Advert
Advert
Advert

Hüseyin Avni Kazancı'dan olay açıklamalar!

Bir süre öncesine kadar Bakırköy’deki Ts-Club şubesinin işletmecisi olan ve mağazası kulüp bünyesine alınan Hüseyin Avni Kazancı, Karadeniz Manşet’e konuştu. Kazancı, henüz tanıtımı yapılmamış bir formayı giyip fotoğrafını sosyal medyada paylaşınca kızılca kıyamet kopmuş ve işletme yetkisi elinden alınıp kulübe devredilmişti.

Hüseyin Avni Kazancı'dan olay açıklamalar!
porno izle ücretsiz porno mobil porno porno video izletürk pornosu
Advert

Hüseyin Avni Kazancı herhangi bir Ts-Club işletmecisi değil. Aşağıda kendi açıklamalarından da okuyabileceğiniz gibi bu işi ilk başlatan ve İstanbul’da ilk Ts-Club mağazasını açan kişi. O gün bugündür tam 13 yıldır İstanbul’un muhtelif semtlerinde açtığı ve işlettiği mağazalarla kesintisiz olarak hizmet veriyordu. Ta ki o formalı fotoğrafı sosyal medyada paylaşana kadar. Bunun bir hata olduğunu kabul ediyor ama karşılığında kendisine reva görülen muamelenin çok ağır olduğunu, daha doğrusu mağazanın elinden alınması için bahane olarak kullanıldığını iddia ediyor. Son derece üzgün ve öfkeli.

İki tane evim gitti

Bu işe başlarken üç tane evim vardı. Aradan geçen yıllarda iki tanesini satmak zorunda kaldım. İstanbul’da ilk Ts-Club mağazasını 2003’te ben açtım. Bu işi kuran benim, o zamanki Trabzonspor yönetimi bu görevi bana vermişti. Kulübün kendi açtığı mağazalar en fazla üç-dört yıl ayakta kalıyor, sonra kulüp onları kapatmak zorunda kalıyor. Bakın, Üsküdar’daki mağaza geçtiğimiz aylarda kapandı. Ümraniye’deki de sessiz sedasız kapandı ama açıktan dile getirmiyorlar. Çünkü bu prestij kaybı demek.

Kulübe her ay en az 50 bin lira para ödedim. 13 senelik toplama vurduğunuz zaman yaklaşık 3,5 milyon dolar civarında bir para yapar.”

-Ts-Club mağazaları zarar ediyor diyorsunuz. Neden zarar ediyorlar?

-İşin başına işin ehli adam koymazlarsa, her gelen yönetim kendini kurtarmaya bakarsa bundan daha normal bir sonuç olamaz. 13 yıldan fazla bir zaman kulübe rağmen ayakta durdum. Kulüp defalarca bana icra gönderdi. Ama ben evimi sattım, yine borcumu ödedim. Namus meselesi yaptım, dükkânı kapatmadım. Keşke kapatsaydım. Trabzonspor’un adına leke gelmesin dedik.

O fotoğrafı paylaşmam hataydı, fakat...

-İşlettiğiniz mağaza neden kulüp bünyesine alındı?

-Tam bir buçuk yıldır forma bekliyorduk. Ben bir hata ettim, yeni çıkacak formayla fotoğrafımı sosyal medyada paylaştım. Aslında bu işin bahanesi oldu, resmi olarak bir yaptırımda bulunamazlar ama bunu gerekçe göstererek hakkımızda “İşini iyi yapmıyor, kulübe zarar ettiriyor” gibi söylemlerle karalama kampanyası yaptılar. Yöneticiler de o kişilere inandılar. Şimdi kulüpten alacağım var. Bir yöneticiyi aradım ve ne zaman ödeyeceklerini sordum, yılbaşında kombine satabilirlerse paramı ödeyeceklerini söyledi! Sinan Zengin kulübü esir almıştır. Türkiye’de FETÖ neyse Trabzonspor’da Sinan Zengin odur. Kulüp benden mağazayı düşmandan ganimet alır gibi aldı. Kulübün resmi internet sitesinden “Hüseyin Kazancı beceremedi, biz yapacağız” anlamında bir açıklama yaptılar. Kulüp İstanbul’da kendi açtığı bütün şubeleri iflas ederek kapattı, Cevahir Alışveriş Merkezi’ndekini bile.

2003’te Atay Aktuğ döneminde ilk Ts-Club mağazasını ben açtım. Daha doğrusu o zaman kulüpten beni aradılar ve “Yeni bir yapılanmaya gidiyoruz, Trabzonspor adına ürün imal edip pazarlamak ve kulübe gelir sağlamak istiyoruz. Sen bu işin ehlisin, bize yardımcı ol” dediler.

-İşin ehli derken?

-Tekstil işiyle uğraşıyordum, o yüzden benimle çalışmak istediler. Ayrıca sosyal ilişkilerim güçlüydü, iyi de bir Trabzonsporluydum. Ben de ilk olarak Güngören’de mağazayı açtım. Farklı zamanlarda toplamda 13 tane Ts-Club mağazası açtım. Aynı dönemde üç Ts-Club işlettiğim, bir mağazada dokuz eleman çalıştırdığım zamanlar oldu. O zamanlar üretim ve satış sürecinde insiyatifimiz de vardı. Ürünleri biz yapıyor-yaptırıyor, kulübe gönderiyor, oradan tekrar alıyorduk. Biz tabii kaliteli ve ilgi görecek ürünler yapıyorduk, elimizde kalmıyordu. Fakat daha sonraki dönemlerde Ts-Club bölümünün başına bir fotoğrafçı dahi koydular. Konuyla uzaktan yakından alakası olmayan insanlardı. Hem kulüp hem de biz büyük zararlar ettik. İki tane evim o dönemde gitti.

Kulübün ismine zarar gelmesin diye...

-İki tane eviniz nasıl gitti?

-Sinan Zengin bana icra gönderdi, ben de borcumu ödeyebilmek için evlerimi sattım. Yine ayakta kaldık ve dükkânı kapatmadık.

-Neden böyle bir tercih yaptınız?

-Onur meselesi yaptım, kulübün ismine zarar gelmesin istedim. Ve hep “düzgün bir yönetim gelir de bu işleri düzeltir” diye umut ettim. Fakat bugün kulüp bu konuda hiç de bizim gösterdiğimiz hassasiyeti göstermiyor. Üsküdar’daki şube birkaç ay önce kapanmıştı. Ümraniye şubesini de sessiz sedasız kapattılar. Bunlar yarın öbür gün Bakırköy’deki mağazayı da kapatırlar.

-Kulüpten ne kadar alacağınız var?

-85 bin liralık çekim var ve ödemediler. Yönetici Emre Aksoy’u aradım, “Biz ödeyemeyiz. Kombine satarsak yılbaşında öderiz” dedi. Bankacılar kapıma gelmeye başladı. Emekli adamım, bir tane dairem var. O da ipotekli. Gerçekten zor durumdayım.

-Hukuk yoluna başvurmayı düşünüyor musunuz?

-Başvursam eninde sonunda hakkımı alırım ama ben bu gidişle dükkâna el koyacağım. Öyle anlaşılıyor. Gidip dükkâna oturacağım, günlük istihkakımı oradan alacağım.

Tek sorumlu Sinan Zengin'dir!

-Bu kanunsuz bir girişim olmayacak mı?

-Orası öyle ama işin o tarafını düşünecek durumda değilim. Benim çoluk çocuğum var, istikbalim var. Kaybedecek bir şeyim kalmadı. Bütün bunların sorumlusu Sinan Zengin’dir. Başkan Muharrem Usta’yı da bu işe alet ediyor ama başkan bunun farkında değil. Ben kararlıyım: Bir hafta içinde benim ödememi yapmazlarsa ben kendi yöntemimle dükkâna el koyacağım. Artık Trabzon’a ayıp olur, Trabzonspor zarar görür diye düşünecek halim kalmadı. Çok büyük bir mağduriyet yaşıyorum. Ben 40 yıllık birikimimi Trabzonspor’a harcadım. Onlar kendi açtıkları mağazaları gözlerini kırpmadan kapatıyorlar. Ama biz öyle yapmadık, kendi birikimimizi tüketmek pahasına Trabzonspor’un prestijini korumaya çalıştık. 13 yıl boyunca sadece ben değil, çoluk çocuk ailecek çalıştık çaba sarf ettik.

-Anlattıklarınıza bakılırsa Ts-Club’larda genel bir problem var. Bu nasıl bertaraf edilebilir, yani Ts-Club’ların iyi çalışması, iyi hizmet vermesi ve gelir elde etmesi için ne yapılması gerekir?

-Ben bunu daha önce de beyan etmiştim. Tek çare, Sinan Zengin’in gitmesi ve Ts-Club’ın özelleşmesidir. Yoksa bir yönetim geliyor, sil baştan yapıyor. Bir başkası geliyor, oraya kafasına göre adam alıyor. Zamanında Ts-Club’ın başına plasiyer birini bile getirdiler. Özelleştirilmiş olsa bu sıkıntılar söz konusu olmaz.

Karadeniz Manşet

 

Trabzonspor Ts Club Sinan Zengin Muharrem Usta Emre Aksoy
Sen de Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Çernobilden daha tehlikeli!
Çernobilden daha tehlikeli!
Hatayoğlu: Trabzon Stockholm Sendromu yaşıyor
Hatayoğlu: Trabzon Stockholm Sendromu yaşıyor