Ne yapmış Gümüşhane?..

Bülent Şirin

06-03-2017 12:37

 

Geçen hafta içinde 2. Lig’de lider olan Gümüşhanespor deplasmanda Tuzlaspor’a yenildi. Görünürde ortada anormal bir durum yok. Top yuvarlak, saha düz. Herkes yener, yenilir. Fakat Trabzon merkezli yayın yapan bir haber sitesine göre durum pek de öyle değildi. “Ne yaptın Gümüşhane” spot başlığıyla çıkan haberin metnine göre Gümüşhanespor, önce Trabzonspor’u kupadan elediği yetmiyormuş gibi bu sefer de kendi liginde küme düşme mücadelesi veren 1461 Trabzon’un rakibi olan Tuzlaspor’a yenilmiş ve Trabzon’a ikinci bir darbe (?) daha vurmuştu.

İnanılır gibi değildi doğrusu. Yani şampiyonluk mücadelesi veren lider Gümüşhanespor’un rakibine yenilip avantaj kaybetmesi önemli değildi de aynı ligde kümede kalmaya çalışan 1461’in rakibine yenilmiş olması bir tür ihanetti. (!)

Kabahatin tamamı söz konusu haber sitesinde değil. Allah için başka haber sitelerine de bakmadım, çünkü bu haber formatı ve dili bir kitlenin psikolojisine hitap ediyor. Bu anlayışa sahip olan bir sosyoloji var yani.

Bakın, önce görmek ve anlamak istemediğimiz bir gerçeği idrak ve kabul edelim: Bir tarafın kazanıp, bir tarafın kaybetmek durumunda olduğu müsabaka alanlarında dostluk da düşmanlık da olmaz. Eninde sonunda dost kabul ettiğiniz rakiple yolunuz ve çıkarlarınız kesişebilir. Ne olacak o zaman? Dostluk oraya kadar mı sürmüş olacak? (Kaldı ki bu olay özelinde yine bölgenin bir takımından bahsediyoruz, üstelik halkının çoğu Trabzonsporlu olan bir şehrin takımı)

Gümüşhanespor ve bölgenin diğer takımlarının birinci vazifesi, kendini hiçe sayıp Trabzon takımlarına “yatarak” hizmet etmek midir? 2011’den beri şike muzdaribi olduğumuzu haykırıyoruz. Bu nasıl bir anlayış oluyor o takdirde?

Bir takımın yapması gereken, rakibi kim olursa olsun sahaya yalnız kendi hesabını yaparak çıkmaktır. Başkası için yenmek ve yenilmek diye bir şey olmaz. Olursa bal gibi “şike” olur. Kimse kusura bakmasın. Bunun başka bir adı yoktur. Yok komşum, yok kardeşim, yok bölgemin takımı... Diğer takımın hakkını gasp ettiğini düşünmüyor kimse.

Bu hastalıklı zihniyet ancak Trabzonspor’a zarar verir. Onca Trabzonsporlu Gümüşhanelinin içine düştüğü- düşeceği ruh halini düşünsenize bir. Ondan sonra niye İstanbul takımlarını tutuyorlar. Bir empati yapın bakalım, siz olsanız ne yapardınız? Hele böyle haberleri görseydiniz ne yapardınız diye bir daha düşünün.

Yıllar önce şahit olduğum bir hadiseyi örnek vereyim. Hangi sezondu unuttum; İspanya’da Real Madrid ile Real Sociead nefes nefese şampiyonluk mücadelesi veriyor, Barcelona gerilerde kalmış. O hafta Barcelona Sociedad’la oynuyor. Beklenen nedir? Barcelona can düşmanı Real Madrid’in şampiyon olmaması uğruna Sociedad’a yatacak. Hayır, öyle olmuyor. Barcelona takır takır oynuyor ve Sociedad’ı yeniyor! Ben ekran başında şöyle bir yerimden zıplayacak gibi oluyorum, sonra oranın Türkiye değil İspanya olduğunu hatırlayıp oturuyorum aşağı. Anlatabildim sanırım.

Zağnosspor yönetiminin örnek açıklaması

Öte yandan, bunun tam tersi alkışlanacak tavırlar da var. Yine geçtiğimiz günlerde Kadınlar Hentbol Türkiye Kupası’nda Zağnosspor ile Ardeşen GSK takımları karşı karşıya geldiler. Trabzon’daki maç 30-30 berabere biterken, Ardeşen’deki rövanşta Zağnos rakibini 29-27 yenerek yarı final için avantaj elde etti. Haber ve açıklamalardan öğrendiğimize göre orada olaylar çıkmış, Zağnosspor yöneticilerine ve oyuncularına fiili saldırı gerçekleşmiş. Polis müdahalesi, güvenlik çemberi vs. Bildiğimiz ama asla bilmeseydik dediğimiz hadiseler.

Olaylı maçtan sonra Zağnosspor Hentbol Kulübü imzasıyla bence tarihe geçmesi gereken bir açıklama yayınlandı. Açıklamada olaydan ve -daha da çok olayın ardından hiçbir Ardeşen yöneticisinin kendilerini aramamasından- duydukları üzüntü dile getirilirken, daha sonra şöyle denildi.

“İki Karadeniz takımının dost olduğunu ve gerek ligde, gerek kupada, ya da hazırlık maçında dostça ve kardeşçe karşılaşmaya devam edeceğini bir kez daha hatırlatırız. Ardeşen GSK’nın Trabzon’da oynadığı maç sonunda salonda sevinçlerini dışa vurabildiğine daha önceden şahit olduk, seyircisiyle bütünleşerek doyasıya sevindiklerini gördük. Bu iki takım arasında deplasman, ev sahibi denen bir olgunun olmadığını gösterir. Aynı mantık çerçevesi içerisinde Zağnosspor oyuncularının galibiyete sevinmelerini anormal karşılaşmak ve büyük tepkiler göstermek yanlıştır.

(...)

Karadeniz’in hentboldaki iki nadide kulübünün bu maçların seyir zevkini artırmak adına daha dikkatli olması gerektiğini arzu eder, Bundan sonraki maçlarda el ele vererek iki kulübün dostluklarının devam edeceğini, maçlarının sevgi, saygı içerisinde parke üzerinde geçeceğini özellikle belirtmek isteriz.

Trabzon’da oynanacak ikinci maçın kardeşçe ve dostça geçmesi için, küfürsüz hentbol, ve sporun bir dostluk ve kardeşlik aracı olduğunu benimseyerek her iki takımın da Türkiye’de hentbolun önde gelen kulüplerinden olduğunu bir kez daha hatırlatır, birlikte büyük başarılara ulaşmayı temenni ederiz.”

***

Bu metni hazırlayan ve imzalayanları can-ı gönülden tebrik ediyor, ayakta alkışlıyorum. Olması gereken tam da budur. Geçenlerde bu köşede kaleme aldığımız “Trabzonspor ve komşu vilayetler sorunsalı adlı yazıda incelemeye çalıştığımız problem ancak böyle çözülür. Şeytanın ilk akla getirdiği şekilde değil.

 

DİĞER YAZILARI TDF Kongresi’nin ardından… 01-01-1970 03:00 Trabzon Evi muamması… 01-01-1970 03:00 Dernek seçimlerinde tek aday efsanesi 01-01-1970 03:00 Trabzonspor’un şampiyonluğunu kaldıramayız! 01-01-1970 03:00 Evlât acısı, kuyruk acısı... 01-01-1970 03:00 Kadırga’nın coğrafyası değil geleceği konuşulmalı 01-01-1970 03:00 Kadırga krizi üzerine… 01-01-1970 03:00 Şampiyonluk havaları güzel, ancak... 01-01-1970 03:00 Dernek bana ne verecek? 01-01-1970 03:00 Dernekler konuşuyor programı hakkında-2 01-01-1970 03:00 Dernekler konuşuyor programı hakkında... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, labirent ve matrix… 01-01-1970 03:00 Hakemi yenemezsiniz! 01-01-1970 03:00 Trabzon Evi? 01-01-1970 03:00 Bir avuç fındık, yeter artık!.. 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, şampiyonluk ve ruhunu şeytana satmak... 01-01-1970 03:00 Tuhaf ve hazin bir cinayet hikayesi 01-01-1970 03:00 TDF’den İstişare Trajikomedisi 01-01-1970 03:00 Gidemedim Torul'a, Ben yorula yorula... 01-01-1970 03:00 TİAB ve TrabzonPark'tan sonrası 01-01-1970 03:00 TrabzonPark'ın düşüşü ve gerçekler... 01-01-1970 03:00 Dernekler, hamsi ve medya... 01-01-1970 03:00 Of-Hayrat Derneği’nde kongreye doğru... 01-01-1970 03:00 Düğün, cenaze, birlik-beraberlik... 01-01-1970 03:00 Dernekler eleştiriye alışmalıdır 01-01-1970 03:00 Derneklerde neden kadınlar yok? 01-01-1970 03:00 Vakfıkebirliler, Erkan Ocaklı ve Maçka Dernekler Federasyonu... 01-01-1970 03:00 Biz bize yetmeyiz! 01-01-1970 03:00 Avrupa'yı lige feda etmek? 01-01-1970 03:00 Lig mi Avrupa mı? 01-01-1970 03:00 Avni Aker, Van Gogh, Barcelona... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve sivil itaatsizlik 01-01-1970 03:00 Yusuf kalsaydı şampiyon olacaktık zaar! 01-01-1970 03:00 Denizci, Tekke, Karadeniz, Yazıcı... 01-01-1970 03:00 Siyaset-toplum ve STK ilişkileri nasıl olmalı? 01-01-1970 03:00 Siyaset ve Trabzon hemşehri dernekleri 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu ve İBB'deki Trabzonlular 01-01-1970 03:00 Trabzon kimliğinin önemi, Gurbetçi Gençler örneği 01-01-1970 03:00 Trabzon kimliği, her şeye rağmen... 01-01-1970 03:00 Sultanbeyli'de bir gece... 01-01-1970 03:00 İyi ki BNU Var 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon entegre olurken medyanın rolü ne olmalı? 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’da geçen hafta sonu 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’un değişen profili ve medyanın rolü 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ya deveyi güdecek ya bu diyardan gidecek! 01-01-1970 03:00 Çekmeköy Trabzonlular Derneği'nin düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu, siyasi tercihler ve hemşehrilik faktörü 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu nasıl kazanır? 01-01-1970 03:00 Kendini çoğunluk sanan azınlık ve hazin hikâyesi 01-01-1970 03:00 “Senin görevin Jim, tabii kabul edersen…” 01-01-1970 03:00 Hilmi Türkmen bir başarı hikayesidir 01-01-1970 03:00 İki dernek, iki örnek... 01-01-1970 03:00 Kar yağmadan yayladan inmeyen dernekçi... 01-01-1970 03:00 Yerel seçimler ve siyasette hemşehrilik faktörü 01-01-1970 03:00 TDF sana söylüyorum, dernekler siz anlayın... 01-01-1970 03:00 Trabzon Günleri'nin ardından... 01-01-1970 03:00 Hepimiz Yattara kadar Trabzonluyuz 01-01-1970 03:00 Hemşehrilerimizdeki yaz rehaveti tedavi edilmelidir 01-01-1970 03:00 Dernekler artık geçmişten günümüze gelmeli 01-01-1970 03:00 Derneklerin siyasete etkisi nasıl olmalı? 01-01-1970 03:00 TİAB kongresi ve Trabzon gazeteciliği üzerine... 01-01-1970 03:00 TDF'de yeni dönem 01-01-1970 03:00 Kongrenin yankıları... 01-01-1970 03:00 TDF kongresinin ardından 01-01-1970 03:00 TDF’de kongreye doğru 01-01-1970 03:00 Derneklerin önündeki en ciddi engel 01-01-1970 03:00 İstanbul'daki Trabzon'un hafta sonu faaliyetleri 01-01-1970 03:00 Özevlatçılık münazarası 01-01-1970 03:00 Trabzonlunun kimliğini saklamak zorunda kalması da ne demek! 01-01-1970 03:00 TDF’nin başkan adayları... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor'un altyapı sorunsalı 01-01-1970 03:00 TDF çatısı kimi örtüyor? 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’un kafası karışık... 01-01-1970 03:00 İbra meselesi ve delege vicdanı 01-01-1970 03:00 Çiftlik Bank ve Trabzonspor 01-01-1970 03:00 Asıl görev delegeye düşüyor 01-01-1970 03:00 İstanbul'daki Trabzon'da geçen hafta sonu 01-01-1970 03:00 Trabzonspor dergisinin kısa ve acıklı hikâyesi 01-01-1970 03:00 Ts Club'ların hâli, Trabzonspor'un ahvâli... 01-01-1970 03:00 Camiaya zarar verirsin... 01-01-1970 03:00 Bir haber nasıl yapılmalı… 01-01-1970 03:00 İçimizdeki hainleri temizlemedikçe... 01-01-1970 03:00 Münir Özkul’un ardından... 01-01-1970 03:00 Hamsi gününde konuşulanlar ve düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Hababam Sınıfı artık mezun olmalı 01-01-1970 03:00 Siyasetle dernekçilik birbirine karışmaz, ancak... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor geçmişin sıkıntılarını (y)aşıyor... 01-01-1970 03:00 Bir dernek toplantısının düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Bakkal bile olamayacak... 01-01-1970 03:00 İstifa: İhanet mi? İsabet mi? 01-01-1970 03:00 Konfederasyona hazır mıyız? 01-01-1970 03:00 İlk düğme yanlış iliklenmişse... 01-01-1970 03:00 Tribünde gruplar ve birlik-beraberlik safsatası... 01-01-1970 03:00 Bardak boş mu dolu mu? 01-01-1970 03:00 Recep, Fenerbahçe şampiyon olacak. Üzülme.. 01-01-1970 03:00 Ya devlet başa ya kuzgun leşe! 01-01-1970 03:00 Doktor Ersun Yanal... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor düğümü’ne kılıcı vurmak 01-01-1970 03:00 Burak Yılmaz ne demek istedi? 01-01-1970 03:00 Trabzonspor Kurtuluş Savaşı veriyorsa... 01-01-1970 03:00 1996, 2005, 2011 01-01-1970 03:00 Trabzon-Rize fitnesi artık bitirilmelidir 01-01-1970 03:00 Mesele Rize-Bursa değil, görelim artık… 01-01-1970 03:00 Dostluk olacaksa eğer... 01-01-1970 03:00 STK’ların siyasetle imtihanı 01-01-1970 03:00 Galip (mi) sayılır bu yolda mağlup? 01-01-1970 03:00 Siyaset, Toplum ve STK’lar... 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’da geçen hafta… 01-01-1970 03:00 Camia efor testini geçmiştir 01-01-1970 03:00 Trabzon kurtuldu da sonra ne oldu? 01-01-1970 03:00 Avni Aker’e Veda belgeselinin düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Kara sineğin hazin ve değişmeyen hikâyesi... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve komşu vilayetler sorunsalı… 01-01-1970 03:00 İyi gün taraftarlarına nasıl davranmalı? 01-01-1970 03:00 Saha sonuçları efsanesi 01-01-1970 03:00 Tuzlaspor neden el değiştirdi? 01-01-1970 03:00 Deniz Ateş Bitnel barışmak istiyormuş! 01-01-1970 03:00 Galatasaray bize kaç tane atar? 01-01-1970 03:00 Hemşehri dernekçiliği bitiyor mu? 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, yöneticiler ve sosyal medya etkisi 01-01-1970 03:00 Ah Beşikdüzü ah! 01-01-1970 03:00 Yeni Türkiye’de eski futbol düzeni mi olacak? 01-01-1970 03:00 İç barış, hemen şimdi! 01-01-1970 03:00 Bir sonraki darbeye kadar 01-01-1970 03:00 Futbol Asya'nın işi değil 01-01-1970 03:00 Arda protestosu haksız mı? 01-01-1970 03:00 Ahmet’in hikâyesi, toplumun hikâyesi olmalı 01-01-1970 03:00 Eleştiri en büyük destektir 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, mahkûm psikolojisi ve camiayı bekleyen tehlike 01-01-1970 03:00 Toplum neyse medya da odur 01-01-1970 03:00 Trabzonspor olmasa açlıktan ağzı kokacak... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor Kaç Paralık Kulüptür? 01-01-1970 03:00 Trabzonspor'un Şenol Güneş'le İmtihanı 01-01-1970 03:00 TÜSED yerinde sayıyor! Böyle giderse… 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve gerçeklerle yüzleşmek… 01-01-1970 03:00 Mayıs 96'nın sosyo-politiği... 01-01-1970 03:00 Her şey sahaya giren birine bağlıysa... 01-01-1970 03:00 Kentsel dönüşüm ne anlama geliyor? 01-01-1970 03:00 50. Yılı Bize Yedirirler mi? 01-01-1970 03:00 Hesap sormazsak, yüzde 50,1... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor’da dün ve yarın problemi 01-01-1970 03:00 Trabzon halkı Trabzonspor'a duyarsız mı? 01-01-1970 03:00 Güçlü olmak değil, haklı olmak başkanım 01-01-1970 03:00 40 yıllık kâbus, 100 yıllık yalnızlık… 01-01-1970 03:00 "Trabzon kümeye!" ne anlama geliyor? 01-01-1970 03:00 Şampiyonluk, küme düşmek, Şarklı refleksi… 01-01-1970 03:00 Bu Hami o Hami mi? 01-01-1970 03:00 Ödül töreni ve düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Gülen gözler, ağlayan gözler… 01-01-1970 03:00 Asıl kime ayıp ediyorsunuz efendiler! 01-01-1970 03:00 Saklı Trabzon Tarihinden Bir Kesit... 01-01-1970 03:00 Trabzon, futbol ve medeniyet… 01-01-1970 03:00 Muhalefet kötü bir şey midir? 01-01-1970 03:00 Kongre'nin Ardından... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor’dan vazgeçmek… 01-01-1970 03:00 Trabzonspor'da çözüm iki turlu seçim sistemidir 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve “aydın” açmazı… 01-01-1970 03:00