernekler Federasyonu... 01-01-1970 03:00 Biz bize yetmeyiz! 01-01-1970 03:00 Avrupa'yı lige feda etmek? 01-01-1970 03:00 Lig mi Avrupa mı? 01-01-1970 03:00 Avni Aker, Van Gogh, Barcelona... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve sivil itaatsizlik 01-01-1970 03:00 Yusuf kalsaydı şampiyon olacaktık zaar! 01-01-1970 03:00 Denizci, Tekke, Karadeniz, Yazıcı... 01-01-1970 03:00 Siyaset-toplum ve STK ilişkileri nasıl olmalı? 01-01-1970 03:00 Siyaset ve Trabzon hemşehri dernekleri 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu ve İBB'deki Trabzonlular 01-01-1970 03:00 Trabzon kimliğinin önemi, Gurbetçi Gençler örneği 01-01-1970 03:00 Trabzon kimliği, her şeye rağmen... 01-01-1970 03:00 Sultanbeyli'de bir gece... 01-01-1970 03:00 İyi ki BNU Var 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon entegre olurken medyanın rolü ne olmalı? 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’da geçen hafta sonu 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’un değişen profili ve medyanın rolü 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ya deveyi güdecek ya bu diyardan gidecek! 01-01-1970 03:00 Çekmeköy Trabzonlular Derneği'nin düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu, siyasi tercihler ve hemşehrilik faktörü 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu nasıl kazanır? 01-01-1970 03:00 Kendini çoğunluk sanan azınlık ve hazin hikâyesi 01-01-1970 03:00 “Senin görevin Jim, tabii kabul edersen…” 01-01-1970 03:00 Hilmi Türkmen bir başarı hikayesidir 01-01-1970 03:00 İki dernek, iki örnek... 01-01-1970 03:00 Kar yağmadan yayladan inmeyen dernekçi... 01-01-1970 03:00 Yerel seçimler ve siyasette hemşehrilik faktörü 01-01-1970 03:00 TDF sana söylüyorum, dernekler siz anlayın... 01-01-1970 03:00 Trabzon Günleri'nin ardından... 01-01-1970 03:00 Hemşehrilerimizdeki yaz rehaveti tedavi edilmelidir 01-01-1970 03:00 Dernekler artık geçmişten günümüze gelmeli 01-01-1970 03:00 Derneklerin siyasete etkisi nasıl olmalı? 01-01-1970 03:00 TİAB kongresi ve Trabzon gazeteciliği üzerine... 01-01-1970 03:00 TDF'de yeni dönem 01-01-1970 03:00 Kongrenin yankıları... 01-01-1970 03:00 TDF kongresinin ardından 01-01-1970 03:00 TDF’de kongreye doğru 01-01-1970 03:00 Derneklerin önündeki en ciddi engel 01-01-1970 03:00 İstanbul'daki Trabzon'un hafta sonu faaliyetleri 01-01-1970 03:00 Özevlatçılık münazarası 01-01-1970 03:00 Trabzonlunun kimliğini saklamak zorunda kalması da ne demek! 01-01-1970 03:00 TDF’nin başkan adayları... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor'un altyapı sorunsalı 01-01-1970 03:00 TDF çatısı kimi örtüyor? 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’un kafası karışık... 01-01-1970 03:00 İbra meselesi ve delege vicdanı 01-01-1970 03:00 Çiftlik Bank ve Trabzonspor 01-01-1970 03:00 Asıl görev delegeye düşüyor 01-01-1970 03:00 İstanbul'daki Trabzon'da geçen hafta sonu 01-01-1970 03:00 Trabzonspor dergisinin kısa ve acıklı hikâyesi 01-01-1970 03:00 Ts Club'ların hâli, Trabzonspor'un ahvâli... 01-01-1970 03:00 Camiaya zarar verirsin... 01-01-1970 03:00 Bir haber nasıl yapılmalı… 01-01-1970 03:00 İçimizdeki hainleri temizlemedikçe... 01-01-1970 03:00 Münir Özkul’un ardından... 01-01-1970 03:00 Hamsi gününde konuşulanlar ve düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Hababam Sınıfı artık mezun olmalı 01-01-1970 03:00 Siyasetle dernekçilik birbirine karışmaz, ancak... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor geçmişin sıkıntılarını (y)aşıyor... 01-01-1970 03:00 Bir dernek toplantısının düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Bakkal bile olamayacak... 01-01-1970 03:00 İstifa: İhanet mi? İsabet mi? 01-01-1970 03:00 Konfederasyona hazır mıyız? 01-01-1970 03:00 İlk düğme yanlış iliklenmişse... 01-01-1970 03:00 Tribünde gruplar ve birlik-beraberlik safsatası... 01-01-1970 03:00 Bardak boş mu dolu mu? 01-01-1970 03:00 Recep, Fenerbahçe şampiyon olacak. Üzülme.. 01-01-1970 03:00 Ya devlet başa ya kuzgun leşe! 01-01-1970 03:00 Doktor Ersun Yanal... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor düğümü’ne kılıcı vurmak 01-01-1970 03:00 Burak Yılmaz ne demek istedi? 01-01-1970 03:00 Trabzonspor Kurtuluş Savaşı veriyorsa... 01-01-1970 03:00 1996, 2005, 2011 01-01-1970 03:00 Trabzon-Rize fitnesi artık bitirilmelidir 01-01-1970 03:00 Mesele Rize-Bursa değil, görelim artık… 01-01-1970 03:00 Dostluk olacaksa eğer... 01-01-1970 03:00 STK’ların siyasetle imtihanı 01-01-1970 03:00 Galip (mi) sayılır bu yolda mağlup? 01-01-1970 03:00 Siyaset, Toplum ve STK’lar... 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’da geçen hafta… 01-01-1970 03:00 Camia efor testini geçmiştir 01-01-1970 03:00 Ne yapmış Gümüşhane?.. 01-01-1970 03:00 Trabzon kurtuldu da sonra ne oldu? 01-01-1970 03:00 Avni Aker’e Veda belgeselinin düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Kara sineğin hazin ve değişmeyen hikâyesi... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve komşu vilayetler sorunsalı… 01-01-1970 03:00 İyi gün taraftarlarına nasıl davranmalı? 01-01-1970 03:00 Saha sonuçları efsanesi 01-01-1970 03:00 Tuzlaspor neden el değiştirdi? 01-01-1970 03:00 Deniz Ateş Bitnel barışmak istiyormuş! 01-01-1970 03:00 Galatasaray bize kaç tane atar? 01-01-1970 03:00 Hemşehri dernekçiliği bitiyor mu? 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, yöneticiler ve sosyal medya etkisi 01-01-1970 03:00 Ah Beşikdüzü ah! 01-01-1970 03:00 Yeni Türkiye’de eski futbol düzeni mi olacak? 01-01-1970 03:00 İç barış, hemen şimdi! 01-01-1970 03:00 Bir sonraki darbeye kadar 01-01-1970 03:00 Futbol Asya'nın işi değil 01-01-1970 03:00 Arda protestosu haksız mı? 01-01-1970 03:00 Ahmet’in hikâyesi, toplumun hikâyesi olmalı 01-01-1970 03:00 Eleştiri en büyük destektir 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, mahkûm psikolojisi ve camiayı bekleyen tehlike 01-01-1970 03:00 Toplum neyse medya da odur 01-01-1970 03:00 Trabzonspor olmasa açlıktan ağzı kokacak... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor Kaç Paralık Kulüptür? 01-01-1970 03:00 Trabzonspor'un Şenol Güneş'le İmtihanı 01-01-1970 03:00 TÜSED yerinde sayıyor! Böyle giderse… 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve gerçeklerle yüzleşmek… 01-01-1970 03:00 Mayıs 96'nın sosyo-politiği... 01-01-1970 03:00 Her şey sahaya giren birine bağlıysa... 01-01-1970 03:00 Kentsel dönüşüm ne anlama geliyor? 01-01-1970 03:00 50. Yılı Bize Yedirirler mi? 01-01-1970 03:00 Hesap sormazsak, yüzde 50,1... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor’da dün ve yarın problemi 01-01-1970 03:00 Trabzon halkı Trabzonspor'a duyarsız mı? 01-01-1970 03:00 Güçlü olmak değil, haklı olmak başkanım 01-01-1970 03:00 40 yıllık kâbus, 100 yıllık yalnızlık… 01-01-1970 03:00 "Trabzon kümeye!" ne anlama geliyor? 01-01-1970 03:00 Şampiyonluk, küme düşmek, Şarklı refleksi… 01-01-1970 03:00 Bu Hami o Hami mi? 01-01-1970 03:00 Ödül töreni ve düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Gülen gözler, ağlayan gözler… 01-01-1970 03:00 Asıl kime ayıp ediyorsunuz efendiler! 01-01-1970 03:00 Saklı Trabzon Tarihinden Bir Kesit... 01-01-1970 03:00 Trabzon, futbol ve medeniyet… 01-01-1970 03:00 Muhalefet kötü bir şey midir? 01-01-1970 03:00 Kongre'nin Ardından... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor’dan vazgeçmek… 01-01-1970 03:00 Trabzonspor'da çözüm iki turlu seçim sistemidir 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve “aydın” açmazı… 01-01-1970 03:00