Kıyamet Savaşı
İran İsrail’in ilacı, İsrail İran’ın ilacı… Bu iş bu kadar açık… Bölgede bu tip oyunlar farklı boyutlarda Batılıların oyuncağı olarak devam edecektir…
Başlık, özet ve etiketlerde arandı.
İran İsrail’in ilacı, İsrail İran’ın ilacı… Bu iş bu kadar açık… Bölgede bu tip oyunlar farklı boyutlarda Batılıların oyuncağı olarak devam edecektir…
Siz zannediyorsunuz ki dünyada Yahudiler, Hristiyanları kullanıyor… Aksine Batılılar oyunları ile Yahudileri ‘dünyanın yetimi’ haline getirip Müslümanların tam göbeğine ateş topu olarak oturttular, onlar da vatansız kalacağız korkusuyla ve Vahşi Batı’nın “biz size yardım ederiz” telkiniyle prematüre çocuk gibi hep bakıma muhtaç hale gelmiş olarak o Batı’ya mahkûm oldular…
Batı’nın bu gidişi hiç de hayra alamet değil. İki asırdır: “Ben yaptım oldu zulümlerini” halâ devam ettirmek için her oyunu mubah görüyorlar. Lakin bilmiyorlar ki köprülerin altından çok sular geçti. Ne dünya eski dünya ne insanlık eski insanlar…
Bu Rusya her dönemde çok rahat Batı’nın oyununa hep gelmiştir. Batı, işine geldiğinde onu pohpohlamış o da Batı’ya inanıp dediğini yapmıştır. Batı, işi bitirip onu kullandığında ve Rusya ile işi kalmadığında bu kez onu barbar olarak dışlayabilmiştir.
Ukrayna bin yıllık kardeşini bırakıp can-havli ile Batı’ya niçin koşuyor?.. Ukrayna, bin yıl birlikte yaşamış olmasına rağmen Rus’u çok iyi anlayamamış da Rus’a haksızlık yaparak Batı’ya sığınıyor, öyle mi?.. Tabii ki hayır, hiç de öyle değil.
Bakıyorsunuz sadece Batı’da değil doğuda da filim sanayii çok gelişiyor. Kore, Japonya ve Hindistan da birçok önemli filimler yapılıyor. Yapılıyor da konu olarak Batı’nın çizdiği yoldan bir türlü ayrılamıyorlar…
Bizler tam, “Müslümanlar iyidir, hoşgörülüdür, adaletlidir, ilim ehli düşünen beyinlerdir” diyeceğimiz an… Batılının çok arzuladığı örnek: “İşte İslam dünyasının en çağdaş olabilecek son hali,” diye böyle çok perişan bir tavrı gösterip tüm dünyanın gözünden İslam’ı düşürmeye çalışacaklardır…
Sanki, Akdeniz’in işini hallettiler de sıra Karadeniz’e geldi. Karadeniz: Kıyısı olanlar bir araya gelebilmiş ve meselelerini halledebilmiş çok az iç denizden biridir… Tamam da öyle yağma yok, emperyalist Batı, gelecek, zorlayacak ve çomağını sokacak… Orayı da kan gölü yapacak…
Akdeniz’de göçmenler batırılıyor, öldürülüyor, çocuklar katlediliyor… Tüm dünyanın gözü önünde zavallı göçmenler göz göre göre derin sulara gark ediliyor… Binlerce insan çoluk- çocuk umutlarıyla Akdeniz’e gömülüyor… Vatanlarından yuvalarından koparılıyor… İşte bu insanlar bu çaresizliği yaşarken hem Akdeniz’de hem de tam Papa’nın gözünün önünde bu zulümler yaşanırken Papa gözlerini yumuyor, kulaklarını kapatıyor, bu acı çığlıkları ne duyuyor ne de işitiyor… Sizce bu Papa sadece bu yüzden kovulmayı hak etmiyor mu?..
Neden mi, korkuyorum: tarihin derinliklerini çok iyi bildiğimden!.. Anayasa, demekle Batılıların bize ne dayatmak istediklerini iyi anladığımdan… Anayasa, kelimesinin bir tehdit olduğunu idrak ettiğimden…
Türkiye bugün, emperyalistlerin o altını oymaya çalışma girişimlerine rağmen hem dimdik ayaktadır hem de aynı güç ve samimiyetle Irak, Suriye ve Libya’dadır… Gücü yettiği derecesinde tabii ki can Azerbaycan’ın da yanında olacaktır… Bu Küresel Emperyalistler gücümüzü gördükçe korkuları da artacaktır. Bu yüzden saldırıları da acımasız olacaktır
Kabul etmek gerekir ki dünyayı yönlendirmeye ve bu konuda projeler üretmeye çalışanlar bizden bir adım öndeler o kadar… Lakin sakın moralinizi bozmayın sadece bir adım öndeler… İki adım değil…
Dün: Dünyanın batı kıyısında olan Amerika boşluğu kullandı, dünyanın süperi oldu. Bugün de: Dünyanın doğu ucundaki Çin aynı oyunla ‘süper tahta’ oturmak istiyor.
Biz hep “Batı budur işte” dediğimizde mutlaka bir aklı evvel çıkıp kendini hakem olarak görür ve Batı’yı hararetle savunmaya koyulur… Hadi, bugün de savunun dersek sakın bana: “Avustralya Batı değil ki” demeyin…
Batı böyle bir diziyi neden yapar ve gözümüze sokar? Tabii ki bir taşla kuş katliamı yapmak için. Bir kere kendi insanına “bakın biz öyle akıllı ve güçlüyüz ki, Dünya’nın unutulan yerlerinde bile sizin çıkarlarınızı koruyoruz. Rahat olun” derken, kendi ülkeleri dışındakilere de “tatlı ve sevimli” bir göz dağı vermiş oluyorlar. Hem akıllı ve güçlüler hem de Dünya’nın dört bucağına bile elleri uzanıyor, yaramazlık yapana haddi bildiriliyor.
Olay sadece: Türkiye, İran, Rusya ittifakı değildir. Olay aslında Ortadoğu bölge halklarının Türkiye çevresinde kenetlenme olayıdır. Rusya ve İran bunu görebilmiştir. Artık siz de aklınızı başınıza devşirin siz de bu gerçeği görün.
Çiftlik Bank’a para yatıranlar şimdi mağdur oldukları gerekçesiyle feryat figan, peki iğneyi kendilerine batırıyorlar mı? Hiç sanmıyorum. Trabzonspor’da da aynı. Yönetici kademesi bir yana, oy verenler sorumluluk hissediyor, bu sorumluluğu itiraf ediyorlar mı?
Onlara şunu da söyleyin: ‘Halkımız fakirlikten dolayı Ermenistan’ı terk edip geçinmek için yine de Türkiye’ye gidiyor. Orada iş bulup çalışabiliyor. Şu anda Türkiye’de çalışıp ailesini geçindiren 200 bine yakın Ermeni var. Türkler, ülkelerindeki çalışan bu Ermenilere iş veriyor ve çok da iyi davranıyor. Ya siz!.’
Trabzonspor camiası, özelde de delege kendini sorgulamalı. Özellikle son iki kongrede kazananların verdiği vaatlere gösterdiği teveccühü ve sonuçlarını iyi analiz etmeli. İğneyi önce kendine batırmalı.
Dün yayınlanan yazımıza ikinci bölümüyle devam ediyoruz.
Burada sanki “derenin derinini deliye yoklatırlar” hareketine gizlenmiş bir oyun var. Dünyadaki Yahudi lobileri bence şansını deniyor. "Ya tutarsa" diyor. Altmış yıldır her an Müslümanların tepkisini hep böyle ölçerek yürümediler mi?.
Türk’ün kızıl elması genelde hep batıya diye bilinir. “Güneşin doğduğu yerden battığı yere” diye de kurgulanır. Lâkin, Türk’ün kızıl elması dünyanın durumuna ve şartlara göre değişebilir. Dört yöne de yürüyebilir…
Libya açıklarında batan Türk gemisinin kayıp mürettebatının yakınları devletin arama kurtarma ekibi göndermesini istiyor.
Trabzonlu eğitimci İbrahim Hakkı Gündoğdu, Üsküdar Belediyesi Bağlarbaşı Kültür Merkezi’nde “Tarihimizde Zirveler ve Kırılmalar” adıyla tarih sohbeti etkinliğine konuşmacı olarak katıldı.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, dün doğu ilçelerini gezdiği Trabzon'un bugün de batı ilçelerini ziyaret ediyor.
Hangi terör örgütü birinin köpeği değildir ki!. Sen de Batı’nın köpeğisin işte!. Aç köpek: her köpeğin sonu gibi olacak sonun.
Ülkemizden yıllarca Batılı ülkelere yetişmek üzere araştırmacı gönderilmiştir. İstenilen verimlilikte olmasa da bu araştırmacıların ülkemizin kalkınmasına ve biliminin gelişmesine önemli katkıda bulunmuşlardır. Bundan sonra da Batılı ülkelerle bu tip ilişkiler sürmelidir. Fakat...
İran İslam Cumhuriyeti’nin Batı Azerbaycan eyaletinden resmi bir heyet Trabzon’da çeşitli temaslarda bulundu.
Türkiye’nin geçtiğimiz günlerde başlattığı ve sadece bir günden az bir zamanda İŞİD’in hâkimiyetinde olduğu söylenen Cerabrus ve çevresinde 400 kilometrekarelik alanın İŞİD’den temizlenmiş olması, Batılı-PYD koalisyonunun aylardan beri İŞİD ile mücadele yapamadıklarını değil, yapmadıklarını göstermiştir.
Evet, bak söylüyorum, dünyanın en zalim emperyalistleri: Müthiş demokrattırlar… Hümanisttirler ayrıca… İnsan sevgisi de gırladır onlarda…
Bakın, sonuç olarak şunu söyleyelim ki: Beğenmediğiniz Türkiye bu konuda sizi kurtaracak devlet ve medeniyet olabilir. Günümüzün en samimi ve delikanlı devleti yine Türkiye, bunu görüyorsunuz, değil mi?.
Soruyoruz sizlere: bu IŞID ve PKK gibi terör örgütlerini eğer emperyalist güçler desteklemez ise nefes dahi alabilirler mi? Ellerindeki silahlara bakın! Ortadoğu’da hiç silah fabrikası yok ki!. Silahların markası da belli. Bu örgütlerin hiçbiri fabrika da basmadı. Bu örgüt mensuplarının milyar dolarları da yok. Hiç biri vergi rekortmeni de değil. Ama istedikleri kadar silaha ve cephaneye ulaşabiliyorlar.
Batı’yı iyi tahlil edip gerçeği görürsek böylece hem kendimizi hem de insanlığı ancak kurtarabiliriz. Yoksa biz de kolaycılığı seçer, Batı’nın dümen suyunda kürek çeker, hayatımızı devam ettirirsek yüzyıllarımızın da iliklerine kadar sömürüsüne ortam hazırlarız.
Yıl 1492’ydi, binbir zorlukla varabildiği bu kara parçasını “Batı Hint Adaları” sanmıştı Kristof Kolomb… Aslında Batı’nın kaderi tam orada dönmüştü de bundan kimsenin zerrece haberi yoktu.
Rize'nin batı yönündeki ilk ilçesi olan İyidere, değişen çehresi ile Rize’nin 'renkli' yüzü oluyor.
Kabul edelim ki: Türkiye, Batı’nın sömürmeye çalıştığı mazlum milletler arasında en çok dirayet gösterenlerin başında geliyor. Halkı da diğerlerine göre çok daha bilinçli ve teşkilatlanabilmiş durumda...
Sahi Ortadoğu’da aydın var mı?. Ortadoğu’da öncü var mı?.
Amerika’dan davet ettiğimiz bir misafirimiz bizim çok tehlikeli olduğunu düşündüğümüz fakat bugüne kadar herhangi bir şeye zarar verdiğini hiç kimsenin görmediği bir kertenkeleyi eline rahatlıkla alabilmekte, başka bir Batılı bir Anadolu köyünde çoban köpeği ile dostluk kurabilmekte
Küresel sermaye hükümranlığı: Batı’nın Oryantalist tecrübesinden sonra daha da canavarlaşmış, acımasız bir kuşatma mı yoksa?.
Günümüz dünyasına göz attığımızda, temsilcisi olduğumuz İslam Medeniyeti’nin bu hali ile insanlığın sorunlarının çözümüne yeterince katkı sağlayacak konumda olamadığını üzülerek ifade etmek istiyorum.
Terör örgütünün batılı ülkelerdeki olumsuz propagandaları karşısında gerçekleri anlatacak kamuoyu çalışmalarımız olmadığı veya etkisiz kaldığı sürece, Güneydoğu kısmen de Doğu bölgemizdeki terörün itici gücü konumundaki Batı kamuoyu desteğinin artarak devam edeceği bilinmelidir.
Gümrükçüoğlu, Trabzon’ın doğu ve batı ilçelerine doğal gazı götürmek için Bakan Albayrak ile görüştü.
AK Parti Trabzon Milletvekili Adnan Günnar, ikinci devlet üniversitesi için gayret gösterdiklerini belirterek “Bizim için bir üniversite 10 fabrikaya bedeldir.” dedi. Günnar, ikinci devlet üniversitesinin şehrin batısını kalkındıracak bir yatırım olduğunu söyleyerek “Ancak bize 30-40 dönüm değil, daha büyük alan lazım. Böyle bir projeyle YÖK’e gitmemiz lazım.” dedi.