Trabzonspor, yöneticiler ve sosyal medya etkisi

Bülent Şirin

18-10-2016 18:59

Trabzonspor yöneticilerinin sosyal medyayı sık ve yoğun bir biçimde kullanıyor olması kamuoyunda aynı sıklık ve yoğunlukta eleştirilere konu oluyor. Biz de uzunca bir süredir değinmek istediğimiz bu konuya başkan yardımcısı Sayın Nevzat Aydın’ın serzeniş dolu bir paylaşımı vesilesiyle girizgâh yapalım dedik.

Nevzat Aydın bir tweetinde şöyle diyordu geçen gün:

Benden fazla taraftara değer veren var mı acaba. Her gün saatlerce buradan taraftarlara yanıt veriyorum. Ama saygısızlık da bir yere kadar.”

Anlaşılabileceği üzere bunlar sitem ve şikâyet ifadeleri. Sayın Aydın taraftara en fazla kendisinin değer verdiğini iddia ediyor ve gününün önemli bir bölümünü sosyal medya üzerinden o değer verdiği taraftarlara hasrettiğini hatırlatıyor. Karşılığında da rahatsızlık verici boyutlara ulaşan bir saygısızlık gördüğünden şikâyet ediyor. Yani Nevzat bey mevcut durumdan memnun değil.

Pekâlâ, memnun olan var mı? Tabii ki vardır ama bloklanmış bir Twitter kullanıcısı Trabzonsporlu ordusu da orta yerde duruyor. Bunların önemli bir kısmı Nevzat beye masumane bir soru sormaktan başka bir şey yazmadıkları halde bloklandıkları iddiasında. (Bilmeyenler için: Twitter adlı sosyal medya aracında bir kullanıcı bir başka kullanıcıyı blokladığı takdirde, bloklanan kişi bloklayanın yazdıklarını göremiyor, onunla o platformda herhangi bir iletişim kuramıyor)

Hiç kuşku yok ki Nevzat bey taraftara değer verdiği iddiasında samimidir ve gerçekten taraftarı birinci ağızdan bilgilendirmek amacıyla böyle bir sosyal medya kullanımı tercihi yapmaktadır. Ancak görüldüğü üzere maksat – en azından yeterince- hâsıl olmamaktadır. Acaba neden?

Sebebini anlayabilmek adına ölçeği büyüterek bakalım, model aynı olduktan sonra ölçeği değiştirmek meseleyi daha sağlıklı kavrayabilmek adına bize daha geniş imkânlar sunar:

Bakanlar Kurulu’nda sosyal medya kullanımı açısından Nevzat beyle aynı niyeti taşıyan bir Başbakan yardımcısı bulunsa ve yine Nevzat beyle aynı şekilde sosyal medya araçlarını kullansa, acaba nasıl bir manzarayla karşı karşıya kalırdık? Sanırım yeterince açıklayıcı olmuştur.

Sosyal medya ortamı tribün ortamı gibidir. Nasıl ki normal hayatında sakin ve ağırbaşlı bir profile sahip birisi tribünde kavgacı ve küfürbaz birine dönüşebiliyorsa sosyal medya ahalisinin de büyük çoğunluğunun söz konusu ortamda günlük hayatlarında sergiledikleri kişilik yapısından farklı bir görünüme büründüklerini rahatlıkla söyleyebiliriz. Yani kimse orada aslında tam olarak kendisi değildir. (Bunun aksini iddia edenler bulunabilir; saygı duyarım. Herkes “acaba orada yazıp çizdiklerimi günlük hayatta muhatabımın yüzüne söyleyebilir miyim?” diye bir düşünsün. Kimse de iki yüzlülük suçlamasına muhatap olduğunu düşünüp nefis yaparak “söylerim tabii, ne var!” diye höykürmesin)

Varsayın ki Nevzat bey ya da onun pozisyonundaki biri konferans ortamında konuşmacı olarak bulunuyor, yüzlerce de dinleyici var. Ne o dinleyiciler Nevzat beye Twitter ortamındaki kadar “rahat” bir tavırla soru sorabilir ne de Nevzat bey o soruları soranları kulağından tutturup salondan attırabilir.

Kurumlar (örneğimizde Trabzonspor), yönetim mekanizmalarına sahiptir, öyle de olmalıdır. Kurum hakkında verilecek kararlar o mekanizma dahilinde ve belli bir disiplin içinde alınır, alınmak zorundadır. Az önce ifade ettiğimiz gibi, kimsenin asıl kendisi olmadığı bir ortamda kulüp hakkındaki irili-ufaklı kararları o yönetim mekanizması dururken doğrudan ortamdaki kullanıcılara sormak ve oradan çıkacak irade (?) doğrultusunda tercih yapmak sağlıklı bir politika değildir, kimse kusura bakmasın. Yanlış hatırlamıyorsam geçtiğimiz aylarda yeni stadın tribünleri hakkında bazı tercihler Twitter’da doğrudan taraftara sorulmuştu. Bu kulübün bir yönetim kurulu var, kongre üyeleri var. Üst-orta-alt düzey çalışanları var. Bütün bu mekanizmayı by-pass edip kulüple ilgili bir kararı doğrudan herkese açık bir ortamda halk oyuna sunmak kesinlikle doğru bir uygulama değildir. Üstelik kimin kim olduğunun tam olarak belli olmadığı, belli olanların da tam olarak kendisi olmadığı bir ortamda.

Hepsini bir yana bırakın; taraftarlık duygu-yoğun bir kavramdır. Taraftar duygularıyla hareket eder ve ne kadar fazla duygusuyla hareket ederse kendini o kadar iyi taraftar olarak tanımlar. Sorumluluk kavramı bu çerçevede yer almamakta ya da minimum düzeyde yer almaktadır. Kendisinden bir tercih istenir, uygulama o tercih istikametinde uygulanır da sonuç vahim olursa taraftar sorumluluk hissetmeyecek, gökyüzüne bakarak ıslık çalacaktır.

Anlaşılan o dur ki sosyal medyayı yoğun olarak kullanmak başta Sayın Muharrem Usta ve Sayın Nevzat Aydın olmak üzere pek çok kimse için vazgeçilmez bir yaşam biçimidir. Bireysel tercihlere bir sözümüz olamaz. Ancak bu tercihler Trabzonspor’un bugünü ve geleceğini etkiliyorsa, o zaman herkesin şapkayı önüne koyup bir parça düşünmesi icap etmektedir.

Sorumluluk duygusundan uzak, esip savuran bir kitlenin ta içinde olmanın verilecek kararları etkilemeyeceğini kim iddia edebilir?

Ordulu Nevzat??.

Tam bu yazıyı bitirmiş yayınlamak üzereyken, Ordulu Nevzat ile tanıştık. Yukarıdaki yazının çıkış noktası olan tweetin sahibi Nevzat Aydın, bazı yayın organlarında bu isimle anılıyor. Son vesile de Akhisar maçında tribünde karıştığı tatsız hadise. Konuyla ilgili düşüncelerimizi buraya eklemeyelim ve bir kısmetse bir sonraki yazıya bırakalım.

DİĞER YAZILARI TDF Kongresi’nin ardından… 01-01-1970 03:00 Trabzon Evi muamması… 01-01-1970 03:00 Dernek seçimlerinde tek aday efsanesi 01-01-1970 03:00 Trabzonspor’un şampiyonluğunu kaldıramayız! 01-01-1970 03:00 Evlât acısı, kuyruk acısı... 01-01-1970 03:00 Kadırga’nın coğrafyası değil geleceği konuşulmalı 01-01-1970 03:00 Kadırga krizi üzerine… 01-01-1970 03:00 Şampiyonluk havaları güzel, ancak... 01-01-1970 03:00 Dernek bana ne verecek? 01-01-1970 03:00 Dernekler konuşuyor programı hakkında-2 01-01-1970 03:00 Dernekler konuşuyor programı hakkında... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, labirent ve matrix… 01-01-1970 03:00 Hakemi yenemezsiniz! 01-01-1970 03:00 Trabzon Evi? 01-01-1970 03:00 Bir avuç fındık, yeter artık!.. 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, şampiyonluk ve ruhunu şeytana satmak... 01-01-1970 03:00 Tuhaf ve hazin bir cinayet hikayesi 01-01-1970 03:00 TDF’den İstişare Trajikomedisi 01-01-1970 03:00 Gidemedim Torul'a, Ben yorula yorula... 01-01-1970 03:00 TİAB ve TrabzonPark'tan sonrası 01-01-1970 03:00 TrabzonPark'ın düşüşü ve gerçekler... 01-01-1970 03:00 Dernekler, hamsi ve medya... 01-01-1970 03:00 Of-Hayrat Derneği’nde kongreye doğru... 01-01-1970 03:00 Düğün, cenaze, birlik-beraberlik... 01-01-1970 03:00 Dernekler eleştiriye alışmalıdır 01-01-1970 03:00 Derneklerde neden kadınlar yok? 01-01-1970 03:00 Vakfıkebirliler, Erkan Ocaklı ve Maçka Dernekler Federasyonu... 01-01-1970 03:00 Biz bize yetmeyiz! 01-01-1970 03:00 Avrupa'yı lige feda etmek? 01-01-1970 03:00 Lig mi Avrupa mı? 01-01-1970 03:00 Avni Aker, Van Gogh, Barcelona... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve sivil itaatsizlik 01-01-1970 03:00 Yusuf kalsaydı şampiyon olacaktık zaar! 01-01-1970 03:00 Denizci, Tekke, Karadeniz, Yazıcı... 01-01-1970 03:00 Siyaset-toplum ve STK ilişkileri nasıl olmalı? 01-01-1970 03:00 Siyaset ve Trabzon hemşehri dernekleri 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu ve İBB'deki Trabzonlular 01-01-1970 03:00 Trabzon kimliğinin önemi, Gurbetçi Gençler örneği 01-01-1970 03:00 Trabzon kimliği, her şeye rağmen... 01-01-1970 03:00 Sultanbeyli'de bir gece... 01-01-1970 03:00 İyi ki BNU Var 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon entegre olurken medyanın rolü ne olmalı? 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’da geçen hafta sonu 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’un değişen profili ve medyanın rolü 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ya deveyi güdecek ya bu diyardan gidecek! 01-01-1970 03:00 Çekmeköy Trabzonlular Derneği'nin düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu, siyasi tercihler ve hemşehrilik faktörü 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu nasıl kazanır? 01-01-1970 03:00 Kendini çoğunluk sanan azınlık ve hazin hikâyesi 01-01-1970 03:00 “Senin görevin Jim, tabii kabul edersen…” 01-01-1970 03:00 Hilmi Türkmen bir başarı hikayesidir 01-01-1970 03:00 İki dernek, iki örnek... 01-01-1970 03:00 Kar yağmadan yayladan inmeyen dernekçi... 01-01-1970 03:00 Yerel seçimler ve siyasette hemşehrilik faktörü 01-01-1970 03:00 TDF sana söylüyorum, dernekler siz anlayın... 01-01-1970 03:00 Trabzon Günleri'nin ardından... 01-01-1970 03:00 Hepimiz Yattara kadar Trabzonluyuz 01-01-1970 03:00 Hemşehrilerimizdeki yaz rehaveti tedavi edilmelidir 01-01-1970 03:00 Dernekler artık geçmişten günümüze gelmeli 01-01-1970 03:00 Derneklerin siyasete etkisi nasıl olmalı? 01-01-1970 03:00 TİAB kongresi ve Trabzon gazeteciliği üzerine... 01-01-1970 03:00 TDF'de yeni dönem 01-01-1970 03:00 Kongrenin yankıları... 01-01-1970 03:00 TDF kongresinin ardından 01-01-1970 03:00 TDF’de kongreye doğru 01-01-1970 03:00 Derneklerin önündeki en ciddi engel 01-01-1970 03:00 İstanbul'daki Trabzon'un hafta sonu faaliyetleri 01-01-1970 03:00 Özevlatçılık münazarası 01-01-1970 03:00 Trabzonlunun kimliğini saklamak zorunda kalması da ne demek! 01-01-1970 03:00 TDF’nin başkan adayları... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor'un altyapı sorunsalı 01-01-1970 03:00 TDF çatısı kimi örtüyor? 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’un kafası karışık... 01-01-1970 03:00 İbra meselesi ve delege vicdanı 01-01-1970 03:00 Çiftlik Bank ve Trabzonspor 01-01-1970 03:00 Asıl görev delegeye düşüyor 01-01-1970 03:00 İstanbul'daki Trabzon'da geçen hafta sonu 01-01-1970 03:00 Trabzonspor dergisinin kısa ve acıklı hikâyesi 01-01-1970 03:00 Ts Club'ların hâli, Trabzonspor'un ahvâli... 01-01-1970 03:00 Camiaya zarar verirsin... 01-01-1970 03:00 Bir haber nasıl yapılmalı… 01-01-1970 03:00 İçimizdeki hainleri temizlemedikçe... 01-01-1970 03:00 Münir Özkul’un ardından... 01-01-1970 03:00 Hamsi gününde konuşulanlar ve düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Hababam Sınıfı artık mezun olmalı 01-01-1970 03:00 Siyasetle dernekçilik birbirine karışmaz, ancak... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor geçmişin sıkıntılarını (y)aşıyor... 01-01-1970 03:00 Bir dernek toplantısının düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Bakkal bile olamayacak... 01-01-1970 03:00 İstifa: İhanet mi? İsabet mi? 01-01-1970 03:00 Konfederasyona hazır mıyız? 01-01-1970 03:00 İlk düğme yanlış iliklenmişse... 01-01-1970 03:00 Tribünde gruplar ve birlik-beraberlik safsatası... 01-01-1970 03:00 Bardak boş mu dolu mu? 01-01-1970 03:00 Recep, Fenerbahçe şampiyon olacak. Üzülme.. 01-01-1970 03:00 Ya devlet başa ya kuzgun leşe! 01-01-1970 03:00 Doktor Ersun Yanal... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor düğümü’ne kılıcı vurmak 01-01-1970 03:00 Burak Yılmaz ne demek istedi? 01-01-1970 03:00 Trabzonspor Kurtuluş Savaşı veriyorsa... 01-01-1970 03:00 1996, 2005, 2011 01-01-1970 03:00 Trabzon-Rize fitnesi artık bitirilmelidir 01-01-1970 03:00 Mesele Rize-Bursa değil, görelim artık… 01-01-1970 03:00 Dostluk olacaksa eğer... 01-01-1970 03:00 STK’ların siyasetle imtihanı 01-01-1970 03:00 Galip (mi) sayılır bu yolda mağlup? 01-01-1970 03:00 Siyaset, Toplum ve STK’lar... 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’da geçen hafta… 01-01-1970 03:00 Camia efor testini geçmiştir 01-01-1970 03:00 Ne yapmış Gümüşhane?.. 01-01-1970 03:00 Trabzon kurtuldu da sonra ne oldu? 01-01-1970 03:00 Avni Aker’e Veda belgeselinin düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Kara sineğin hazin ve değişmeyen hikâyesi... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve komşu vilayetler sorunsalı… 01-01-1970 03:00 İyi gün taraftarlarına nasıl davranmalı? 01-01-1970 03:00 Saha sonuçları efsanesi 01-01-1970 03:00 Tuzlaspor neden el değiştirdi? 01-01-1970 03:00 Deniz Ateş Bitnel barışmak istiyormuş! 01-01-1970 03:00 Galatasaray bize kaç tane atar? 01-01-1970 03:00 Hemşehri dernekçiliği bitiyor mu? 01-01-1970 03:00 Ah Beşikdüzü ah! 01-01-1970 03:00 Yeni Türkiye’de eski futbol düzeni mi olacak? 01-01-1970 03:00 İç barış, hemen şimdi! 01-01-1970 03:00 Bir sonraki darbeye kadar 01-01-1970 03:00 Futbol Asya'nın işi değil 01-01-1970 03:00 Arda protestosu haksız mı? 01-01-1970 03:00 Ahmet’in hikâyesi, toplumun hikâyesi olmalı 01-01-1970 03:00 Eleştiri en büyük destektir 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, mahkûm psikolojisi ve camiayı bekleyen tehlike 01-01-1970 03:00 Toplum neyse medya da odur 01-01-1970 03:00 Trabzonspor olmasa açlıktan ağzı kokacak... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor Kaç Paralık Kulüptür? 01-01-1970 03:00 Trabzonspor'un Şenol Güneş'le İmtihanı 01-01-1970 03:00 TÜSED yerinde sayıyor! Böyle giderse… 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve gerçeklerle yüzleşmek… 01-01-1970 03:00 Mayıs 96'nın sosyo-politiği... 01-01-1970 03:00 Her şey sahaya giren birine bağlıysa... 01-01-1970 03:00 Kentsel dönüşüm ne anlama geliyor? 01-01-1970 03:00 50. Yılı Bize Yedirirler mi? 01-01-1970 03:00 Hesap sormazsak, yüzde 50,1... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor’da dün ve yarın problemi 01-01-1970 03:00 Trabzon halkı Trabzonspor'a duyarsız mı? 01-01-1970 03:00 Güçlü olmak değil, haklı olmak başkanım 01-01-1970 03:00 40 yıllık kâbus, 100 yıllık yalnızlık… 01-01-1970 03:00 "Trabzon kümeye!" ne anlama geliyor? 01-01-1970 03:00 Şampiyonluk, küme düşmek, Şarklı refleksi… 01-01-1970 03:00 Bu Hami o Hami mi? 01-01-1970 03:00 Ödül töreni ve düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Gülen gözler, ağlayan gözler… 01-01-1970 03:00 Asıl kime ayıp ediyorsunuz efendiler! 01-01-1970 03:00 Saklı Trabzon Tarihinden Bir Kesit... 01-01-1970 03:00 Trabzon, futbol ve medeniyet… 01-01-1970 03:00 Muhalefet kötü bir şey midir? 01-01-1970 03:00 Kongre'nin Ardından... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor’dan vazgeçmek… 01-01-1970 03:00 Trabzonspor'da çözüm iki turlu seçim sistemidir 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve “aydın” açmazı… 01-01-1970 03:00