Trabzonlunun kimliğini saklamak zorunda kalması da ne demek!

Bülent Şirin

19-04-2018 18:43

Yaklaşan Trabzon Dernekleri Federasyonu kongresi öncesinde federasyon merkezli yazılara devam ediyoruz.

Bazı dostlar bir hemşehri derneği federasyonuna neden bu kadar zaman ve enerji ayırdığımızı anlamakta zorlanabilir. Herkes gibi Trabzonluların da şiddetle ve ciddi bir şekilde lobi faaliyetlerine ihtiyacı var, bu ihtiyacı gidermek de işte tam TDF gibi kurumların görevi. Bizim derdimiz de bu kurumun görevini yapmadığı. Bakınız, canlı bir örnek vereyim:

Geçtiğimiz günlerde İstanbul’un bir semtinde bir Trabzon ortamındayız. Orada AK Parti İstanbul ilçe yönetimlerine yeni giren arkadaşlar da vardı. Bir tanesi “Neye uğradığımı şaşırdım. Resmen linç kampanyasına maruz kaldık” dedi. Anlamadım ve sebebini sordum. Meğer parti içindeki diğer çevreler yönetimlerde çok fazla Trabzonlu olduğundan şikâyet ediyorlarmış ve şikâyetin derecesi rahatsız edici boyutlara ulaşmış. Partide görev alan diğer Trabzonlu arkadaşlar da aynı muameleye maruz kaldıklarını ifade ettiler. Hâttâ daha da acısı, “Allah’tan İstanbul doğumluyuz. Trabzonlu olduğumuzu saklamak zorunda kaldık” dediler. Orada diğer partilerde aktif olarak görev alan yine Trabzonlu başka arkadaşlar da vardı, onlar da kendi partilerinde durumun farklı olmadığını açıkladılar.

Bir kurumda (sadece siyaset demiyoruz, çünkü farklı alanlarda da Trabzonlular aynı muameleye maruz kalıyor) göreve talip oluyorsunuz, görev size tevdi ediliyor ve başka memleketlerden gelen tepkiler üzerine en fazla önemsediğiniz kimliğiniz olan Trabzonluluğunuzu gizlemek zorunda kalıyorsunuz. Durumun ne kadar vahim olduğunu söylememize gerek var mı? İstediğiniz kadar “Türkiye’nin T’si, çimentosu” deyin siz. Elalemin size bakışı bu şekilde.

Bu vahametin TDF ile ne ilgisi var? Çok ilgisi var. Trabzon’un gereği ve yeteri kadar güçlü bir STK yapısı olsa kimse Trabzonlulara hakları olan görev ve pozisyonlardan dolayı böyle davranamaz.

Yabancı ülkede azınlık statüsünde miyiz ki kimliğimizi saklıyoruz, bu ne kadar acı bir durumdur!.. Başka bir ülkede böyle bir şey olduğunu duysak çok yadırgarız, bu ayrımcılığı açıkça kınarız, değil mi? Peki bizde neden öyle olmuyor da bütün Trabzonlular bu durum karşısında Laz fıkrası gibi herkesten önce gülüp geçiyorlar? Neden biz başka memleketlerin uğraşmak zorunda kalmadığı zorlukları bu kadar içselleştiriyor, benimsiyor da onlarla uğraşmaktan hiç şikâyetçi olmuyoruz?

Sivil toplum faaliyetleri, belli bir düzen ve hiyerarşi içinde çalışıp, bir fayda üretmek ve bu faydayı katkıda bulunanlara hakkaniyetli bir biçimde bölüştürmek istikametinde olmalıdır. O zaman STK’lar bir cazibe merkezi olur, herkes katkıda bulunmaya çalışır, söz konusu STK gittikçe güçlenir ve hitap ettiği kitleye daha fazla fayda sağlar. Daha fazla fayda sağladıkça da katkıda bulunanlar çoğalır ve bu birbirini besleyen bir süreç şeklide gelişir gider.

Peki TDF’de ne oluyor? Sadece Trabzon isminden kaynaklanan bir ağırlık söz konusu ve bu ağırlık da ortaya kendiliğinden bir fayda çıkarıyor. Bu fayda, “yukarıda” birilerinin hedeflerine ulaşması için kullanılıyor, aşağıdakilere de “Bakın, size ne güzel Trabzon Günleri düzenliyoruz. Orada gülün, eğlenin, horon oynayın, kuymak falan da yiyin, kendinizi iyi hissedin” deniliyor.

Sormak lazım değil midir: Trabzon Günleri’ne katılan milyonlarca Trabzonlunun hayatında ertesi gün olumlu istikamette nasıl bir değişim oluyor? İşsiz iş mi buluyor? Terfi almak isteyen terfi mi alıyor? Tayin bekleyen tayin mi oluyor? İşini büyütmek isteyen bir tane müşteri mi buluyor? Trabzon kültürü ve sanatı, elektronik ritmli kemençe gürültüsünden bir milim ileri mi gidiyor?

Burada kabahat sadece o “yukarıdakiler”de değil. TDF, İstanbul’daki dernek çevrelerinde her zaman eleştirilir, tartışılır. Ama günün sonunda “Bana ne yaa... Ne yaparlarsa yapsınlar. Ben kendi derneğimle meşgul olacağım” denilir ve bu döngüde en ufak bir değişim olmaz. Bu ciddi bir hatadır. Trabzon Dernekleri Federasyonu, Trabzon’a aidiyet hisseden herkesin mülkiyetindedir. Gün gelir, kendi köy ya da ilçe derneğinizin boyunu aşan bir sıkıntıyla karşılaşırsınız. İşte o zaman o sıkıntıyı bertaraf edebilecek güce sahip bir üst kuruma ihtiyaç duyarsınız. O kurum da TDF’nin ta kendisidir.

Sevgili dernek başkanları, yöneticileri, mensupları... Sizlere sesleniyorum. TDF’yi kendi başına bırakmayın. “Bana ne yaaa, kendi derneğim bana yeter” demeyin, çünkü gün gelir yetmez. Kimsenin yeri yurdu, işi gücü, kariyeri pozisyonu garanti altında değildir. Bir rüzgar gelir, hepsi yer ile yeksan olur. Ne kadar güçlü, yaygın, aktif ve organize bir sistemin içinde olursanız o kadar emin olursunuz.

Toplumun diğer unsurları tarafından asırlardır aşağılanan, itilip kakılan, hor görülen, kimliğini saklamak zorunda bırakılan, bütün bunları da fıkra tadında geçiştiren zihniyet artık tarihe gömülmelidir!

Kan ver, can ver, emek ver, para ver, ondan sonra “Bu Trabzonlular niye burada?” Sen de gül geç! Yıllar sonra tarih kitaplarında “bir dönemin en büyük aptalları” diye nitelenmeyeceğimizden emin misiniz!?

DİĞER YAZILARI TDF Kongresi’nin ardından… 01-01-1970 03:00 Trabzon Evi muamması… 01-01-1970 03:00 Dernek seçimlerinde tek aday efsanesi 01-01-1970 03:00 Trabzonspor’un şampiyonluğunu kaldıramayız! 01-01-1970 03:00 Evlât acısı, kuyruk acısı... 01-01-1970 03:00 Kadırga’nın coğrafyası değil geleceği konuşulmalı 01-01-1970 03:00 Kadırga krizi üzerine… 01-01-1970 03:00 Şampiyonluk havaları güzel, ancak... 01-01-1970 03:00 Dernek bana ne verecek? 01-01-1970 03:00 Dernekler konuşuyor programı hakkında-2 01-01-1970 03:00 Dernekler konuşuyor programı hakkında... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, labirent ve matrix… 01-01-1970 03:00 Hakemi yenemezsiniz! 01-01-1970 03:00 Trabzon Evi? 01-01-1970 03:00 Bir avuç fındık, yeter artık!.. 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, şampiyonluk ve ruhunu şeytana satmak... 01-01-1970 03:00 Tuhaf ve hazin bir cinayet hikayesi 01-01-1970 03:00 TDF’den İstişare Trajikomedisi 01-01-1970 03:00 Gidemedim Torul'a, Ben yorula yorula... 01-01-1970 03:00 TİAB ve TrabzonPark'tan sonrası 01-01-1970 03:00 TrabzonPark'ın düşüşü ve gerçekler... 01-01-1970 03:00 Dernekler, hamsi ve medya... 01-01-1970 03:00 Of-Hayrat Derneği’nde kongreye doğru... 01-01-1970 03:00 Düğün, cenaze, birlik-beraberlik... 01-01-1970 03:00 Dernekler eleştiriye alışmalıdır 01-01-1970 03:00 Derneklerde neden kadınlar yok? 01-01-1970 03:00 Vakfıkebirliler, Erkan Ocaklı ve Maçka Dernekler Federasyonu... 01-01-1970 03:00 Biz bize yetmeyiz! 01-01-1970 03:00 Avrupa'yı lige feda etmek? 01-01-1970 03:00 Lig mi Avrupa mı? 01-01-1970 03:00 Avni Aker, Van Gogh, Barcelona... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve sivil itaatsizlik 01-01-1970 03:00 Yusuf kalsaydı şampiyon olacaktık zaar! 01-01-1970 03:00 Denizci, Tekke, Karadeniz, Yazıcı... 01-01-1970 03:00 Siyaset-toplum ve STK ilişkileri nasıl olmalı? 01-01-1970 03:00 Siyaset ve Trabzon hemşehri dernekleri 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu ve İBB'deki Trabzonlular 01-01-1970 03:00 Trabzon kimliğinin önemi, Gurbetçi Gençler örneği 01-01-1970 03:00 Trabzon kimliği, her şeye rağmen... 01-01-1970 03:00 Sultanbeyli'de bir gece... 01-01-1970 03:00 İyi ki BNU Var 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon entegre olurken medyanın rolü ne olmalı? 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’da geçen hafta sonu 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’un değişen profili ve medyanın rolü 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ya deveyi güdecek ya bu diyardan gidecek! 01-01-1970 03:00 Çekmeköy Trabzonlular Derneği'nin düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu, siyasi tercihler ve hemşehrilik faktörü 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu nasıl kazanır? 01-01-1970 03:00 Kendini çoğunluk sanan azınlık ve hazin hikâyesi 01-01-1970 03:00 “Senin görevin Jim, tabii kabul edersen…” 01-01-1970 03:00 Hilmi Türkmen bir başarı hikayesidir 01-01-1970 03:00 İki dernek, iki örnek... 01-01-1970 03:00 Kar yağmadan yayladan inmeyen dernekçi... 01-01-1970 03:00 Yerel seçimler ve siyasette hemşehrilik faktörü 01-01-1970 03:00 TDF sana söylüyorum, dernekler siz anlayın... 01-01-1970 03:00 Trabzon Günleri'nin ardından... 01-01-1970 03:00 Hepimiz Yattara kadar Trabzonluyuz 01-01-1970 03:00 Hemşehrilerimizdeki yaz rehaveti tedavi edilmelidir 01-01-1970 03:00 Dernekler artık geçmişten günümüze gelmeli 01-01-1970 03:00 Derneklerin siyasete etkisi nasıl olmalı? 01-01-1970 03:00 TİAB kongresi ve Trabzon gazeteciliği üzerine... 01-01-1970 03:00 TDF'de yeni dönem 01-01-1970 03:00 Kongrenin yankıları... 01-01-1970 03:00 TDF kongresinin ardından 01-01-1970 03:00 TDF’de kongreye doğru 01-01-1970 03:00 Derneklerin önündeki en ciddi engel 01-01-1970 03:00 İstanbul'daki Trabzon'un hafta sonu faaliyetleri 01-01-1970 03:00 Özevlatçılık münazarası 01-01-1970 03:00 TDF’nin başkan adayları... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor'un altyapı sorunsalı 01-01-1970 03:00 TDF çatısı kimi örtüyor? 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’un kafası karışık... 01-01-1970 03:00 İbra meselesi ve delege vicdanı 01-01-1970 03:00 Çiftlik Bank ve Trabzonspor 01-01-1970 03:00 Asıl görev delegeye düşüyor 01-01-1970 03:00 İstanbul'daki Trabzon'da geçen hafta sonu 01-01-1970 03:00 Trabzonspor dergisinin kısa ve acıklı hikâyesi 01-01-1970 03:00 Ts Club'ların hâli, Trabzonspor'un ahvâli... 01-01-1970 03:00 Camiaya zarar verirsin... 01-01-1970 03:00 Bir haber nasıl yapılmalı… 01-01-1970 03:00 İçimizdeki hainleri temizlemedikçe... 01-01-1970 03:00 Münir Özkul’un ardından... 01-01-1970 03:00 Hamsi gününde konuşulanlar ve düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Hababam Sınıfı artık mezun olmalı 01-01-1970 03:00 Siyasetle dernekçilik birbirine karışmaz, ancak... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor geçmişin sıkıntılarını (y)aşıyor... 01-01-1970 03:00 Bir dernek toplantısının düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Bakkal bile olamayacak... 01-01-1970 03:00 İstifa: İhanet mi? İsabet mi? 01-01-1970 03:00 Konfederasyona hazır mıyız? 01-01-1970 03:00 İlk düğme yanlış iliklenmişse... 01-01-1970 03:00 Tribünde gruplar ve birlik-beraberlik safsatası... 01-01-1970 03:00 Bardak boş mu dolu mu? 01-01-1970 03:00 Recep, Fenerbahçe şampiyon olacak. Üzülme.. 01-01-1970 03:00 Ya devlet başa ya kuzgun leşe! 01-01-1970 03:00 Doktor Ersun Yanal... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor düğümü’ne kılıcı vurmak 01-01-1970 03:00 Burak Yılmaz ne demek istedi? 01-01-1970 03:00 Trabzonspor Kurtuluş Savaşı veriyorsa... 01-01-1970 03:00 1996, 2005, 2011 01-01-1970 03:00 Trabzon-Rize fitnesi artık bitirilmelidir 01-01-1970 03:00 Mesele Rize-Bursa değil, görelim artık… 01-01-1970 03:00 Dostluk olacaksa eğer... 01-01-1970 03:00 STK’ların siyasetle imtihanı 01-01-1970 03:00 Galip (mi) sayılır bu yolda mağlup? 01-01-1970 03:00 Siyaset, Toplum ve STK’lar... 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’da geçen hafta… 01-01-1970 03:00 Camia efor testini geçmiştir 01-01-1970 03:00 Ne yapmış Gümüşhane?.. 01-01-1970 03:00 Trabzon kurtuldu da sonra ne oldu? 01-01-1970 03:00 Avni Aker’e Veda belgeselinin düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Kara sineğin hazin ve değişmeyen hikâyesi... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve komşu vilayetler sorunsalı… 01-01-1970 03:00 İyi gün taraftarlarına nasıl davranmalı? 01-01-1970 03:00 Saha sonuçları efsanesi 01-01-1970 03:00 Tuzlaspor neden el değiştirdi? 01-01-1970 03:00 Deniz Ateş Bitnel barışmak istiyormuş! 01-01-1970 03:00 Galatasaray bize kaç tane atar? 01-01-1970 03:00 Hemşehri dernekçiliği bitiyor mu? 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, yöneticiler ve sosyal medya etkisi 01-01-1970 03:00 Ah Beşikdüzü ah! 01-01-1970 03:00 Yeni Türkiye’de eski futbol düzeni mi olacak? 01-01-1970 03:00 İç barış, hemen şimdi! 01-01-1970 03:00 Bir sonraki darbeye kadar 01-01-1970 03:00 Futbol Asya'nın işi değil 01-01-1970 03:00 Arda protestosu haksız mı? 01-01-1970 03:00 Ahmet’in hikâyesi, toplumun hikâyesi olmalı 01-01-1970 03:00 Eleştiri en büyük destektir 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, mahkûm psikolojisi ve camiayı bekleyen tehlike 01-01-1970 03:00 Toplum neyse medya da odur 01-01-1970 03:00 Trabzonspor olmasa açlıktan ağzı kokacak... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor Kaç Paralık Kulüptür? 01-01-1970 03:00 Trabzonspor'un Şenol Güneş'le İmtihanı 01-01-1970 03:00 TÜSED yerinde sayıyor! Böyle giderse… 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve gerçeklerle yüzleşmek… 01-01-1970 03:00 Mayıs 96'nın sosyo-politiği... 01-01-1970 03:00 Her şey sahaya giren birine bağlıysa... 01-01-1970 03:00 Kentsel dönüşüm ne anlama geliyor? 01-01-1970 03:00 50. Yılı Bize Yedirirler mi? 01-01-1970 03:00 Hesap sormazsak, yüzde 50,1... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor’da dün ve yarın problemi 01-01-1970 03:00 Trabzon halkı Trabzonspor'a duyarsız mı? 01-01-1970 03:00 Güçlü olmak değil, haklı olmak başkanım 01-01-1970 03:00 40 yıllık kâbus, 100 yıllık yalnızlık… 01-01-1970 03:00 "Trabzon kümeye!" ne anlama geliyor? 01-01-1970 03:00 Şampiyonluk, küme düşmek, Şarklı refleksi… 01-01-1970 03:00 Bu Hami o Hami mi? 01-01-1970 03:00 Ödül töreni ve düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Gülen gözler, ağlayan gözler… 01-01-1970 03:00 Asıl kime ayıp ediyorsunuz efendiler! 01-01-1970 03:00 Saklı Trabzon Tarihinden Bir Kesit... 01-01-1970 03:00 Trabzon, futbol ve medeniyet… 01-01-1970 03:00 Muhalefet kötü bir şey midir? 01-01-1970 03:00 Kongre'nin Ardından... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor’dan vazgeçmek… 01-01-1970 03:00 Trabzonspor'da çözüm iki turlu seçim sistemidir 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve “aydın” açmazı… 01-01-1970 03:00