Karadeniz Manşet
Karadeniz Manşet
EĞİTİM

Ürettiklerimizi Üreten Teknolojiyi De Üretmemiz Gerekiyor

dünyada halı pazarında ilk üçün içinde yer almamıza karşın teknolojisi yeni halı dokuma makinalarını başta Belçika olmak üzere önemli ölçüde ithal ediyoruz. Belçika hem dünyada halı dokuma makinası üreticisi hem de halı üretiminde söz sahibi.

Ürettiklerimizi Üreten Teknolojiyi De Üretmemiz Gerekiyor
Paylaş:

Ülkemizde yıllardan beri hammaddesi bizde bile olsa ürettiğimiz ürünlerin imalatında kullandığımız araç ve gereçlere milyarlarca döviz ödedik ve ödemeye devam ediyoruz. Örneğin dünyada halı pazarında ilk üçün içinde yer almamıza karşın teknolojisi yeni halı dokuma makinalarını başta Belçika olmak üzere önemli ölçüde ithal ediyoruz. Belçika hem dünyada halı dokuma makinası üreticisi hem de halı üretiminde söz sahibi. Belçika’da halı üretiminin teknolojisi kendilerine, bizde ise büyük ölçüde başkalarına ait. Bu örnekte olduğu gibi  ürünlerin üretiminde kullanılan teknolojiyi de üreten ülkeler aynı sektörden maksimum kar etmektedir. Son yıllarda savunma sanayi başta olmak üzere birkaç alanda teknoloji üretimine de yatırım yapmaya başlamamız sevindirici olmakla birlikte ülkemizin bilgiye dayalı teknoloji temelli birçok ekipmanın hala dışarıdan alınmaya devam ediyor olması üzerinde düşünmek gerekiyor.

Teknolojisine sahip olmadığımız donanımlar pahalı olmaları yanında, başka olumsuzluklara da sahip. Yazılımları üreticisine ait olduğu için  her zaman bir güvenlik probleminden söz edilebilir. Olası arızalanması durumunda ilave bütçe gereklidir. Teknolojik ve bilgi altyapısı bize ait olmadığı için yeni ürünlerin geliştirilmesi mümkün değildir. Satın aldığınız cihaz neye izin veriyorsa ancak o sınırlar içinde kalırsınız. Sürekli dışa bağımlılık insanımızın yenilikçi üretim kapasitesini düşürmesi yanında toplumsal hafıza tembelliğine de yol açar. İş kollarımızın çeşitlenmesi engellenir. İnsanımıza verdiğimiz hizmetin maliyetini yükseltir. Teknolojisi bize ait olmayan ithal ürünlerin olumsuzlukları uzayıp gider.

Konunun daha iyi anlaşılması için kamuoyu gündeminde pek olmayan bir hususu örneklendirmek isterim. Birçok hastanemizin mali açıdan sıkıntı çektiğini zaman zaman duyarız. Bu konuda personel maaşlarının yüksekliğinden, yönetimsel ve politik hatalardan söz ederiz. Fakat asıl gerçeği görmeyiz. Çünkü insan sağlığına ilişkin teknolojik araçların ve ürünlerin büyük orandan dışarıdan aldığımız gerçeğini uzmanları dışında pek düşünmeyiz. Kullandığınız MR, mikroskop, ilaç, tıbbi solüsyonların tamamı, analiz setleri ve daha yüzlerce ürünün kaynağının yurt dışı olması nedeniyle  ithalata ve   ithalatçılarına  muazzam paralar gitmekte ve kurumun ürettiği hizmetler ve katma değerler eriyip gitmektedir. Sağlık merkezlerimizde kullanılan ürünlerin önemli bir kısmı kendi imkanlarımızla üretilmiş olsaydı bugün sağlık kuruluşlarımızın mali durumlarının ülke ekonomisine yükü hemen hemen hiç olmayacaktı. Bu örneği dışa bağımlı diğer sektörler için de düşünebiliriz.

Zaman zaman bana soruyorlar “hocam biz büyük oranda kendi ilaçlarımızı üretebilecek miyiz, teknolojiye dayalı dünyanın aradığı ürünlerimizin sayısı artacak mı?” El cevap;  bunların üretiminde kullanılan teknolojiyi de üretirsek  pekala mümkün olacaktır. Başkasının ürettiği analiz cihazları ve kimyasallarla klasik ve talebi düşük ilaçların ötesine geçip  nanoteknoloji ürünü akıllı ilaçlar geliştiremeyiz.

Bu haber Karadeniz Manşet tarafından yayımlanmıştır. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

EĞİTİM Haberleri

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Sıradaki Haber
Okumaya devam et KİB fındıktaki tehlikeye dikkat çekti

Akışın sonuna geldiniz.