Trabzonspor'un Şenol Güneş'le İmtihanı

Bülent Şirin

10-05-2016 20:07

1980’lerin sonları, fakültedeyiz. Bir arkadaşla aramızda geçen diyalog:

-Hangi takımı tutuyorsun?

-Trabzonspor.

-Üç büyüklerden birini tutmuyor musun?

Okulun bahçesindeki bir turnuva maçını seyrediyor ve ikimiz de yüzümüz sahaya dönük konuşuyoruz. Son sorudan sonra öfke ve şaşkınlıktan ne diyeceğimi bilemez halde dönüp arkadaşın yüzüne bakıyorum. Şaka mı yapıyor, iğneleme amaçlı mı soruyor… Hayır hayır, yüz ifadesinden rahatlıkla anlaşılacağı üzere gayet normal bir soru bu onun için. Türkiye’de herkes İstanbul’dan bir takım tutar, onun yanında biraz memleket aidiyeti biraz da acıma duygusuyla birlikte kendi şehrinin takımını… Adam bir değil, iki değil, bu diyalogun geçtiği tarihe kadar tam altı kere şampiyon olmuş bir takımı da ikinci kategoriye koyuyordu besbelli.

Kısaca “hayır” dedim geçtim. Bu ve bu zihniyete sahip arkadaşlara bağırıp çağırarak laf anlatmaya kalksak “uyy, Laz uşağu kızdı daaa…” olacak en fazla.

Ebediyete akıp giden çeyrek asırdan sonra şimdi durum farklı mı? Pek sayılmaz. El âlemin zihninde nasıl bir yerimiz olduğunu boş verin, biz kendimizi nasıl görüyoruz? Zaten esas problem tam da burada.

Bu sene Beşiktaş’ın şampiyonluğu söz konusu ve bizim mahallede büyük bir kafa karışıklığı ve tartışma yaşanıyor. Bu travmatik durumun odağında da tabii ki Şenol Güneş var. İlk altı şampiyonlukta kalecimiz, 1996-2005-2011’de teknik direktörümüz olması kendisine çok özel bir anlam ve önem yüklüyor. Efsane kadrodan çıkan en başarılı teknik adam. Hâttâ Türkiye’nin yetiştirdiği en başarılı teknik adamlardan bir tanesi. Trabzonspor ile özdeşleşmiş bir şahsiyet.

İşte böyle bir profilin gidip de “düşman” taraftan bir mahallede görev kabul etmesi ve sezon başında tartışılacak sözler sarf etmesi bizim tarafta son derece yadırgandı. Bir kısım derhal üstünü çizdi, şimdi adını dahi anmak istemiyor. Diğer bir kısım ise o kadar insafsız olmamaktan yana, biraz buruk ve mahcup da olsa kendisine besledikleri saygı-sevgiyi muhafaza ediyor.

Güneş’e beslenen bu saygı-sevgi, Beşiktaş’ın son dönemlerde Fenerbahçe ve Galatasaray’dan biraz ayrışmış bir görüntü sergilemesiyle de birleşerek adı geçen kulübe tebrik mesajlarına dönüşüyor ve kızılca kıyamet kopuyor. Üç İstanbul kulübünün özünde birbirinden hiçbir farkı olmadığı, Trabzonspor’a bakış açılarının tamamen aynı olduğu yönünde yorum ve görüşler serdediliyor. Özellikle şike meselesinde Beşiktaş’ın da diğer kulüplerden daha masum olmadığı vurgulanıyor.

Şimdi… İş dönüp dolaşıp nereye dayanıyor? Yazının başında vurgu yaptığımız meseleye. Geçen bir yazımızda da ifade ettik, söz konusu üç kulübün o kadar güçlü ve baskın kimlikleri var ki, onların başka bir kulüp ya da müesseseye sempati besleyip beslemedikleri hiçbir probleme sebebiyet vermiyor. Başkan ve yöneticilerinin etnik, siyasi ya da dini kimlikleri bile gündeme gelmiyor. Mesela bir Galatasaraylı (ya da diğerleri) bir diğer İstanbul takımını destekliyor gibi görünse kendi camialarında tartışma çıkmıyor. Çünkü kimlikleri çok güçlü, kimse kimseden endişe etmiyor.

Ya biz? Diğerlerinin kendi aralarında yaptıkları maçlarda sosyal medyada içimizden biri “Vay arkadaş, filanca da ne gol attı be…” dese hemen birileri “Hayırdır? Bakıyorum da şikecilere muhabbet başlamış” gibi tepkiler baş gösteriyor. Hele bir tebrik mesajı falan gelse, yandı gülüm keten helva.

Bu, camianın özgüven eksikliğinden kaynaklanıyor. “İçimizden birileri üç kulübün parlak ve dayanılmaz cazibesine kapılacak, bu sayı her geçen gün artacak, camia günün birinde eriyip bitecek, yok olacağız” diye endişe ediliyor.

Bir kere korkmayın, öyle bir şey olmayacak. Tecrübeyle sabittir; Trabzonspor’un en iyi zamanlarında bile Trabzonlular içinde o üç kulüp taraftarı olanlar vardı. Eskiden kalmalar hariç, yeni taraftar olanlar da o takımları tutmaya başlıyordu. En kötü zamanlarımızda da Trabzonluların (ve başka memleketlerden birileri de) çok büyük çoğunluğu yine Trabzonspor taraftarı oluyor, hâttâ başka takım tutmaya başlamış çocuklar da özüne dönüyor. Geçtiğimiz aylarda iki tane yakın akrabamızdan örnek verdik.

İkincisi, bahsini ettiğimiz özgüveni güçlendirecek sosyo-psikolojik çalışmalar yapılmalıdır. Bu görev yönetim ve yönetimle işbirliği yapacak Trabzonsporlu sivil insiyatif sahiplerinin görevidir. Bu başarıldığı takdirde –ki başarılmalıdır- problemlerimiz büyük ölçüde çözülecektir.

DİĞER YAZILARI TDF Kongresi’nin ardından… 01-01-1970 03:00 Trabzon Evi muamması… 01-01-1970 03:00 Dernek seçimlerinde tek aday efsanesi 01-01-1970 03:00 Trabzonspor’un şampiyonluğunu kaldıramayız! 01-01-1970 03:00 Evlât acısı, kuyruk acısı... 01-01-1970 03:00 Kadırga’nın coğrafyası değil geleceği konuşulmalı 01-01-1970 03:00 Kadırga krizi üzerine… 01-01-1970 03:00 Şampiyonluk havaları güzel, ancak... 01-01-1970 03:00 Dernek bana ne verecek? 01-01-1970 03:00 Dernekler konuşuyor programı hakkında-2 01-01-1970 03:00 Dernekler konuşuyor programı hakkında... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, labirent ve matrix… 01-01-1970 03:00 Hakemi yenemezsiniz! 01-01-1970 03:00 Trabzon Evi? 01-01-1970 03:00 Bir avuç fındık, yeter artık!.. 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, şampiyonluk ve ruhunu şeytana satmak... 01-01-1970 03:00 Tuhaf ve hazin bir cinayet hikayesi 01-01-1970 03:00 TDF’den İstişare Trajikomedisi 01-01-1970 03:00 Gidemedim Torul'a, Ben yorula yorula... 01-01-1970 03:00 TİAB ve TrabzonPark'tan sonrası 01-01-1970 03:00 TrabzonPark'ın düşüşü ve gerçekler... 01-01-1970 03:00 Dernekler, hamsi ve medya... 01-01-1970 03:00 Of-Hayrat Derneği’nde kongreye doğru... 01-01-1970 03:00 Düğün, cenaze, birlik-beraberlik... 01-01-1970 03:00 Dernekler eleştiriye alışmalıdır 01-01-1970 03:00 Derneklerde neden kadınlar yok? 01-01-1970 03:00 Vakfıkebirliler, Erkan Ocaklı ve Maçka Dernekler Federasyonu... 01-01-1970 03:00 Biz bize yetmeyiz! 01-01-1970 03:00 Avrupa'yı lige feda etmek? 01-01-1970 03:00 Lig mi Avrupa mı? 01-01-1970 03:00 Avni Aker, Van Gogh, Barcelona... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve sivil itaatsizlik 01-01-1970 03:00 Yusuf kalsaydı şampiyon olacaktık zaar! 01-01-1970 03:00 Denizci, Tekke, Karadeniz, Yazıcı... 01-01-1970 03:00 Siyaset-toplum ve STK ilişkileri nasıl olmalı? 01-01-1970 03:00 Siyaset ve Trabzon hemşehri dernekleri 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu ve İBB'deki Trabzonlular 01-01-1970 03:00 Trabzon kimliğinin önemi, Gurbetçi Gençler örneği 01-01-1970 03:00 Trabzon kimliği, her şeye rağmen... 01-01-1970 03:00 Sultanbeyli'de bir gece... 01-01-1970 03:00 İyi ki BNU Var 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon entegre olurken medyanın rolü ne olmalı? 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’da geçen hafta sonu 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’un değişen profili ve medyanın rolü 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ya deveyi güdecek ya bu diyardan gidecek! 01-01-1970 03:00 Çekmeköy Trabzonlular Derneği'nin düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu, siyasi tercihler ve hemşehrilik faktörü 01-01-1970 03:00 Ekrem İmamoğlu nasıl kazanır? 01-01-1970 03:00 Kendini çoğunluk sanan azınlık ve hazin hikâyesi 01-01-1970 03:00 “Senin görevin Jim, tabii kabul edersen…” 01-01-1970 03:00 Hilmi Türkmen bir başarı hikayesidir 01-01-1970 03:00 İki dernek, iki örnek... 01-01-1970 03:00 Kar yağmadan yayladan inmeyen dernekçi... 01-01-1970 03:00 Yerel seçimler ve siyasette hemşehrilik faktörü 01-01-1970 03:00 TDF sana söylüyorum, dernekler siz anlayın... 01-01-1970 03:00 Trabzon Günleri'nin ardından... 01-01-1970 03:00 Hepimiz Yattara kadar Trabzonluyuz 01-01-1970 03:00 Hemşehrilerimizdeki yaz rehaveti tedavi edilmelidir 01-01-1970 03:00 Dernekler artık geçmişten günümüze gelmeli 01-01-1970 03:00 Derneklerin siyasete etkisi nasıl olmalı? 01-01-1970 03:00 TİAB kongresi ve Trabzon gazeteciliği üzerine... 01-01-1970 03:00 TDF'de yeni dönem 01-01-1970 03:00 Kongrenin yankıları... 01-01-1970 03:00 TDF kongresinin ardından 01-01-1970 03:00 TDF’de kongreye doğru 01-01-1970 03:00 Derneklerin önündeki en ciddi engel 01-01-1970 03:00 İstanbul'daki Trabzon'un hafta sonu faaliyetleri 01-01-1970 03:00 Özevlatçılık münazarası 01-01-1970 03:00 Trabzonlunun kimliğini saklamak zorunda kalması da ne demek! 01-01-1970 03:00 TDF’nin başkan adayları... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor'un altyapı sorunsalı 01-01-1970 03:00 TDF çatısı kimi örtüyor? 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’un kafası karışık... 01-01-1970 03:00 İbra meselesi ve delege vicdanı 01-01-1970 03:00 Çiftlik Bank ve Trabzonspor 01-01-1970 03:00 Asıl görev delegeye düşüyor 01-01-1970 03:00 İstanbul'daki Trabzon'da geçen hafta sonu 01-01-1970 03:00 Trabzonspor dergisinin kısa ve acıklı hikâyesi 01-01-1970 03:00 Ts Club'ların hâli, Trabzonspor'un ahvâli... 01-01-1970 03:00 Camiaya zarar verirsin... 01-01-1970 03:00 Bir haber nasıl yapılmalı… 01-01-1970 03:00 İçimizdeki hainleri temizlemedikçe... 01-01-1970 03:00 Münir Özkul’un ardından... 01-01-1970 03:00 Hamsi gününde konuşulanlar ve düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Hababam Sınıfı artık mezun olmalı 01-01-1970 03:00 Siyasetle dernekçilik birbirine karışmaz, ancak... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor geçmişin sıkıntılarını (y)aşıyor... 01-01-1970 03:00 Bir dernek toplantısının düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Bakkal bile olamayacak... 01-01-1970 03:00 İstifa: İhanet mi? İsabet mi? 01-01-1970 03:00 Konfederasyona hazır mıyız? 01-01-1970 03:00 İlk düğme yanlış iliklenmişse... 01-01-1970 03:00 Tribünde gruplar ve birlik-beraberlik safsatası... 01-01-1970 03:00 Bardak boş mu dolu mu? 01-01-1970 03:00 Recep, Fenerbahçe şampiyon olacak. Üzülme.. 01-01-1970 03:00 Ya devlet başa ya kuzgun leşe! 01-01-1970 03:00 Doktor Ersun Yanal... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor düğümü’ne kılıcı vurmak 01-01-1970 03:00 Burak Yılmaz ne demek istedi? 01-01-1970 03:00 Trabzonspor Kurtuluş Savaşı veriyorsa... 01-01-1970 03:00 1996, 2005, 2011 01-01-1970 03:00 Trabzon-Rize fitnesi artık bitirilmelidir 01-01-1970 03:00 Mesele Rize-Bursa değil, görelim artık… 01-01-1970 03:00 Dostluk olacaksa eğer... 01-01-1970 03:00 STK’ların siyasetle imtihanı 01-01-1970 03:00 Galip (mi) sayılır bu yolda mağlup? 01-01-1970 03:00 Siyaset, Toplum ve STK’lar... 01-01-1970 03:00 İstanbul’daki Trabzon’da geçen hafta… 01-01-1970 03:00 Camia efor testini geçmiştir 01-01-1970 03:00 Ne yapmış Gümüşhane?.. 01-01-1970 03:00 Trabzon kurtuldu da sonra ne oldu? 01-01-1970 03:00 Avni Aker’e Veda belgeselinin düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Kara sineğin hazin ve değişmeyen hikâyesi... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve komşu vilayetler sorunsalı… 01-01-1970 03:00 İyi gün taraftarlarına nasıl davranmalı? 01-01-1970 03:00 Saha sonuçları efsanesi 01-01-1970 03:00 Tuzlaspor neden el değiştirdi? 01-01-1970 03:00 Deniz Ateş Bitnel barışmak istiyormuş! 01-01-1970 03:00 Galatasaray bize kaç tane atar? 01-01-1970 03:00 Hemşehri dernekçiliği bitiyor mu? 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, yöneticiler ve sosyal medya etkisi 01-01-1970 03:00 Ah Beşikdüzü ah! 01-01-1970 03:00 Yeni Türkiye’de eski futbol düzeni mi olacak? 01-01-1970 03:00 İç barış, hemen şimdi! 01-01-1970 03:00 Bir sonraki darbeye kadar 01-01-1970 03:00 Futbol Asya'nın işi değil 01-01-1970 03:00 Arda protestosu haksız mı? 01-01-1970 03:00 Ahmet’in hikâyesi, toplumun hikâyesi olmalı 01-01-1970 03:00 Eleştiri en büyük destektir 01-01-1970 03:00 Trabzonspor, mahkûm psikolojisi ve camiayı bekleyen tehlike 01-01-1970 03:00 Toplum neyse medya da odur 01-01-1970 03:00 Trabzonspor olmasa açlıktan ağzı kokacak... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor Kaç Paralık Kulüptür? 01-01-1970 03:00 TÜSED yerinde sayıyor! Böyle giderse… 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve gerçeklerle yüzleşmek… 01-01-1970 03:00 Mayıs 96'nın sosyo-politiği... 01-01-1970 03:00 Her şey sahaya giren birine bağlıysa... 01-01-1970 03:00 Kentsel dönüşüm ne anlama geliyor? 01-01-1970 03:00 50. Yılı Bize Yedirirler mi? 01-01-1970 03:00 Hesap sormazsak, yüzde 50,1... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor’da dün ve yarın problemi 01-01-1970 03:00 Trabzon halkı Trabzonspor'a duyarsız mı? 01-01-1970 03:00 Güçlü olmak değil, haklı olmak başkanım 01-01-1970 03:00 40 yıllık kâbus, 100 yıllık yalnızlık… 01-01-1970 03:00 "Trabzon kümeye!" ne anlama geliyor? 01-01-1970 03:00 Şampiyonluk, küme düşmek, Şarklı refleksi… 01-01-1970 03:00 Bu Hami o Hami mi? 01-01-1970 03:00 Ödül töreni ve düşündürdükleri... 01-01-1970 03:00 Gülen gözler, ağlayan gözler… 01-01-1970 03:00 Asıl kime ayıp ediyorsunuz efendiler! 01-01-1970 03:00 Saklı Trabzon Tarihinden Bir Kesit... 01-01-1970 03:00 Trabzon, futbol ve medeniyet… 01-01-1970 03:00 Muhalefet kötü bir şey midir? 01-01-1970 03:00 Kongre'nin Ardından... 01-01-1970 03:00 Trabzonspor’dan vazgeçmek… 01-01-1970 03:00 Trabzonspor'da çözüm iki turlu seçim sistemidir 01-01-1970 03:00 Trabzonspor ve “aydın” açmazı… 01-01-1970 03:00