Advert
Advert
Advert

Hemşehri dernekçiliği bitiyor mu?

Bir sivil toplum kuruluşu (kısaca STK diyeceğiz), hitap ettiği insanların ihtiyaç ve taleplerine cevap verebildiği ölçüde güçlü, etkili ve uzun ömürlü olur. Bizim alanımız hemşehri derneklerinde durum nedir? Açık konuşmak gerekirse pek de parlak görünmüyor.

Hemşehri dernekçiliği bitiyor mu?
Advert

Bir sivil toplum kuruluşu (kısaca STK diyeceğiz), hitap ettiği insanların ihtiyaç ve taleplerine cevap verebildiği ölçüde güçlü, etkili ve uzun ömürlü olur. Türkiye’de meslek grupları gibi diğer alanlarda STK’lar her geçen gün güç ve etkilerini artırıyorlar. Kamuoyunu biraz dikkatli takip ettiğiniz takdirde gerçekleştirdikleri kongrelerin ve başka türlü faaliyetlerin medyada ciddi olarak yer aldığını rahatlıkla görebilirsiniz.

Bizim alanımız hemşehri derneklerinde durum nedir? Açık konuşmak gerekirse pek de parlak görünmüyor.

İhtiyaç ve talep” vurgusu yaptık. Şimdi herkes otursun ve bir liste yapsın. Bireysel, ailevi ve toplumsal olarak en acil ve önemlisinden başlamak kaydıyla ihtiyaçlarını ve taleplerini sıralasın. İyi bir okuldan mezun olmak, iş bulmak, kariyer yapmak, evlenmek, daha ileri boyutlarda aidiyet duyduğu memleketi için projeler üretmek, o projeleri hayata geçirmenin yollarını aramak, siyaset kurumuyla gerek bireysel gerekse kitlesel anlamda iletişim kurup yatırımlar için gerekli çabayı sarfetmek... Vesaire, vesaire...

Acaba bizim hemşehri dernekleri bunların hangisine, ne kadar karşılık verebiliyorlar? Horon ve kemençe kursları, hamsi, kuymak ve lahana günleri bu listenin neresinde yer alıyor? Ne kadar acil ve önemlidirler? Bunları ihtiyaç kabul eden insanlar, onlara ulaşmakta bir problem yaşıyorlar mı?

Bundan 40 yıl önce bu ihtiyaçlar önemliydi. Ulaşım ve iletişim imkânları sınırlıydı. Gurbetteki hemşehriler birbirinden kopuktu. Buluşmaları, tanışıp kaynaşmaları, kültürlerini koruyup yaşatabilmeleri için birilerinin çaba sarf etmesi gerekiyordu. Peki ya şimdi?

Artık hayat 40 yıl öncesinden çok farklı. O zamanın ihtiyaçları bugünün gelişen imkânları sayesinde şimdi çok kolay ulaşılan ve giderilebilen ihtiyaçlar. Yani bizim hemşehri derneklerinin bir üst segmente geçmeleri vakti geldi de geçiyor.

Nasıl ki belediyecilik kavramı eskiden yol, kanalizasyon vs. yapmaktı ve şimdi belediyeler hayatın birçok alanına dokunuyorlarsa, STK’lar da aynı şekilde daha geniş ve farklı alanlarda faaliyet göstermelidirler. Şu en başta ifade etmeye çalıştığımız ihtiyaç ve talep sıralamasını baz almaları gerekiyor. Yoksa 40 yıl öncesini yaşamaya devam edemezler.

Mesela Trabzon’un İstanbul’daki en üst düzey hemşehri STK’sı olması hasebiyle Trabzon Dernekleri Federasyonu’na bir bakalım. Bugünlerde başkanı ve yönetim kurulu üyeleri hummalı bir faaliyet içinde. Trabzon’da valiyle, belediye başkanıyla, ilçe belediye başkanı ve kaymakamlarla, medyayla ve diğer önde gelen kurumlarla yoğun bir görüşme trafiği gerçekleştirdiler ve galiba İstanbul’a döndüler. Ne için? Önümüzdeki 10-13 Kasım günlerinde İstanbul Maltepe’de düzenlenecek Trabzon Günleri için. Orada ne olacak? Trabzonlular Trabzon’un Fethi’ni kutlayacak, Trabzon’u dünyaya tanıtacak, horon oynayacak, yöresel ürünler alacak, tanışacak, kaynaşacak, birlik beraberlik sağlayacak.

Trabzon Günleri düzenlenmesin demiyoruz ama TDF profilindeki bir kurum için bu çapta ve mahiyetteki bir etkinlik kurumun bütün enerjisini sarf ederek gerçekleştirdiği en önemli faaliyet olmamalı. Bunca yıldır düzenleniyor bu Trabzon Günleri. Artık çoktan otomatiğe bağlanmış olmalı, bir iki yöneticinin çabasıyla bütün hazırlıklar tamamlanmalı ve bu etkinlik bu zamana kadar öyle bir konuma gelmiş olmalıydı ki, bakanından özel kalemine, valisinden müdürüne kadar herkes programını ona göre yapmalı, koşa koşa gelmeleri için yakışıklı bir davetiye yetip de artmalıydı.

Trabzon Dernekleri Federasyonu için söyleyeceğimiz çok şey var ama bu yazı sadece söz konusu kuruma münhasır bir yazı değil. Yukarıda ifade ettiğimiz gibi İstanbul’daki en üst düzey Trabzon STK’sı olduğu için örnekleme yaptık. Yoksa bütün hemşehri STK’ları aynı problemi yaşıyorlar ve eğer kimlik insanoğlunun varlığının en önemli unsurlarından biriyse, STK’ların esas görevi bu kimliği korumak ve yüceltmekse, bunun sadece Trabzon Günleri formatındaki faaliyetlerle gerçekleşemeyeceği artık anlaşılmalıdır.

Trabzonlular önüne gelen yerde Türkiye’nin T’si, çimentosu olduklarını şişine şişine söylüyorlar. Çimentonun oluşturduğu binanın kral dairesinde oturanlar da kıs kıs gülüyorlar. Böyle giderse çok da uzak olmayan bir gelecekte saklamaya gerek kalmadan Kara Murat-Malkoçoğlu filmlerindeki gibi Bizans kahkahaları atmaya başlayacaklar. Elini bir sallamasıyla 10 tane düşman askeri deviren kahramanı da bulamayacak Trabzonlular.

Trabzon Dernekleri Federasyonu Trabzon Günleri hemşehri dernekleri
Sen de Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Hatayoğlu: Trabzon Stockholm Sendromu yaşıyor
Hatayoğlu: Trabzon Stockholm Sendromu yaşıyor
17 ülkeye yufka makinesi ihraç ediyor
17 ülkeye yufka makinesi ihraç ediyor