Bir kazık çakma hikâyesi
“Hadi ama, biriniz gelsin artık” demese, yerinden kimse kalkmayacaktı. Yüzbaşı dedem, elinde bir kestane kazığı, tarlanın kenarına “firahti” çakmak için bir yardımcı arıyordu. Hem kazığı tutmak, hem de tokmağı vurmak mümkün değildi. Ağabimle beraber yol kenarında, hangimiz gitsin ve dedeme yardım etsin diye karar veremiyorduk.