Trabzonspor’da dün ve yarın problemi

Bülent Şirin

21-03-2016 16:29

Geçtiğimiz günlerde bir takım gözlemler yapma şansımız oldu. Tabii onların ardından da bir tespit geldi, her zaman olduğu gibi.

1.İstanbul’un bir semtinde, o semtin imar durumuyla ilgili belediye başkanı tarafından bir bilgilendirme toplantısı yapılıyor, binlerce kişi katılıyor ve dinliyor. Hâttâ gerginlik çıkıyor, tansiyon yükseliyor.

2.Aynı semtte başka bir tarihte kanser hastalığıyla ilgili yine mini bir sempozyum yapılıyor, parmakla sayılacak kadar kişi geliyor.

3.Birçok yer ve tarihte “Deprem geliyor, tedbirinizi alın!” deniyor, kimse oralı değil.

4.Kısa süre evvel Trabzonspor’un bir maçından önce Avni Aker’de efsane kaptan Cemil Usta’nın ölüm yıldönümü münasebetiyle dev ekranda bir video gösteriliyor, tribünler kendi âleminde. Onların derdi biraz sonra oynanacak maçın sonucu. (Bu arada biz orada değildik, Altuğ Atalay’ın yazısında aktardığı gözlemlerini referans alıyoruz)

***

Neden böyle bu? Kimin kanser olmayacağının garantisi var? Yakalanıp da nasıl sonuçlanacağı meçhul olan -üstelik de müthiş pahalı- tedaviyle uğraşacağına çok daha basit ve ucuz olan korunma yöntemlerini bilmek ve uygulamak daha akıllıca değil mi?

Deprem her an olabilir. Kimse “asla olmayacak, size garanti veriyorum” diyemez, dese de ciddiye alınmaz. O zaman nedir bu umursamazlık?

Cemil Usta Trabzonspor’un efsanesi değil mi? Herkes Trabzonspor’un bugünlere gelmesinde merhumun ve takım arkadaşlarının payını biliyor. Her Allah’ın günü her baktıkları yerde resmini görüyorlar da bıkmışlar mı yoksa?

***

Bütün bu tuhaflıkların sebebi, ilkel toplum formundan modern toplum formuna geçememiş olmamızdır. İlkel toplumun dünü ve yarını yoktur, sadece bugünü vardır. Kendi içinde bir döngüsü mevcuttur, onun dışına çıkmaz, çıkmayı da düşünmez. Avrupa’da bir futbol takımının ilk şampiyon kadrosunun kaptanını ölüm yıldönümünde anmak kulüp yönetimine bile bırakılmaz, taraftar bunu kendi iradesiyle yapar. Hakkında kitaplar yazılır, belgeseller çekilir. Ama bize göre o düne ait bir olguydu, bizim de dünümüz yoktu. Şampiyonluğu ilk kez İstanbul dışına çıkardığımız günü, yani “devrim” gününü kutlamak ise kimseciklerin aklına gelmiyordu mesela. Daha pek çok şey gibi.

Deprem ve kanser ise yarın başımıza gelebilecek muhtemel afetlerdir. İyi de bizim zihin dünyamızda yarın yoktur ki... Olmayan bir şeyin gereklerini yerine getirmek de bizim yapacağımız iş değildir. Allah kimsenin başına vermesin, malum hastalığa bir yakalansak akla hayale gelmedik tedavi yöntemlerinden medet umar, kurtulmak için çırpınırız. Yine Allah göstermesin, şiddetli bir deprem olsa kim bilir kaç kişi basit tedbirler almadığı için enkazın altından cansız haliyle çıkarılacak…

Ama bakın, insanlar evi barkıyla ilgili bir şey deneceği zaman koşa koşa geliyorlar, izdihamdan birbirlerini çiğniyorlar, hoşlarına gitmeyen bir karar alındı ya da alınacak diye bir belediye başkanına fiziki saldırıya bile kalkışabiliyorlar. Çünkü o bugünün meselesidir. O insanlara “Evinizin bulunduğu bölgede toprak kayması olabilir. Çok riskli bir bölge” deseniz ve kendilerine bilimsel veriler bile gösterseniz boş boş bakarlar. Çünkü sözü edilen risk belirsiz bir yarına dair olgudur. İstimlâk tehlikesi ise artık belirsiz olmaktan çıkmış, görünür bir hal almıştır. Yani bugüne aittir.

Konumuz Trabzonspor’dan gidelim. Dünü unuttuk gittik, peki yarın ne kadar umurumuzda? Kulübün borçlan(dırıl)ması kaç kişiyi endişelendirdi? Bir önceki yönetim yüksek bedeller karşılığında göz kamaştırıcı transferler yaptı, herkes havalara uçtu, şampiyonluk şarkıları söyledi. Bu çılgınca sevinenlerin hepsi zır cahil kimseler değildi, içlerinde nice mühendisler, avukatlar, doktorlar da vardı. Birkaç çatlak sesten başka kimse “Yahu durun, ne yapıyorsunuz? Bu adamları alıyorsunuz ama bedelleri nasıl ödenecek?” demedi. Diyenler de ordu bozan muamelesi gördü. Çünkü borç ödeme denen aktivite yarına ait bir kavramdı, yarın da bizim zihin dünyamızda yoktu.

Trabzonspor’un ardı ardına şampiyon olduğu o kutlu çağda da biz bu zihin dünyasının kurbanı olduk. Bugün şampiyonduk. Yarın ne olacağımızı düşünmüyorduk. O günlerde birileri “Bu devran böyle gitmez, bu şampiyonlukları bize yedirip durmazlar, kötü niyet mahsulü müdahalelerle karşılaşmasak bile şartlar değişebilir. Ne yapmalı, ne etmeliyiz?” diye düşünmüş müdür acaba? Düşünmüşse bile sesini duyuramamış demektir. O günün dışa kapalı Türkiye’sinde kolay değildi tabii ama mesela Avrupa’ya açılamaz mıydı, bir Avrupa vizyonu geliştiremez miydi Trabzonspor? Böyle bir girişimde bulunsa ve kısmen dahi başarılı olsa, son 30 yıldaki sıkıntıları çeker miydik?

Daha fazla uzatmayalım. Başta yönetim olmak üzere Trabzonspor’un dinamikleri, derhal “dün ve yarın” için çalışmalara başlamalıdırlar. Camia dününü öğrenmeli, ona gereken değeri vermeli, yarına da kendini hazırlamalıdır. Bu çalışmaları da dün ve yarın bilincinde olanlarla birlikte başlatmalıdırlar.

DİĞER YAZILARI TDF Kongresi’nin ardından… 01-01-1970 03:00 Trabzon Evi muamması… 01-01-1970 03:00 Dernek seçimlerinde tek aday efsanesi 01-01-1970 03:00 Trabzonspor’un şampiyonluğunu kaldıramayız! 01-01-1970 03:00 Evlât acısı, kuyruk acısı... 01-01-1970 03:00 Kadırga’nın coğrafyası değil geleceği konuşulmalı 01-01-1970 03:00 Kadırga krizi üzerine… 01-01-1970 03:00 Şampiyonluk havaları güzel, ancak... 01-01-1970 03:00 Dernek bana ne verecek? 01-01-1970 03:00 Dernekler konuşuyor programı hakkında-2 01-01-1970 03:00 Dernekler konuşuyor programı hakkında... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, labirent ve matrix… 01-01-1970 03:00 Hakemi yenemezsiniz! 01-01-1970 03:00 Trabzon Evi? 01-01-1970 03:00 Bir avuç fındık, yeter artık!.. 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, şampiyonluk ve ruhunu şeytana satmak... 01-01-1970 03:00 Tuhaf ve hazin bir cinayet hikayesi 01-01-1970 03:00 TDF’den İstişare Trajikomedisi 01-01-1970 03:00 Gidemedim Torul'a, Ben yorula yorula... 01-01-1970 03:00 TİAB ve TrabzonPark'tan sonrası 01-01-1970 03:00 TrabzonPark'ın düşüşü ve gerçekler... 01-01-1970 03:00 Dernekler, hamsi ve medya... 01-01-1970 03:00 Of-Hayrat Derneği’nde kongreye doğru... 01-01-1970 03:00 Düğün, cenaze, birlik-beraberlik... 01-01-1970 03:00 Dernekler eleştiriye alışmalıdır 01-01-1970 03:00 Derneklerde neden kadınlar yok? 01-01-1970 03:00 Vakfıkebirliler, Erkan Ocaklı ve Maçka Dernekler Federasyonu... 01-01-1970 03:00 Biz bize yetmeyiz! 01-01-1970 03:00 Avrupa'yı lige feda etmek? 01-01-1970 03:00 Lig mi Avrupa mı? 01-01-1970 03:00 Avni Aker, Van Gogh, Barcelona... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve sivil itaatsizlik 01-01-1970 03:00 Yusuf kalsaydı şampiyon olacaktık zaar! 01-01-1970 03:00 Denizci, Tekke, Karadeniz, Yazıcı... 01-01-1970 03:00 Siyaset-toplum ve STK ilişkileri nasıl olmalı? 01-01-1970 03:00 Siyaset ve Trabzon hemşehri dernekleri 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu ve İBB'deki Trabzonlular 01-01-1970 03:00 Trabzon kimliğinin önemi, Gurbetçi Gençler örneği 01-01-1970 03:00 Trabzon kimliği, her şeye rağmen... 01-01-1970 03:00 Sultanbeyli'de bir gece... 01-01-1970 03:00 İyi ki BNU Var 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon entegre olurken medyanın rolü ne olmalı? 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’da geçen hafta sonu 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’un değişen profili ve medyanın rolü 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ya deveyi güdecek ya bu diyardan gidecek! 01-01-1970 03:00 Çekmeköy Trabzonlular Derneği'nin düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu, siyasi tercihler ve hemşehrilik faktörü 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu nasıl kazanır? 01-01-1970 03:00 Kendini çoğunluk sanan azınlık ve hazin hikâyesi 01-01-1970 03:00 “Senin görevin Jim, tabii kabul edersen…” 01-01-1970 03:00 Hilmi Türkmen bir başarı hikayesidir 01-01-1970 03:00 İki dernek, iki örnek... 01-01-1970 03:00 Kar yağmadan yayladan inmeyen dernekçi... 01-01-1970 03:00 Yerel seçimler ve siyasette hemşehrilik faktörü 01-01-1970 03:00 TDF sana söylüyorum, dernekler siz anlayın... 01-01-1970 03:00 Trabzon Günleri'nin ardından... 01-01-1970 03:00 Hepimiz Yattara kadar Trabzonluyuz 01-01-1970 03:00 Hemşehrilerimizdeki yaz rehaveti tedavi edilmelidir 01-01-1970 03:00 Dernekler artık geçmişten günümüze gelmeli 01-01-1970 03:00 Derneklerin siyasete etkisi nasıl olmalı? 01-01-1970 03:00 TİAB kongresi ve Trabzon gazeteciliği üzerine... 01-01-1970 03:00 TDF'de yeni dönem 01-01-1970 03:00 Kongrenin yankıları... 01-01-1970 03:00 TDF kongresinin ardından 01-01-1970 03:00 TDF’de kongreye doğru 01-01-1970 03:00 Derneklerin önündeki en ciddi engel 01-01-1970 03:00 İstanbul'daki Trabzon'un hafta sonu faaliyetleri 01-01-1970 03:00 Özevlatçılık münazarası 01-01-1970 03:00 Trabzonlunun kimliğini saklamak zorunda kalması da ne demek! 01-01-1970 03:00 TDF’nin başkan adayları... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor'un altyapı sorunsalı 01-01-1970 03:00 TDF çatısı kimi örtüyor? 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’un kafası karışık... 01-01-1970 03:00 İbra meselesi ve delege vicdanı 01-01-1970 03:00 Çiftlik Bank ve Trabzonspor 01-01-1970 03:00 Asıl görev delegeye düşüyor 01-01-1970 03:00 İstanbul'daki Trabzon'da geçen hafta sonu 01-01-1970 03:00 Trabzonspor dergisinin kısa ve acıklı hikâyesi 01-01-1970 03:00 Ts Club'ların hâli, Trabzonspor'un ahvâli... 01-01-1970 03:00 Camiaya zarar verirsin... 01-01-1970 03:00 Bir haber nasıl yapılmalı… 01-01-1970 03:00 İçimizdeki hainleri temizlemedikçe... 01-01-1970 03:00 Münir Özkul’un ardından... 01-01-1970 03:00 Hamsi gününde konuşulanlar ve düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Hababam Sınıfı artık mezun olmalı 01-01-1970 03:00 Siyasetle dernekçilik birbirine karışmaz, ancak... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor geçmişin sıkıntılarını (y)aşıyor... 01-01-1970 03:00 Bir dernek toplantısının düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Bakkal bile olamayacak... 01-01-1970 03:00 İstifa: İhanet mi? İsabet mi? 01-01-1970 03:00 Konfederasyona hazır mıyız? 01-01-1970 03:00 İlk düğme yanlış iliklenmişse... 01-01-1970 03:00 Tribünde gruplar ve birlik-beraberlik safsatası... 01-01-1970 03:00 Bardak boş mu dolu mu? 01-01-1970 03:00 Recep, Fenerbahçe şampiyon olacak. Üzülme.. 01-01-1970 03:00 Ya devlet başa ya kuzgun leşe! 01-01-1970 03:00 Doktor Ersun Yanal... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor düğümü’ne kılıcı vurmak 01-01-1970 03:00 Burak Yılmaz ne demek istedi? 01-01-1970 03:00 Trabzonspor Kurtuluş Savaşı veriyorsa... 01-01-1970 03:00 1996, 2005, 2011 01-01-1970 03:00 Trabzon-Rize fitnesi artık bitirilmelidir 01-01-1970 03:00 Mesele Rize-Bursa değil, görelim artık… 01-01-1970 03:00 Dostluk olacaksa eğer... 01-01-1970 03:00 STK’ların siyasetle imtihanı 01-01-1970 03:00 Galip (mi) sayılır bu yolda mağlup? 01-01-1970 03:00 Siyaset, Toplum ve STK’lar... 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’da geçen hafta… 01-01-1970 03:00 Camia efor testini geçmiştir 01-01-1970 03:00 Ne yapmış Gümüşhane?.. 01-01-1970 03:00 Trabzon kurtuldu da sonra ne oldu? 01-01-1970 03:00 Avni Aker’e Veda belgeselinin düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Kara sineğin hazin ve değişmeyen hikâyesi... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve komşu vilayetler sorunsalı… 01-01-1970 03:00 İyi gün taraftarlarına nasıl davranmalı? 01-01-1970 03:00 Saha sonuçları efsanesi 01-01-1970 03:00 Tuzlaspor neden el değiştirdi? 01-01-1970 03:00 Deniz Ateş Bitnel barışmak istiyormuş! 01-01-1970 03:00 Galatasaray bize kaç tane atar? 01-01-1970 03:00 Hemşehri dernekçiliği bitiyor mu? 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, yöneticiler ve sosyal medya etkisi 01-01-1970 03:00 Ah Beşikdüzü ah! 01-01-1970 03:00 Yeni Türkiye’de eski futbol düzeni mi olacak? 01-01-1970 03:00 İç barış, hemen şimdi! 01-01-1970 03:00 Bir sonraki darbeye kadar 01-01-1970 03:00 Futbol Asya'nın işi değil 01-01-1970 03:00 Arda protestosu haksız mı? 01-01-1970 03:00 Ahmet’in hikâyesi, toplumun hikâyesi olmalı 01-01-1970 03:00 Eleştiri en büyük destektir 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, mahkûm psikolojisi ve camiayı bekleyen tehlike 01-01-1970 03:00 Toplum neyse medya da odur 01-01-1970 03:00 Trabzonspor olmasa açlıktan ağzı kokacak... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor Kaç Paralık Kulüptür? 01-01-1970 03:00 Trabzonspor'un Şenol Güneş'le İmtihanı 01-01-1970 03:00 TÜSED yerinde sayıyor! Böyle giderse… 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve gerçeklerle yüzleşmek… 01-01-1970 03:00 Mayıs 96'nın sosyo-politiği... 01-01-1970 03:00 Her şey sahaya giren birine bağlıysa... 01-01-1970 03:00 Kentsel dönüşüm ne anlama geliyor? 01-01-1970 03:00 50. Yılı Bize Yedirirler mi? 01-01-1970 03:00 Hesap sormazsak, yüzde 50,1... 01-01-1970 03:00 Trabzon halkı Trabzonspor'a duyarsız mı? 01-01-1970 03:00 Güçlü olmak değil, haklı olmak başkanım 01-01-1970 03:00 40 yıllık kâbus, 100 yıllık yalnızlık… 01-01-1970 03:00 "Trabzon kümeye!" ne anlama geliyor? 01-01-1970 03:00 Şampiyonluk, küme düşmek, Şarklı refleksi… 01-01-1970 03:00 Bu Hami o Hami mi? 01-01-1970 03:00 Ödül töreni ve düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Gülen gözler, ağlayan gözler… 01-01-1970 03:00 Asıl kime ayıp ediyorsunuz efendiler! 01-01-1970 03:00 Saklı Trabzon Tarihinden Bir Kesit... 01-01-1970 03:00 Trabzon, futbol ve medeniyet… 01-01-1970 03:00 Muhalefet kötü bir şey midir? 01-01-1970 03:00 Kongre'nin Ardından... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor’dan vazgeçmek… 01-01-1970 03:00 Trabzonspor'da çözüm iki turlu seçim sistemidir 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve “aydın” açmazı… 01-01-1970 03:00