TGA Yönetim Kurulu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile birlikte yılın 6 ayını değerlendiren bir toplantı düzenledi.
Düzenlenen toplantıda Trabzon’un en önemli turizm destinasyonu olan Sümela Manastırı masaya yatırıldı. TGA Karadeniz Temsilcisi Metin İnan, Günebakış Trabzon Haber'e a yaptığı açıklamada konunun detaylarını anlatarak Sümela Mansatırı’nın artık eski rantabl halinin olmadığını söyleyerek Ortodoks ayinleri üzerine ciddi şekilde değerlendirmelerde bulunulduğunu kaydetti.

Ayin Kısıtlamaları, Turizme Zarar Veriyor
İnan, Sümela’da düzenlenen ayinlere gelen kısıtlamaların yarattığı olumsuz durumu anlatarak, bazı yazarların milliyetçilik akımları üzerinden turizm potansiyeline engel olduğunu söyleyerek, “Öncelikle Karadeniz Bölgesi'nde Sümela Manastırı en eski destinasyonlardan bir tanesidir.
Bununla alakalı son yıllarda Sümela Manastırı'nın eski rantabl hali yok. Maalesef Ortadoğulu misafirlerin çok da ilgisini çekmiyor. Bununla beraber Ağustos ayında düzenlenen ayinlerle önceden o bölgedeki turizmle uğraşan esnaf arkadaşımıza, turizm sektörlerimize orada ciddi anlamda bir katkı sağlıyordu ayinin orada olması.
Şimdi baktığımız zaman geldiğimiz süreçte ise ciddi bir sınırlandırılmalar yapıldı. Bununla alakalı ben özellikle bir inceleme yaptım.
Bazı insanların özellikle yazarların, toplumun önde gelen bazı kişilerin Trabzon turizmi üzerinde milliyetçilik akımları yaratan, turizm potansiyeline engel olan anlamda yazılarını okuyorum işin açıkçası.
Bu da bizi rahatsız ediyor. Çünkü biz Trabzon'uz, milliyetçi bir şehiriz ve milliyetçi şehrimizde turizm yapmak istiyoruz.
Yani biliyorsunuz Trabzon Türkiye'nin T’sidir. Bizim mantığımız her zaman aynıdır. Buradaki ayinleri kimse farklı yorumlayamaz. Belki başkalarının başka amaçları olabilir ama bizim bu konudaki tavrımız net” ifadelerini kullandı.

Ayinde Kota Sayısı Arttırılmalı
Konunun bizzat Bakan Ersoy’a iletildiğini söyleyen İnan, ayin için mutlaka kotanın arttırılması gerektiğini kaydederken “Biz daha önceden Bakan Bey'e de söyledik, daha önceden turizm toplantılarında bunu özellikle ifade ettik. Trabzon din turizmi için çok iyi potansiyeli olan bir yer. Bakıyorsunuz Arap dünyasından da buraya insanlar geliyor, Ortodokslar da geliyor.
Keşke diğer Hristiyanları da bir şekilde buraya alsak. Çünkü bugün dünya pazarına baktığınız zaman dini bir pazar var. Mekke’de de bunun turizmi yapılıyor; yani insanlar orada ibadet ederek kazanıyor her şeyi.
Çok ciddi anlamda katkı sağlıyor. Biz de Sümela Manastırı'nı bu konuda kullanabiliriz. Yani bu atıllaştı, bu durumu daha fazla aktifleştirelim. Bununla alakalı verilen kota sayısı artsın.
Bu yasaklarla alakalı bir güncellemeler yapılsın. Ayin yapılıyor ama sayı çok az, katılım çok az. Bununla alakalı tabii ülkeler arasında bu konuda izin alarak belirli gün, tarih ve sayı rakamları oluşturuyorlar” dedi.

Trabzon’un Fetih Tarihinde Değil 28 Ağustos’ta Yapılmalı
Ayinin fetih tarihi olan 15 Ağustos’ta olmamasının doğru bulduğunu ancak 23 Ağustos değil 28 Ağustos’ta yapılması gerektiğini söyleyen İnan, Sümela Manastırı’ndaki ayin sorununun Bakanlık tarafından çözüleceğini belirterek, “Biz de dedik ki “Tamam Yunanistan'da hadi bu bir sıkıntı var, yıllardır bunu yapmıyorsunuz.
Rusya'da da Ortodokslar var, Bulgaristan'da da Ortodoksluk, Gürcistan'da da Ortodoksluk var. Bari en azından bölgemize bunları kazandırmak adına bir çalışma yapalım.” Tabi ki Trabzon'un kurtuluş tarihine, ayinlere denk gelmesin. Özellikle Meryem Ana'nın göğe yükselmesiyle alakalı Hicri takvime göre 28 Ağustos'a denk geliyor.

Hani 15 Ağustos'u 21-22 değil de normalde 28 Ağustos'a çekersek ayinlerin burada daha farklı olabileceğini düşünüyoruz, daha talep göreceğini düşünüyoruz. Ortodoksların bu konuda hem bölgemize gelerek turizm yapacak hem de inançlarını burada gerçekleştirecek.
Bu bizim için çok önemli bir konuydu, bu konu üzerinde konuştuk. Bakan Bey sağ olsun notlarını aldı, bununla alakalı çözüm bekliyoruz işin açıkçası” sözlerini kaydetti.
