TİAB kongresi ve Trabzon gazeteciliği üzerine...

Bülent Şirin

03-07-2018 17:54

Geçen pazar günü TİAB’ın kongresine gittik. Katılımcı sayısı son derece azdı, ancak anlaşılan bu dernek yönetiminin tercihiydi ve yasal bir problem olmadığı için bu tercihe de kimsenin itiraz etmesine mahal yoktu. Fakat gönül isterdi ki TİAB gibi bir kurumun şanına ve ağırlığına yakışır ihtişamda bir kongre olsaydı. İnşaallah ilerleyen dönemlerde diyelim.

Trafik nedeniyle biraz gecikmeli ulaştığımız için Sayın Müdür Kenan Malkoç geçmiş dönem faaliyet raporunu okurken salona girebildik. Faaliyetler gerçekten sayıca fazlaydı ve okunması da doğal olarak uzun sürdü. Bunun üzerine aynı zamanda derneğin onursal başkanı da olan Divan Başkanı Atalay Şahinoğlu, “Bu kadar faaliyet gerçekleştirildiğini ben bile bilmiyordum. Keşke açıklansa da kamuoyu da bilgi sahibi olsa” minvalinde bir ifade kullandı. Biz de ilerleyen vakitlerde bunun üzerine söz aldık ve kısa bir konuşma yaptık. Aşağıda değineceğiz.

Salondakilere görüşlerini açıklamaları için söz verildiğinde, gazeteci Zeki Gökçe İstanbul’da çok sayıda Trabzon hemşehri derneği ve iki federasyon olduğunu, TİAB’ın da onların benzeri faaliyetler yapması gerektiği şeklinde özetlenebilecek tavsiyelerde bulundu. Bunun üzerine hemen cevap vermeyi tercih eden başkan Orhan Akçay, (yine mealen) “Biz sosyal bir dernek değiliz. Kuruluş amacımız farklı. Diğer hemşehri derneklerine benzer faaliyetler yapmayı tercih etmiyoruz. Onlar zaten bazı problemler yaşıyorlar. Biz o problemlerin içinde bulunmak istemiyoruz. Biz adımız üstünde Trabzonlu iş adamları ve bürokratların arasında koordinasyon ve iş birliği konularında çalışmak ve hedefler belirleyip yürümek amacını güdüyoruz” dedi. (Ses kaydı yapmadığım için aklımda kalanı ve anladığımı yazdım, eksik veya yanlış varsa affola)

Peki TİAB görevini yapıyor mu?

Burada biz de iki söz söyleyelim. TİAB’ın kendine farklı bir yol çizmesi anlaşılabilir bir durumdur, bunda bir mahzur yoktur. Hâttâ bilakis fayda vardır, çünkü hemşehri derneği denilince akla hep aynı şeyler gelmemelidir. Her kişi ve kurum kendi nitelik ve kapasitesine göre faaliyetler gerçekleştirmelidir. Hepsine ihtiyaç vardır. Bu açıklamadan TİAB’ın diğer dernekleri küçümsediği anlamı da çıkarılmamalıdır. Ancak bizim aklımıza da geçtiğimiz aylarda İstanbul Ticaret Odası seçimlerinde karşı listelerde bulunan iki Trabzonlu hemşehrimizin birbirlerini tanımadıkları gerçeği geliyor ister istemez. O zaman TİAB’ın kendi amaçları ve hedefleri doğrultusunda ne kadar başarılı olduğu sorusu da haksız ve yersiz bir soru olmuyor.

Kongrede TİAB’ın işletmecisi durumunda olduğu orman alanı için çok büyük bir projeden bahsedildi. Bu projeye göre orman alanına turistler için cazibe merkezi olacak çok sayıda tesis yapılacak. Oyun, eğlence ve yarış parkurları gibi bir şey. İsmi, cismi, çizimi hepsi hazır ve orada gösterildi ama hasta olduğum için aklımda bu kadarı kaldı. Tekrar affola diyorum. Bu projeyle tesislere yılda 800 ilâ bir milyon turistin getirilmesinin hedeflendiği, bu projenin derneğe ciddi bir gelir sağlayacağı açıklandı. Hemen söz aldım ve “Tamam, tesisler filan yapılsın da o zaman burası Trabzon’un teneffüs edileceği bir ortam olmaktan çıkacak mı çıkmayacak mı? Buraya gelenler Trabzon Park olduğu için geliyorlar?” diye sordum. Yetkili isimler bu konuda gönlümüzün rahat olması gerektiğini, mekanın Trabzon dokusundan uzaklaşmayacağı garantisini verdiler. Fakat kongreden sonra orada işletmecilik yapan birkaç kişiyle görüşmemde kendileri “Öyle bir şey olursa bize burada yaşama ortamı kalmaz” dediler. Doğrusu, tercih derneği yöneten iradeye aittir ve Atalay başkanın dediği gibi ormanın esas sahibi Orman Bakanlığı’nın bilgisi ve isteği dışında bir şey yapılmaz ama İstanbul’daki Trabzonlular kendilerini Trabzon ortamında hissettikleri bir bölgenin bambaşka bir yer olmasından hoşlanmayacaklardır. Acizane fikrimdir.

Trabzonlu gazeteci ile Trabzon gazetecisi aynı şey değildir

Gelelim bizim meseleye. Yazının başında Sayın Atalay Şahinoğlu’nun faaliyet raporu okunup bittikten sonra takdir hislerini belirtmek mahiyetinde “Bu kadar faaliyet gerçekleştirildiğini ben bile bilmiyordum. Keşke açıklansa da kamuoyu da bilgi sahibi olsa” dediğini aktarmıştık. Ben de biraz sonra söz aldım ve İstanbul’da Trabzon’daki nüfus kadar Trabzonlu yaşadığını, ancak bu nüfus ve ağırlığa mütenasip bir Trabzon medyası bulunmadığını, bunun ciddi bir eksiklik olduğunu söyledim. Atalay Şahinoğlu da benim sözlerimin üzerine “Aslında çok sayıda üst düzey gazeteci arkadaşımız var” dedi, büyük gazete ve televizyonlarda çalışan Trabzonluları kast ederek. Bu yargı, çok büyük bir yanılgıdır. Onlar Trabzonlu gazeteciler, Trabzon gazetecileri değil. Ulusal medyada görev yapan Trabzonlu gazetecilerin görevi, o yayın organında ulusal meseleleri işlemektir. İkide bir Trabzon’u konu alan yazılar yazamaz, sözler söyleyemezler. Yani onların varlığı, başta gurbetteki Trabzonlular olmak üzere Trabzon’un bütününe yeterli faydayı sağlayacak bir pozisyon değildir. Düşünün, büyük bir gazetede ülkedeki ekonomik ya da siyasi konuları işleyen bir Trabzonlu gazeteci Trabzon hakkında ne kadar yazıp çizebilir?

Ya Trabzon’daki medya?

Peki, Trabzon’da çok sayıda yayın organı var. Onlar bu çerçevenin neresinde kalıyor?” diye sorarsanız, ben de size onların Trabzon dışında yaşayan Trabzonlular diye bir derdi olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Bu durumun haklı haksız sebep ve gerekçeleri var, ancak gerçek olan şey başta İstanbul olmak üzere gurbetteki devasa Trabzon nüfusu Trabzon’daki medya organlarının ilgi alanına girmiyor. Girse de ucundan kenarından, absürt bir şekilde giriyor. Trabzon medyasından bir haber sitesi, TİAB’ın yeni yönetim listesinde denetleme kurulunda sanatçı Mustafa Topaloğlu’nun bulunmasına bıyık altından gülmüş. Üstelik denetleme kuruluna başkan yapmış Topaloğlu’nu. Mustafa Topaloğlu’nun neden TİAB’ın denetleme kuruluna alındığını, sürekli TİAB’a gelip giden gazeteci anlayabilir. İşte biz buradayız, kendiniz yoksa bile bize sorabilirdiniz burada olup bitenleri. Hâttâ ben gittim, özel haber yaptım. Ondan bile alıntı yapabilirdiniz. Ama dediğim gibi, gerek bile duymuyorlar. 

Öte yandan, TİAB da dahil olmak üzere İstanbul’daki Trabzon’dan kötü bir haber çıktığında ulusal basın bunu yine İstanbul’daki gazeteci arkadaşlardan alıp da haber yapacaktır. Geçmişte yaşanan bazı tatsız örnekleri saymayalım.

İstanbul’da Trabzon medyası şart

Uzattık, affola. Tekrarla bitirelim. Halen çok büyük bir nüfusa sahip olan İstanbul’daki Trabzon, sayısal ağırlığını ekonomik ve siyasal ağırlığa dönüştürmek istiyorsa, İstanbul’da güçlü bir Trabzon medyasının varlığı şarttır. Bunun bir an önce idrak edilip gereğinin yapılması gerekmektedir. Yoksa İstanbul’un birbirinden uzak ve farklı coğrafyalarında yaşayan Trabzonluların arasındaki kopukluğu gidermek ve organize olmalarını sağlamak hiçbir şekilde mümkün olmayacaktır.

DİĞER YAZILARI TDF Kongresi’nin ardından… 01-01-1970 03:00 Trabzon Evi muamması… 01-01-1970 03:00 Dernek seçimlerinde tek aday efsanesi 01-01-1970 03:00 Trabzonspor’un şampiyonluğunu kaldıramayız! 01-01-1970 03:00 Evlât acısı, kuyruk acısı... 01-01-1970 03:00 Kadırga’nın coğrafyası değil geleceği konuşulmalı 01-01-1970 03:00 Kadırga krizi üzerine… 01-01-1970 03:00 Şampiyonluk havaları güzel, ancak... 01-01-1970 03:00 Dernek bana ne verecek? 01-01-1970 03:00 Dernekler konuşuyor programı hakkında-2 01-01-1970 03:00 Dernekler konuşuyor programı hakkında... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, labirent ve matrix… 01-01-1970 03:00 Hakemi yenemezsiniz! 01-01-1970 03:00 Trabzon Evi? 01-01-1970 03:00 Bir avuç fındık, yeter artık!.. 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, şampiyonluk ve ruhunu şeytana satmak... 01-01-1970 03:00 Tuhaf ve hazin bir cinayet hikayesi 01-01-1970 03:00 TDF’den İstişare Trajikomedisi 01-01-1970 03:00 Gidemedim Torul'a, Ben yorula yorula... 01-01-1970 03:00 TİAB ve TrabzonPark'tan sonrası 01-01-1970 03:00 TrabzonPark'ın düşüşü ve gerçekler... 01-01-1970 03:00 Dernekler, hamsi ve medya... 01-01-1970 03:00 Of-Hayrat Derneği’nde kongreye doğru... 01-01-1970 03:00 Düğün, cenaze, birlik-beraberlik... 01-01-1970 03:00 Dernekler eleştiriye alışmalıdır 01-01-1970 03:00 Derneklerde neden kadınlar yok? 01-01-1970 03:00 Vakfıkebirliler, Erkan Ocaklı ve Maçka Dernekler Federasyonu... 01-01-1970 03:00 Biz bize yetmeyiz! 01-01-1970 03:00 Avrupa'yı lige feda etmek? 01-01-1970 03:00 Lig mi Avrupa mı? 01-01-1970 03:00 Avni Aker, Van Gogh, Barcelona... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve sivil itaatsizlik 01-01-1970 03:00 Yusuf kalsaydı şampiyon olacaktık zaar! 01-01-1970 03:00 Denizci, Tekke, Karadeniz, Yazıcı... 01-01-1970 03:00 Siyaset-toplum ve STK ilişkileri nasıl olmalı? 01-01-1970 03:00 Siyaset ve Trabzon hemşehri dernekleri 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu ve İBB'deki Trabzonlular 01-01-1970 03:00 Trabzon kimliğinin önemi, Gurbetçi Gençler örneği 01-01-1970 03:00 Trabzon kimliği, her şeye rağmen... 01-01-1970 03:00 Sultanbeyli'de bir gece... 01-01-1970 03:00 İyi ki BNU Var 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon entegre olurken medyanın rolü ne olmalı? 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’da geçen hafta sonu 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’un değişen profili ve medyanın rolü 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ya deveyi güdecek ya bu diyardan gidecek! 01-01-1970 03:00 Çekmeköy Trabzonlular Derneği'nin düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu, siyasi tercihler ve hemşehrilik faktörü 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu nasıl kazanır? 01-01-1970 03:00 Kendini çoğunluk sanan azınlık ve hazin hikâyesi 01-01-1970 03:00 “Senin görevin Jim, tabii kabul edersen…” 01-01-1970 03:00 Hilmi Türkmen bir başarı hikayesidir 01-01-1970 03:00 İki dernek, iki örnek... 01-01-1970 03:00 Kar yağmadan yayladan inmeyen dernekçi... 01-01-1970 03:00 Yerel seçimler ve siyasette hemşehrilik faktörü 01-01-1970 03:00 TDF sana söylüyorum, dernekler siz anlayın... 01-01-1970 03:00 Trabzon Günleri'nin ardından... 01-01-1970 03:00 Hepimiz Yattara kadar Trabzonluyuz 01-01-1970 03:00 Hemşehrilerimizdeki yaz rehaveti tedavi edilmelidir 01-01-1970 03:00 Dernekler artık geçmişten günümüze gelmeli 01-01-1970 03:00 Derneklerin siyasete etkisi nasıl olmalı? 01-01-1970 03:00 TDF'de yeni dönem 01-01-1970 03:00 Kongrenin yankıları... 01-01-1970 03:00 TDF kongresinin ardından 01-01-1970 03:00 TDF’de kongreye doğru 01-01-1970 03:00 Derneklerin önündeki en ciddi engel 01-01-1970 03:00 İstanbul'daki Trabzon'un hafta sonu faaliyetleri 01-01-1970 03:00 Özevlatçılık münazarası 01-01-1970 03:00 Trabzonlunun kimliğini saklamak zorunda kalması da ne demek! 01-01-1970 03:00 TDF’nin başkan adayları... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor'un altyapı sorunsalı 01-01-1970 03:00 TDF çatısı kimi örtüyor? 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’un kafası karışık... 01-01-1970 03:00 İbra meselesi ve delege vicdanı 01-01-1970 03:00 Çiftlik Bank ve Trabzonspor 01-01-1970 03:00 Asıl görev delegeye düşüyor 01-01-1970 03:00 İstanbul'daki Trabzon'da geçen hafta sonu 01-01-1970 03:00 Trabzonspor dergisinin kısa ve acıklı hikâyesi 01-01-1970 03:00 Ts Club'ların hâli, Trabzonspor'un ahvâli... 01-01-1970 03:00 Camiaya zarar verirsin... 01-01-1970 03:00 Bir haber nasıl yapılmalı… 01-01-1970 03:00 İçimizdeki hainleri temizlemedikçe... 01-01-1970 03:00 Münir Özkul’un ardından... 01-01-1970 03:00 Hamsi gününde konuşulanlar ve düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Hababam Sınıfı artık mezun olmalı 01-01-1970 03:00 Siyasetle dernekçilik birbirine karışmaz, ancak... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor geçmişin sıkıntılarını (y)aşıyor... 01-01-1970 03:00 Bir dernek toplantısının düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Bakkal bile olamayacak... 01-01-1970 03:00 İstifa: İhanet mi? İsabet mi? 01-01-1970 03:00 Konfederasyona hazır mıyız? 01-01-1970 03:00 İlk düğme yanlış iliklenmişse... 01-01-1970 03:00 Tribünde gruplar ve birlik-beraberlik safsatası... 01-01-1970 03:00 Bardak boş mu dolu mu? 01-01-1970 03:00 Recep, Fenerbahçe şampiyon olacak. Üzülme.. 01-01-1970 03:00 Ya devlet başa ya kuzgun leşe! 01-01-1970 03:00 Doktor Ersun Yanal... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor düğümü’ne kılıcı vurmak 01-01-1970 03:00 Burak Yılmaz ne demek istedi? 01-01-1970 03:00 Trabzonspor Kurtuluş Savaşı veriyorsa... 01-01-1970 03:00 1996, 2005, 2011 01-01-1970 03:00 Trabzon-Rize fitnesi artık bitirilmelidir 01-01-1970 03:00 Mesele Rize-Bursa değil, görelim artık… 01-01-1970 03:00 Dostluk olacaksa eğer... 01-01-1970 03:00 STK’ların siyasetle imtihanı 01-01-1970 03:00 Galip (mi) sayılır bu yolda mağlup? 01-01-1970 03:00 Siyaset, Toplum ve STK’lar... 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’da geçen hafta… 01-01-1970 03:00 Camia efor testini geçmiştir 01-01-1970 03:00 Ne yapmış Gümüşhane?.. 01-01-1970 03:00 Trabzon kurtuldu da sonra ne oldu? 01-01-1970 03:00 Avni Aker’e Veda belgeselinin düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Kara sineğin hazin ve değişmeyen hikâyesi... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve komşu vilayetler sorunsalı… 01-01-1970 03:00 İyi gün taraftarlarına nasıl davranmalı? 01-01-1970 03:00 Saha sonuçları efsanesi 01-01-1970 03:00 Tuzlaspor neden el değiştirdi? 01-01-1970 03:00 Deniz Ateş Bitnel barışmak istiyormuş! 01-01-1970 03:00 Galatasaray bize kaç tane atar? 01-01-1970 03:00 Hemşehri dernekçiliği bitiyor mu? 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, yöneticiler ve sosyal medya etkisi 01-01-1970 03:00 Ah Beşikdüzü ah! 01-01-1970 03:00 Yeni Türkiye’de eski futbol düzeni mi olacak? 01-01-1970 03:00 İç barış, hemen şimdi! 01-01-1970 03:00 Bir sonraki darbeye kadar 01-01-1970 03:00 Futbol Asya'nın işi değil 01-01-1970 03:00 Arda protestosu haksız mı? 01-01-1970 03:00 Ahmet’in hikâyesi, toplumun hikâyesi olmalı 01-01-1970 03:00 Eleştiri en büyük destektir 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, mahkûm psikolojisi ve camiayı bekleyen tehlike 01-01-1970 03:00 Toplum neyse medya da odur 01-01-1970 03:00 Trabzonspor olmasa açlıktan ağzı kokacak... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor Kaç Paralık Kulüptür? 01-01-1970 03:00 Trabzonspor'un Şenol Güneş'le İmtihanı 01-01-1970 03:00 TÜSED yerinde sayıyor! Böyle giderse… 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve gerçeklerle yüzleşmek… 01-01-1970 03:00 Mayıs 96'nın sosyo-politiği... 01-01-1970 03:00 Her şey sahaya giren birine bağlıysa... 01-01-1970 03:00 Kentsel dönüşüm ne anlama geliyor? 01-01-1970 03:00 50. Yılı Bize Yedirirler mi? 01-01-1970 03:00 Hesap sormazsak, yüzde 50,1... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor’da dün ve yarın problemi 01-01-1970 03:00 Trabzon halkı Trabzonspor'a duyarsız mı? 01-01-1970 03:00 Güçlü olmak değil, haklı olmak başkanım 01-01-1970 03:00 40 yıllık kâbus, 100 yıllık yalnızlık… 01-01-1970 03:00 "Trabzon kümeye!" ne anlama geliyor? 01-01-1970 03:00 Şampiyonluk, küme düşmek, Şarklı refleksi… 01-01-1970 03:00 Bu Hami o Hami mi? 01-01-1970 03:00 Ödül töreni ve düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Gülen gözler, ağlayan gözler… 01-01-1970 03:00 Asıl kime ayıp ediyorsunuz efendiler! 01-01-1970 03:00 Saklı Trabzon Tarihinden Bir Kesit... 01-01-1970 03:00 Trabzon, futbol ve medeniyet… 01-01-1970 03:00 Muhalefet kötü bir şey midir? 01-01-1970 03:00 Kongre'nin Ardından... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor’dan vazgeçmek… 01-01-1970 03:00 Trabzonspor'da çözüm iki turlu seçim sistemidir 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve “aydın” açmazı… 01-01-1970 03:00