Kentsel dönüşüm ne anlama geliyor?

Bülent Şirin

23-04-2016 14:11

Ben bu meseleyi kafamda evirip çevirip bir çerçeveye oturtmaya çalışırken, geçenlerde internette gezinirken bir yerde şu ifadeyi gördüm: "Kentsel dönüşüm, zenginlerin merkeze dönüş projesidir."

Bunu görünce kafamdaki bulanık görüntü bir anda netleşti. Şimdi mesele anlaşılmıştı. Geçen kış Üsküdar Belediyesi yetkililerinin Kirazlıtepe-Küplüce mahalleleri sakinleriyle yaptıkları toplantılarda ben de bulunmuş ve yetkililerin bir süre teknik açıklamalar yaptıktan sonra “bakın arkadaşlar, buralar çok değerli yerler” dediklerini kulaklarımla işitmiştim.

Biraz gerilere gidelim şimdi. 30 yıl kadar önce gazetede okuduğum bir haberde, Japonya’nın en zengin adamının iş yerine 40 dakikalık bir yolculuktan sonra ulaştığı yazıyordu. Tabii yazının ana konusu bu değildi ama benim fena halde dikkatimi çekmişti. Japonya’nın en zengin adamı neden bu kadar uzakta oturuyordu ki iş yerinden? Bu 40 dakikalık yolculuğun nehirde keyifli bir gemi yolculuğu olması ve söz konusu şahsın kahve eşliğinde günlük gazeteleri okuyor olması bile şaşkınlığımı gidermemişti.

Aradan geçen yıllarda Türkiye’de büyük şehirlerde de benzer bir durum oluştu. Şehrin dışında uzak bölgelere her türlü konfor ve lüksün bulunduğu yaşam alanları inşa edildi, “hava alanına 10 dakika, şehir merkezine 15 dakika” diye çarşaf çarşaf reklamları yapıldı ve zengin kesim oraları mesken tuttu. Fakat İstanbul’da bir muhitin Boğaz’a yakınlığı ve uzaklığının o muhitin değerini belirleyen birinci unsur olduğu gerçeği asla değişmedi. Hâttâ bu yüzden olacak, o uzak semtlerdeki yaşam alanlarından birine yalancı Boğaziçi bile yapıldı. Bu bile bizim tezimizi doğrulayan ve belki de dünyada eşi benzeri bulunmayacak bir uygulamaydı. Nasıl bir örnek verilebilir buna, mesela Paris’in uzağındaki bir bölgeye içinde temsili Eyfel Kulesi ve Şanzelize Caddesi bulunan bir site-şehir inşa etmek gibi bir şey…

Zaman ilerledikçe zenginler baktılar ki, bulundukları mekân ne kadar modern ve göz kamaştırıcı olursa olsun, kendileri İstanbul’un dağında otururken Üsküdar’da 500-600 lira kira ödeyen bir gariban ya da 70’li yıllardan kalma 50 bin liralık bir evin sahibi 10 dakika yürüyerek Boğaz’a kavuşuyor, hayatını yaşıyor. Efendime söyleyeyim, vakti zamanında gelip yerleşmiş olan Anadolu insanı Kirazlıtepe’de kahvenin önünde çayını içip tespihini sallayarak Dünya’nın en güzel manzarasını seyrediyor. Zengin de İstanbul’un dağlarında yalancıktan Boğaziçi ile kendini avutuyor. Ve sonunda merkeze dönmeye karar verdiler.

Tabii “sınıfsız, imtiyazsız, kaynaşmış bir kitle” (!) olduğumuz için şehre teşrif etmiş hakiki efendilerimizi doğrudan ve açıktan kovalamak olmazdı. Buna hem yasal hem de fincancı katırlarını ürkütmeyecek bir kılıf bulunmalıydı. O kılıf da zaten dünden hazırdı: İstanbul’da binaların çoğu eski ve depreme dayanıksız inşa edilmişti, eli kulağında olan ve ben diyeyim 7,5, siz deyin 8,5 şiddetinde gerçekleşecek büyük İstanbul depremi bu binaların hepsini tuzla buza çevirir; ben diyeyim 300 bin, siz deyin 500 bin kişi ölürdü Allah korusun. Onun için tez zamanda bu binaları yenilemek lazımdı.

Yalnız burada istemeyerek de olsa bizim oraların pek sevdiğim tabiriyle “kalkın da hep bile (birlikte) oturalım” kuralı geçerli olacaktı. Bu tabir ve kural, çok kurnaz bir zihniyeti alaya almak için söylenmişti aslında. Köylerde eski zaman evleri çok dardı. Dışarıdan birileri gelip de içeride oturmaya yer olmadığını görünce bu tabiri kullanır, herkesin ayağa kalkıp tekrar oturmaları halinde dışarıdan gelenler de dâhil herkese yer bulunabileceğini ima ederdi. İlk bakışta masum bir talep olsa da, af buyurun kimin kıçı daha büyükse onun daha fazla yer işgal edeceği de bir gerçekti. İşte yazımızın başında sözünü ettiğimiz “buralar çok değerli yerler…” ifadesi tam da bunu anlatıyordu. Buralar çok değerli yerler, bedelini ödeyebilirseniz oturursunuz, ödeyemezseniz efendi efendi size göstereceğimiz yere gidersiniz. Şimdiye kadar haybeden oturdunuz zaten.

Bu projenin başarı şansı var mı? Neden olmasın… Çocukluğumuzun geçtiği 1970’li yıllarda ilk ve orta dereceli okullardaki okuma parçalarında beynimiz yıkanırdı. Köy hayatı alabildiğine övülür; temiz hava, bol gıda, kuş cıvıltıları yazılarda cirit atardı. Şehir de yaşanacak yer değildi tabii. Trafik, kirli hava sağlıksız beslenme, stres, sıkıntı… “Sakın gelmeyin, rahatımızı bozarsınız” demekti bu. Şimdi önümüzdeki gün, ay ve yıllarda İstanbul’un dağlarında oturmanın insanın ömrüne ömür katacağı bize anlatılmaya başlanabilir. Bekleyip göreceğiz.

23 Ekim 2012 uskudar34.com

 

DİĞER YAZILARI TDF Kongresi’nin ardından… 01-01-1970 03:00 Trabzon Evi muamması… 01-01-1970 03:00 Dernek seçimlerinde tek aday efsanesi 01-01-1970 03:00 Trabzonspor’un şampiyonluğunu kaldıramayız! 01-01-1970 03:00 Evlât acısı, kuyruk acısı... 01-01-1970 03:00 Kadırga’nın coğrafyası değil geleceği konuşulmalı 01-01-1970 03:00 Kadırga krizi üzerine… 01-01-1970 03:00 Şampiyonluk havaları güzel, ancak... 01-01-1970 03:00 Dernek bana ne verecek? 01-01-1970 03:00 Dernekler konuşuyor programı hakkında-2 01-01-1970 03:00 Dernekler konuşuyor programı hakkında... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, labirent ve matrix… 01-01-1970 03:00 Hakemi yenemezsiniz! 01-01-1970 03:00 Trabzon Evi? 01-01-1970 03:00 Bir avuç fındık, yeter artık!.. 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, şampiyonluk ve ruhunu şeytana satmak... 01-01-1970 03:00 Tuhaf ve hazin bir cinayet hikayesi 01-01-1970 03:00 TDF’den İstişare Trajikomedisi 01-01-1970 03:00 Gidemedim Torul'a, Ben yorula yorula... 01-01-1970 03:00 TİAB ve TrabzonPark'tan sonrası 01-01-1970 03:00 TrabzonPark'ın düşüşü ve gerçekler... 01-01-1970 03:00 Dernekler, hamsi ve medya... 01-01-1970 03:00 Of-Hayrat Derneği’nde kongreye doğru... 01-01-1970 03:00 Düğün, cenaze, birlik-beraberlik... 01-01-1970 03:00 Dernekler eleştiriye alışmalıdır 01-01-1970 03:00 Derneklerde neden kadınlar yok? 01-01-1970 03:00 Vakfıkebirliler, Erkan Ocaklı ve Maçka Dernekler Federasyonu... 01-01-1970 03:00 Biz bize yetmeyiz! 01-01-1970 03:00 Avrupa'yı lige feda etmek? 01-01-1970 03:00 Lig mi Avrupa mı? 01-01-1970 03:00 Avni Aker, Van Gogh, Barcelona... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve sivil itaatsizlik 01-01-1970 03:00 Yusuf kalsaydı şampiyon olacaktık zaar! 01-01-1970 03:00 Denizci, Tekke, Karadeniz, Yazıcı... 01-01-1970 03:00 Siyaset-toplum ve STK ilişkileri nasıl olmalı? 01-01-1970 03:00 Siyaset ve Trabzon hemşehri dernekleri 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu ve İBB'deki Trabzonlular 01-01-1970 03:00 Trabzon kimliğinin önemi, Gurbetçi Gençler örneği 01-01-1970 03:00 Trabzon kimliği, her şeye rağmen... 01-01-1970 03:00 Sultanbeyli'de bir gece... 01-01-1970 03:00 İyi ki BNU Var 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon entegre olurken medyanın rolü ne olmalı? 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’da geçen hafta sonu 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’un değişen profili ve medyanın rolü 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ya deveyi güdecek ya bu diyardan gidecek! 01-01-1970 03:00 Çekmeköy Trabzonlular Derneği'nin düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu, siyasi tercihler ve hemşehrilik faktörü 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu nasıl kazanır? 01-01-1970 03:00 Kendini çoğunluk sanan azınlık ve hazin hikâyesi 01-01-1970 03:00 “Senin görevin Jim, tabii kabul edersen…” 01-01-1970 03:00 Hilmi Türkmen bir başarı hikayesidir 01-01-1970 03:00 İki dernek, iki örnek... 01-01-1970 03:00 Kar yağmadan yayladan inmeyen dernekçi... 01-01-1970 03:00 Yerel seçimler ve siyasette hemşehrilik faktörü 01-01-1970 03:00 TDF sana söylüyorum, dernekler siz anlayın... 01-01-1970 03:00 Trabzon Günleri'nin ardından... 01-01-1970 03:00 Hepimiz Yattara kadar Trabzonluyuz 01-01-1970 03:00 Hemşehrilerimizdeki yaz rehaveti tedavi edilmelidir 01-01-1970 03:00 Dernekler artık geçmişten günümüze gelmeli 01-01-1970 03:00 Derneklerin siyasete etkisi nasıl olmalı? 01-01-1970 03:00 TİAB kongresi ve Trabzon gazeteciliği üzerine... 01-01-1970 03:00 TDF'de yeni dönem 01-01-1970 03:00 Kongrenin yankıları... 01-01-1970 03:00 TDF kongresinin ardından 01-01-1970 03:00 TDF’de kongreye doğru 01-01-1970 03:00 Derneklerin önündeki en ciddi engel 01-01-1970 03:00 İstanbul'daki Trabzon'un hafta sonu faaliyetleri 01-01-1970 03:00 Özevlatçılık münazarası 01-01-1970 03:00 Trabzonlunun kimliğini saklamak zorunda kalması da ne demek! 01-01-1970 03:00 TDF’nin başkan adayları... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor'un altyapı sorunsalı 01-01-1970 03:00 TDF çatısı kimi örtüyor? 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’un kafası karışık... 01-01-1970 03:00 İbra meselesi ve delege vicdanı 01-01-1970 03:00 Çiftlik Bank ve Trabzonspor 01-01-1970 03:00 Asıl görev delegeye düşüyor 01-01-1970 03:00 İstanbul'daki Trabzon'da geçen hafta sonu 01-01-1970 03:00 Trabzonspor dergisinin kısa ve acıklı hikâyesi 01-01-1970 03:00 Ts Club'ların hâli, Trabzonspor'un ahvâli... 01-01-1970 03:00 Camiaya zarar verirsin... 01-01-1970 03:00 Bir haber nasıl yapılmalı… 01-01-1970 03:00 İçimizdeki hainleri temizlemedikçe... 01-01-1970 03:00 Münir Özkul’un ardından... 01-01-1970 03:00 Hamsi gününde konuşulanlar ve düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Hababam Sınıfı artık mezun olmalı 01-01-1970 03:00 Siyasetle dernekçilik birbirine karışmaz, ancak... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor geçmişin sıkıntılarını (y)aşıyor... 01-01-1970 03:00 Bir dernek toplantısının düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Bakkal bile olamayacak... 01-01-1970 03:00 İstifa: İhanet mi? İsabet mi? 01-01-1970 03:00 Konfederasyona hazır mıyız? 01-01-1970 03:00 İlk düğme yanlış iliklenmişse... 01-01-1970 03:00 Tribünde gruplar ve birlik-beraberlik safsatası... 01-01-1970 03:00 Bardak boş mu dolu mu? 01-01-1970 03:00 Recep, Fenerbahçe şampiyon olacak. Üzülme.. 01-01-1970 03:00 Ya devlet başa ya kuzgun leşe! 01-01-1970 03:00 Doktor Ersun Yanal... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor düğümü’ne kılıcı vurmak 01-01-1970 03:00 Burak Yılmaz ne demek istedi? 01-01-1970 03:00 Trabzonspor Kurtuluş Savaşı veriyorsa... 01-01-1970 03:00 1996, 2005, 2011 01-01-1970 03:00 Trabzon-Rize fitnesi artık bitirilmelidir 01-01-1970 03:00 Mesele Rize-Bursa değil, görelim artık… 01-01-1970 03:00 Dostluk olacaksa eğer... 01-01-1970 03:00 STK’ların siyasetle imtihanı 01-01-1970 03:00 Galip (mi) sayılır bu yolda mağlup? 01-01-1970 03:00 Siyaset, Toplum ve STK’lar... 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’da geçen hafta… 01-01-1970 03:00 Camia efor testini geçmiştir 01-01-1970 03:00 Ne yapmış Gümüşhane?.. 01-01-1970 03:00 Trabzon kurtuldu da sonra ne oldu? 01-01-1970 03:00 Avni Aker’e Veda belgeselinin düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Kara sineğin hazin ve değişmeyen hikâyesi... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve komşu vilayetler sorunsalı… 01-01-1970 03:00 İyi gün taraftarlarına nasıl davranmalı? 01-01-1970 03:00 Saha sonuçları efsanesi 01-01-1970 03:00 Tuzlaspor neden el değiştirdi? 01-01-1970 03:00 Deniz Ateş Bitnel barışmak istiyormuş! 01-01-1970 03:00 Galatasaray bize kaç tane atar? 01-01-1970 03:00 Hemşehri dernekçiliği bitiyor mu? 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, yöneticiler ve sosyal medya etkisi 01-01-1970 03:00 Ah Beşikdüzü ah! 01-01-1970 03:00 Yeni Türkiye’de eski futbol düzeni mi olacak? 01-01-1970 03:00 İç barış, hemen şimdi! 01-01-1970 03:00 Bir sonraki darbeye kadar 01-01-1970 03:00 Futbol Asya'nın işi değil 01-01-1970 03:00 Arda protestosu haksız mı? 01-01-1970 03:00 Ahmet’in hikâyesi, toplumun hikâyesi olmalı 01-01-1970 03:00 Eleştiri en büyük destektir 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, mahkûm psikolojisi ve camiayı bekleyen tehlike 01-01-1970 03:00 Toplum neyse medya da odur 01-01-1970 03:00 Trabzonspor olmasa açlıktan ağzı kokacak... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor Kaç Paralık Kulüptür? 01-01-1970 03:00 Trabzonspor'un Şenol Güneş'le İmtihanı 01-01-1970 03:00 TÜSED yerinde sayıyor! Böyle giderse… 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve gerçeklerle yüzleşmek… 01-01-1970 03:00 Mayıs 96'nın sosyo-politiği... 01-01-1970 03:00 Her şey sahaya giren birine bağlıysa... 01-01-1970 03:00 50. Yılı Bize Yedirirler mi? 01-01-1970 03:00 Hesap sormazsak, yüzde 50,1... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor’da dün ve yarın problemi 01-01-1970 03:00 Trabzon halkı Trabzonspor'a duyarsız mı? 01-01-1970 03:00 Güçlü olmak değil, haklı olmak başkanım 01-01-1970 03:00 40 yıllık kâbus, 100 yıllık yalnızlık… 01-01-1970 03:00 "Trabzon kümeye!" ne anlama geliyor? 01-01-1970 03:00 Şampiyonluk, küme düşmek, Şarklı refleksi… 01-01-1970 03:00 Bu Hami o Hami mi? 01-01-1970 03:00 Ödül töreni ve düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Gülen gözler, ağlayan gözler… 01-01-1970 03:00 Asıl kime ayıp ediyorsunuz efendiler! 01-01-1970 03:00 Saklı Trabzon Tarihinden Bir Kesit... 01-01-1970 03:00 Trabzon, futbol ve medeniyet… 01-01-1970 03:00 Muhalefet kötü bir şey midir? 01-01-1970 03:00 Kongre'nin Ardından... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor’dan vazgeçmek… 01-01-1970 03:00 Trabzonspor'da çözüm iki turlu seçim sistemidir 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve “aydın” açmazı… 01-01-1970 03:00