TrabzonPark'ın düşüşü ve gerçekler...

Bülent Şirin

04-02-2020 17:50

TİAB, bugün ciddi tartışma konusu olan ve TrabzonPark adı verilen araziyi derneğe kazandırmak için ilk toplantıyı yaptığı zaman orada bulunan tek gazeteci ve bugüne kadar gelen süreçte derneği yakından takip eden birisi olarak mesele hakkında iki satır kelam etmemiz gerekiyor zannediyorum.

TİAB, o dönem çok kötü bir ünü olan söz konusu araziyi 10 yıllık süre için kiraladıktan sonra imar etti, gerçekten örnek bir lokasyon haline getirdi. Fakat ortada bir gerçek vardı: TİAB yönetimi (daha doğrusu zihniyeti), İstanbul’da var olan diğer Trabzon dinamikleriyle hiçbir zaman entegre olmadı, olmaya da gerek görmedi. Bunu da eski başkan Orhan Akçay, başkanlığı bıraktığı kongrede gazeteci Zeki Gökçe’nin sorusu üzerine en açık bir şekilde şöyle dile getirdi. “Biz sosyal bir dernek değiliz. Kuruluş amacımız farklı. Diğer hemşehri derneklerine benzer faaliyetler yapmayı tercih etmiyoruz. Onlar zaten bazı problemler yaşıyorlar. Biz o problemlerin içinde bulunmak istemiyoruz. Biz adımız üstünde Trabzonlu iş adamları ve bürokratların arasında koordinasyon ve iş birliği konularında çalışmak ve hedefler belirleyip yürümek amacını güdüyoruz”

Biz de peynir tereyağı mı satalım?

Orhan Akçay, o dönem haber metnine almayı uygun bulmadığım (camiaya zarar vermeyeceğiz ya) bir ifade daha kullandı, o da “Biz de burada peynir tereyağı mı satalım?” cümlesiydi. İsim vermese de bu ifadenin hedefi doğrudan Trabzon Dernekleri Federasyonu’ydu ve TDF’ye düzenledikleri Trabzon Günleri’ne yöneltilenlerle aynı frekansta bir eleştiriydi. (TDF’ye bizim de ciddi eleştirilerimiz olduğunu hatırlatmadan geçmeyelim. Fakat şimdi konumuz bu değil)

Günler, aylar geçti ve bir de haber aldık ki TrabzonPark TİAB’ın elinden alınıyormuş! Bunu da yapan Ümraniye’nin Rizeli belediye başkanıymış.

Belediye başkanının bu konuda doğrudan bir tasarrufu olamazdı, çünkü arazi Orman Bakanlığı’na bağlıydı. Belli ki yasal bir prosedür işlemiş, bir açık bulunmuş ve belediye bu fırsatı kazaya bırakmamıştı. Geçtiğimiz günlerde telefonla canlı bağlandıkları radyo yayınında yaptıkları konuşmalardan da anlaşıldığı üzere Belediye Başkanı işin yasal boyutunun üzerinde duruyor, yasalara aykırı bir tasarrufta bulunmadıklarını savunuyordu. TİAB Başkanı Yaşar Aşçıoğlu da tasarrufun yasal olmadığı şeklinde bir iddiada bulunmuyor, söz konusu arazide yaptıkları yatırım ve olumlu düzenlemeleri ön plana çıkarmaya çalışıyordu.

Bundan sonrası nasıl gelişir bilemeyiz ama tahminimizce artık bu noktadan dönüş zor, hattâ imkânsızdır.

Örgütlü toplum olma mecburiyeti

Peki, ne olmuştur da böyle olmuştur? Bize göre siyasetçilerin Trabzon düşmanlığı ya da siyasal hırslarından ziyade, acizane ikide bir dile getirdiğimiz bir Türkiye gerçeği işlemiştir. Hep deriz ki, bu coğrafya çok zor bir coğrafyadır, hiçbir kişi, kurum ve kitlenin yarın ne olacağı belli değildir. O yüzden örgütlü bir toplum olmaya mecbur ve mahkûmuz. Hâttâ örgütlü olmak da tek başına yeterli değildir, hem bu örgütlülüğü mümkün mertebe geniş bir tabana yaymak hem de benzer alanlarda faaliyet gösteren diğer örgütlü topluluklarla sıkı işbirliği ve entegrasyona gayret etmek gerekmektedir. Bunu başarmadığınız takdirde, kendinizi son derece güvende hissettiğiniz bir zamanda bile başınıza hiç tahmin etmediğiniz tatsızlıklar gelebiliyor maalesef.

Buraya bir parantez açalım ve TİAB profilinin kendilerine mahsus bir yaşam alanı inşa etme hakkının sonuna kadar var olduğunu vurgulayalım. Evet, TİAB profili İstanbul’daki üst düzey gelir grubuna mensup Trabzonlu hemşehrilerimizden oluşmaktadır ve onların da kendilerine benzer profildeki insanlarla bir arada bulunabilecekleri bir ortam üretmelerinde hiçbir mahzur yoktur. Bu kibir ve kendini beğenmişlik değildir. Amma ve lakin:

Zor günde birden İstanbul’da başka Trabzon dinamikleri de olduğunu hatırlayıp onları da mücadeleye omuz vermeye çağırmak, üstüne üstlük kendilerini İstanbul’da Trabzon’un çatı örgütü ilan etmek ciddi bir çelişkiden başka bir şey değildir. (Sayın Orhan Akçay’ın açıklamasını hatırlayınız)

Umut ve temenni ederiz ki, başta TİAB mensubu hemşehrilerimiz olmak üzere bu coğrafyada yaşayan herkes örgütlü toplumun önemini kavrar ve bundan böyle gereğini yerine getirmeye çalışır.

Medyanın önemini anlatamadık

Önemli olduğunu düşündüğümüz ama kimseleri inandıramadığımız bir konu daha var. Onun da üzerinden geçip bağlayalım:

Şu yukarıda bahsini ettiğimiz TİAB kongresinde biz de söz aldık ve İstanbul’da koca bir Trabzon bulunmasına rağmen, bu kitlenin doğru dürüst bir medya organı olmadığını, bunun ciddi bir eksiklik olduğunu vurguladık. O gün kongrenin divan başkanlığını yapan rahmetli Atalay Şahinoğlu lafı ağzının içinde yuvarlayarak “Ulusal medyada epey hemşehrimiz var aslında ama…” dedikten sonra gündemin bir sonraki maddesine geçmişti. Benim kastettiğim şeyle uzaktan yakından ilgisi bulunmadığını söylemeye gerek görmüyorum.

İstanbul’daki Trabzon camiasında bu medya eksikliğini kime söylesek yediden yetmişe herkes çok benzer tepkiler gösteriyor. “Medya bir güç unsuru mudur?” diye sorsanız kimse hayır demez, fakat bizim camiaya “gazete, radyo, televizyon” dediğiniz zaman bu kelimeleri ilk kez duymuş, haklarında en ufak bir fikre sahip değilmiş gibi davranıyorlar. Aklı gayet başında olan insanlardan çok traji-komik örnekler sayarım ama şimdilik kalsın. Belki ileride açıklarız.

Bu medya konusunda sayfalarca yazacak kadar dertliyiz ama uzatmayalım ve son olarak şunu söyleyelim: İstanbul’da şöyle bir on bin tirajlı Trabzon (ya da Karadeniz) gazetesi olsa işler bambaşka olur, belki TrabzonPark için ağlama duvarları kurmaya da gerek kalmazdı.

TrabzonPark’ın kaybı, yalnızca bir mesire alanını kaybetmekten öte anlamlar taşımaktadır. Trabzon’un İstanbul’daki prestiji ve yaptırım gücüneciddi hasar verme riski barındırmaktadır.

DİĞER YAZILARI TDF Kongresi’nin ardından… 01-01-1970 03:00 Trabzon Evi muamması… 01-01-1970 03:00 Dernek seçimlerinde tek aday efsanesi 01-01-1970 03:00 Trabzonspor’un şampiyonluğunu kaldıramayız! 01-01-1970 03:00 Evlât acısı, kuyruk acısı... 01-01-1970 03:00 Kadırga’nın coğrafyası değil geleceği konuşulmalı 01-01-1970 03:00 Kadırga krizi üzerine… 01-01-1970 03:00 Şampiyonluk havaları güzel, ancak... 01-01-1970 03:00 Dernek bana ne verecek? 01-01-1970 03:00 Dernekler konuşuyor programı hakkında-2 01-01-1970 03:00 Dernekler konuşuyor programı hakkında... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, labirent ve matrix… 01-01-1970 03:00 Hakemi yenemezsiniz! 01-01-1970 03:00 Trabzon Evi? 01-01-1970 03:00 Bir avuç fındık, yeter artık!.. 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, şampiyonluk ve ruhunu şeytana satmak... 01-01-1970 03:00 Tuhaf ve hazin bir cinayet hikayesi 01-01-1970 03:00 TDF’den İstişare Trajikomedisi 01-01-1970 03:00 Gidemedim Torul'a, Ben yorula yorula... 01-01-1970 03:00 TİAB ve TrabzonPark'tan sonrası 01-01-1970 03:00 Dernekler, hamsi ve medya... 01-01-1970 03:00 Of-Hayrat Derneği’nde kongreye doğru... 01-01-1970 03:00 Düğün, cenaze, birlik-beraberlik... 01-01-1970 03:00 Dernekler eleştiriye alışmalıdır 01-01-1970 03:00 Derneklerde neden kadınlar yok? 01-01-1970 03:00 Vakfıkebirliler, Erkan Ocaklı ve Maçka Dernekler Federasyonu... 01-01-1970 03:00 Biz bize yetmeyiz! 01-01-1970 03:00 Avrupa'yı lige feda etmek? 01-01-1970 03:00 Lig mi Avrupa mı? 01-01-1970 03:00 Avni Aker, Van Gogh, Barcelona... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve sivil itaatsizlik 01-01-1970 03:00 Yusuf kalsaydı şampiyon olacaktık zaar! 01-01-1970 03:00 Denizci, Tekke, Karadeniz, Yazıcı... 01-01-1970 03:00 Siyaset-toplum ve STK ilişkileri nasıl olmalı? 01-01-1970 03:00 Siyaset ve Trabzon hemşehri dernekleri 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu ve İBB'deki Trabzonlular 01-01-1970 03:00 Trabzon kimliğinin önemi, Gurbetçi Gençler örneği 01-01-1970 03:00 Trabzon kimliği, her şeye rağmen... 01-01-1970 03:00 Sultanbeyli'de bir gece... 01-01-1970 03:00 İyi ki BNU Var 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon entegre olurken medyanın rolü ne olmalı? 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’da geçen hafta sonu 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’un değişen profili ve medyanın rolü 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ya deveyi güdecek ya bu diyardan gidecek! 01-01-1970 03:00 Çekmeköy Trabzonlular Derneği'nin düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu, siyasi tercihler ve hemşehrilik faktörü 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu nasıl kazanır? 01-01-1970 03:00 Kendini çoğunluk sanan azınlık ve hazin hikâyesi 01-01-1970 03:00 “Senin görevin Jim, tabii kabul edersen…” 01-01-1970 03:00 Hilmi Türkmen bir başarı hikayesidir 01-01-1970 03:00 İki dernek, iki örnek... 01-01-1970 03:00 Kar yağmadan yayladan inmeyen dernekçi... 01-01-1970 03:00 Yerel seçimler ve siyasette hemşehrilik faktörü 01-01-1970 03:00 TDF sana söylüyorum, dernekler siz anlayın... 01-01-1970 03:00 Trabzon Günleri'nin ardından... 01-01-1970 03:00 Hepimiz Yattara kadar Trabzonluyuz 01-01-1970 03:00 Hemşehrilerimizdeki yaz rehaveti tedavi edilmelidir 01-01-1970 03:00 Dernekler artık geçmişten günümüze gelmeli 01-01-1970 03:00 Derneklerin siyasete etkisi nasıl olmalı? 01-01-1970 03:00 TİAB kongresi ve Trabzon gazeteciliği üzerine... 01-01-1970 03:00 TDF'de yeni dönem 01-01-1970 03:00 Kongrenin yankıları... 01-01-1970 03:00 TDF kongresinin ardından 01-01-1970 03:00 TDF’de kongreye doğru 01-01-1970 03:00 Derneklerin önündeki en ciddi engel 01-01-1970 03:00 İstanbul'daki Trabzon'un hafta sonu faaliyetleri 01-01-1970 03:00 Özevlatçılık münazarası 01-01-1970 03:00 Trabzonlunun kimliğini saklamak zorunda kalması da ne demek! 01-01-1970 03:00 TDF’nin başkan adayları... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor'un altyapı sorunsalı 01-01-1970 03:00 TDF çatısı kimi örtüyor? 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’un kafası karışık... 01-01-1970 03:00 İbra meselesi ve delege vicdanı 01-01-1970 03:00 Çiftlik Bank ve Trabzonspor 01-01-1970 03:00 Asıl görev delegeye düşüyor 01-01-1970 03:00 İstanbul'daki Trabzon'da geçen hafta sonu 01-01-1970 03:00 Trabzonspor dergisinin kısa ve acıklı hikâyesi 01-01-1970 03:00 Ts Club'ların hâli, Trabzonspor'un ahvâli... 01-01-1970 03:00 Camiaya zarar verirsin... 01-01-1970 03:00 Bir haber nasıl yapılmalı… 01-01-1970 03:00 İçimizdeki hainleri temizlemedikçe... 01-01-1970 03:00 Münir Özkul’un ardından... 01-01-1970 03:00 Hamsi gününde konuşulanlar ve düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Hababam Sınıfı artık mezun olmalı 01-01-1970 03:00 Siyasetle dernekçilik birbirine karışmaz, ancak... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor geçmişin sıkıntılarını (y)aşıyor... 01-01-1970 03:00 Bir dernek toplantısının düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Bakkal bile olamayacak... 01-01-1970 03:00 İstifa: İhanet mi? İsabet mi? 01-01-1970 03:00 Konfederasyona hazır mıyız? 01-01-1970 03:00 İlk düğme yanlış iliklenmişse... 01-01-1970 03:00 Tribünde gruplar ve birlik-beraberlik safsatası... 01-01-1970 03:00 Bardak boş mu dolu mu? 01-01-1970 03:00 Recep, Fenerbahçe şampiyon olacak. Üzülme.. 01-01-1970 03:00 Ya devlet başa ya kuzgun leşe! 01-01-1970 03:00 Doktor Ersun Yanal... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor düğümü’ne kılıcı vurmak 01-01-1970 03:00 Burak Yılmaz ne demek istedi? 01-01-1970 03:00 Trabzonspor Kurtuluş Savaşı veriyorsa... 01-01-1970 03:00 1996, 2005, 2011 01-01-1970 03:00 Trabzon-Rize fitnesi artık bitirilmelidir 01-01-1970 03:00 Mesele Rize-Bursa değil, görelim artık… 01-01-1970 03:00 Dostluk olacaksa eğer... 01-01-1970 03:00 STK’ların siyasetle imtihanı 01-01-1970 03:00 Galip (mi) sayılır bu yolda mağlup? 01-01-1970 03:00 Siyaset, Toplum ve STK’lar... 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’da geçen hafta… 01-01-1970 03:00 Camia efor testini geçmiştir 01-01-1970 03:00 Ne yapmış Gümüşhane?.. 01-01-1970 03:00 Trabzon kurtuldu da sonra ne oldu? 01-01-1970 03:00 Avni Aker’e Veda belgeselinin düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Kara sineğin hazin ve değişmeyen hikâyesi... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve komşu vilayetler sorunsalı… 01-01-1970 03:00 İyi gün taraftarlarına nasıl davranmalı? 01-01-1970 03:00 Saha sonuçları efsanesi 01-01-1970 03:00 Tuzlaspor neden el değiştirdi? 01-01-1970 03:00 Deniz Ateş Bitnel barışmak istiyormuş! 01-01-1970 03:00 Galatasaray bize kaç tane atar? 01-01-1970 03:00 Hemşehri dernekçiliği bitiyor mu? 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, yöneticiler ve sosyal medya etkisi 01-01-1970 03:00 Ah Beşikdüzü ah! 01-01-1970 03:00 Yeni Türkiye’de eski futbol düzeni mi olacak? 01-01-1970 03:00 İç barış, hemen şimdi! 01-01-1970 03:00 Bir sonraki darbeye kadar 01-01-1970 03:00 Futbol Asya'nın işi değil 01-01-1970 03:00 Arda protestosu haksız mı? 01-01-1970 03:00 Ahmet’in hikâyesi, toplumun hikâyesi olmalı 01-01-1970 03:00 Eleştiri en büyük destektir 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, mahkûm psikolojisi ve camiayı bekleyen tehlike 01-01-1970 03:00 Toplum neyse medya da odur 01-01-1970 03:00 Trabzonspor olmasa açlıktan ağzı kokacak... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor Kaç Paralık Kulüptür? 01-01-1970 03:00 Trabzonspor'un Şenol Güneş'le İmtihanı 01-01-1970 03:00 TÜSED yerinde sayıyor! Böyle giderse… 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve gerçeklerle yüzleşmek… 01-01-1970 03:00 Mayıs 96'nın sosyo-politiği... 01-01-1970 03:00 Her şey sahaya giren birine bağlıysa... 01-01-1970 03:00 Kentsel dönüşüm ne anlama geliyor? 01-01-1970 03:00 50. Yılı Bize Yedirirler mi? 01-01-1970 03:00 Hesap sormazsak, yüzde 50,1... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor’da dün ve yarın problemi 01-01-1970 03:00 Trabzon halkı Trabzonspor'a duyarsız mı? 01-01-1970 03:00 Güçlü olmak değil, haklı olmak başkanım 01-01-1970 03:00 40 yıllık kâbus, 100 yıllık yalnızlık… 01-01-1970 03:00 "Trabzon kümeye!" ne anlama geliyor? 01-01-1970 03:00 Şampiyonluk, küme düşmek, Şarklı refleksi… 01-01-1970 03:00 Bu Hami o Hami mi? 01-01-1970 03:00 Ödül töreni ve düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Gülen gözler, ağlayan gözler… 01-01-1970 03:00 Asıl kime ayıp ediyorsunuz efendiler! 01-01-1970 03:00 Saklı Trabzon Tarihinden Bir Kesit... 01-01-1970 03:00 Trabzon, futbol ve medeniyet… 01-01-1970 03:00 Muhalefet kötü bir şey midir? 01-01-1970 03:00 Kongre'nin Ardından... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor’dan vazgeçmek… 01-01-1970 03:00 Trabzonspor'da çözüm iki turlu seçim sistemidir 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve “aydın” açmazı… 01-01-1970 03:00