Bitki zenginliğimizin farkında değiliz

Ali Kandemir

24-05-2019 18:25

Doğa ile yaşamak zorunda kalan yaşlı nüfusumuzun bir kısmını, bazı bitki meraklılarını ve uzmanları bir kenara bıraktığımızda toplumun büyük kesiminin bitki zenginliğimiz hakkında en temel bilgileri bile bulunmamaktadır. Birçoğumuzun gözünde onlar çiçek, çalı, ağaç, dal, budak, mera, yeşillik veya ot.

Basit bir kural vardır. Bir şeyin adı yoksa, tanınmıyorsa anlamı da yoktur. Anlamı olmayanın değeri olmaz. Ülkemizin bitki zenginliğinin refaha dönüştürülememesinin de püf noktası burada yatar. Adını bilmiyoruz. Bilmeyince ilgi göstermiyoruz, göstermeyince tanımıyoruz, neye benzediğini tarif edemiyoruz, ne işe yaradığını anlamıyoruz.

Elbette bütün insanların bitki bilimci, bitkiler konusunda uzman ve ilgili olmasını bekleyemeyiz. Fakat en azından bunların tanınması, değerli olduğunun bilinmesi, sürdürülebilir şekilde kullanılması yönünde toplumda genel bir algı, farkındalık, çaba ve istek olmalıdır.

Ülkemize Allah muazzam bir bitki zenginliği nasip etmiş. Çevrenizde gördüğümüz bitki çeşitlerinden yaklaşık üçte birini başka ülkelere vermeden. Bu alandaki zenginliğimiz tüm Avrupa kıtası ile hemen hemen aynı. Orta kuşakta bizimle boy ölçüşecek ülke bir kaçı geçemez. Gelin görün ki bunların farkında bile değiliz. Bu konuda sorumluluğu halkımıza yüklemek istemiyorum. Başta biz bitki bilimciler olmak, üzere topluma yön verenlerin geçmişten bu tarafa bu konudaki ihmallerinin bu sonucu doğurduğunu düşünüyorum. Bu sorumluluğu çoğu zaman bilmeden ihmal ettik.

Yabancılar kıymetini biliyor

Daha önce Avrupa’da bitkilerle ilgili toplantılara katıldım. Adamlar dünyada ve ülkelerinde oldukça yaygın olan ve herkesin bildiği bir ağacı allandıra ballandıra anlatıyor. Ta ki bir Türk bitki bilimci kalkıp ülkemizin zenginliklerini özetleyinceye kadar. Özetlemekten ötesi gerekli.  Bitkilerin değerini bilen yabancılar, bizim ihtiyacımız yok iken can sıkıntısına kestiğimiz ağaçlar, söküp attığımız çalılar ve otlarla ilgili araştırmalar yapıyor, kitaplar yazıyor, toplantılar gerçekleştiriyor, dernekler ve vakıflar kuruyor.

Hafta içi Gürcistan’da bir toplantıya davetli olarak katıldım. Kestane, Orman Gülü, Üzüm, Küre Çiçeği, Sarıçam gibi bizim ülkemizde de oldukça yaygın olan bitki çeşitlerini yere göğe sığdıramıyorlar. Bu konudaki tutkularını ve sahiplenmelerini tebrik ediyorum. Bizim bitkilerin yaklaşık 3500’ü dünyanın başka tarafında yetişmiyor. Onlardaki sahiplenmenin yarısı bile yok bizde. Bir ülkede bitki çeşitlerinin fazlalığı, özellikle de sadece o ülkede yetişen bitkilerin çokluğu dünyanın bir ülke için kabul ettiği önemli zenginliklerden sayılıyor. Tabi tanır, korur ve tüketmeden kullanılırsa. Biz ya tanımıyoruz, ya kullanıp korumuyoruz, ya da tanımadan veya kullanmadan perişan ediyoruz.

Bir ülkede bitki bilgisinin yaygınlaşması için botanik bahçeleri çok önemli. Bazı ülkelerde onlarca var. Bizde ise botanik bahçesi diyebileceğimiz bahçe sayısı birkaç. Zaman zaman yabancıların katıldığı toplantılarda “bitkiler açısından bu kadar zengin ülkeniz var, neden az sayıda botanik bahçesi kurdunuz?” diye sorulmakta. Cevap yok.

Botanik bahçelerini kurmak ve işletmek profesyonellik ister, halkın ilgisini ve devletin dışında hamiyetperver zengin insanların desteğini gerektirir. Bahçelerin kurulmasına devlet öncülük etmeli fakat yönetimini kendisi yapmamalı. Yaptığında bahçe klasik iş yeri anlayışının ötesine geçemez. Botanik bahçesi sadece dikili bitkilerin olduğu alanlar olarak görülemez. Orada bilim yapılır, kitaplar yazılır, araştırmalar sürdürülür, eğitim verilir, bitki zenginliğinin envanteri tutulur, koleksiyonu yapılır. Bu nedenle  yurt dışında genellikle bahçeler bu görevi yapabilecek donanımdaki personellerin istihdamı ile belediyeler, vakıflar, sivil kuruluşlarca kurulur ve yönetilir.

Bitkiler konusunda umursamazlığımızın temel nedenlerinden birisi galiba fütursuz bitki zenginliğimiz olsa gerek. Nereyi yıksan, nereyi bozsan, nereyi değersiz kılsan zenginlik başka bir taraftan fışkırıyor. Fazla olunca da kıymeti harbiyesi kalmıyor. Elin batılısı dağ taş, kurtlanabilen elma, kiraz, vişne gibi yabani çeşitleri aramak için dünyayı dolaşırken biz konunun öneminin çok az farkındayız. Çabalarımız kişisel düzeyin pek az önüne geçiyor. Son zamanlarda bitkilere olan ilgimiz “topla, kurut, suyunu iç” anlayışının ötesine geçemiyor ve geçeceğe de benzemiyor. Bu kadar zenginliğin içinde değerli bitkisel maddeleri dışarından satın almaya devam ederek. Toplumda bitki bilgisini yaygınlaştıramadığımız için ilgili kurumlarımızın da iyi niyetli çalışmaları karşılık bulmuyor. Önce algı iklimini oluşturmak gerek.  

Toplum bilinci oluşturmadan koruyamayız

Konunun vahameti karşısında yine de iyimser olmalı. Üniversitelerimiz başta olmak üzere bitki bilimcilerimiz araştırmalarımızda kaynaklarını kullandığımız toplumun bitki konusunda duyarlılığının artırılması için tanıtıcı popüler çalışmalar gerçekleştirmelidir. Halk olmadan bitkileri ne koruyabiliriz ne de kullanım olanaklarını geliştirebiliriz.Bunu hep birlikte yapmamız gerekiyor. Bu nedenle Türkçe tanıtıcı ve ilgi çekici kitaplar, broşürler ve web sayfaları yaygınlaştırılarak bu işe başlanmalı. Devlet, değişik bölgelerimizde tematik botanik bahçelerinin (sadece yeşil alan olarak görev yapan parklar değil) kurulmasını teşvik etmeli ve konuya zenginlerimiz ve belediyelerimiz sahip çıkmalıdır. İşlerin yürütülmesinde sayıları azımsanmayacak düzeyde ve bilgi birikiminde olan deneyimli bitki bilimcilerden görüşler alınmalı. İlgili bakanlığımız bu konuyu öne çıkarmalıdır. Bahçelerde, botanik parklarında Milli Eğitim’e bağlı okullarla birlikte eğitim çalışmaları gerçekleştirilmeli. Millet Bahçeleri başta olmak üzere kurulacak bahçelerde uzmanlar istihdam edilmeli ve bunların karar verici konumda olmaları sağlanmalıdır. Bahçelerde başka ülkelerde yetişen  bitki çeşitlerinin değil ülkemize ait çeşitlerin ağırlığı olmalıdır.

Toplumda bitki zenginliğimize dair özellikle de gençler arasında bir farkındalığın oluşturulması zor görünüyor. Çocuklarımızın doğa ile bağları kalmadı. Bu bağ ne yaşantılarında var ne de aldıkları eğitimin bir parçasında. Ortaöğretime devam eden ve çocuklarımızın geleceği açısından çok önemli hale getirilen teste dayalı bu sınav sistemi varken hangi anne baba çocuğunun bitkilerle ilgilenmesini, doğa ile bağ kurmasını, botanik bahçelerine gitmesini ve aktivitelere katılmasını ister. İsteyeceği bir yapıya mecbur olduğumuzu vurgulamak isterim. 

DİĞER YAZILARI Bilim ve Toplum 01-01-1970 03:00 Sakin karar toplumu selamete götürür 01-01-1970 03:00 Hepsini getir tüketelim 01-01-1970 03:00 Ya yapamadıklarımız! 01-01-1970 03:00 Eğitimlilerin işsizliği üzerine 01-01-1970 03:00 Ülkenin kaderi eğitimin niteliği 01-01-1970 03:00 Kuralsız Otlatmanın Girdabındaki Meralar 01-01-1970 03:00 Zamanda ve mekânda ihtiyaç analizi 01-01-1970 03:00 Bu gelirden vazgeçmeliyiz 01-01-1970 03:00 Kalite kötüleri ayıklayarak geişir 01-01-1970 03:00 Son felaketin ardından 01-01-1970 03:00 Karadeniz’de kadın kaderdir 01-01-1970 03:00 Kadırga Dedikleri Bir Yamanın Belinde 01-01-1970 03:00 Ne Değerler Kaybettik 01-01-1970 03:00 Çalışma Yöntemi Değişince 01-01-1970 03:00 Soru Değil, Sorun Çözen Bireyler 01-01-1970 03:00 İlmi Araştırmalarda Ekip Çalışması 01-01-1970 03:00 Demokrat Bir Virüsün Düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Anlık Veri Anlık Başarı 01-01-1970 03:00 Diğer İkisinden Haberimiz Yok 01-01-1970 03:00 Problem Çözmede Etkisiz Eleman: Problem Çözme 01-01-1970 03:00 Az Bilinen İz Bırakan Bitki Bilimciler 01-01-1970 03:00 Coğrafyayı Dikkate Almak 01-01-1970 03:00 Kurumlarımızın Geliştirilmesi Gereken İki Yönü 01-01-1970 03:00 Kasları Eriten Bir Sistem 01-01-1970 03:00 Değer Ölçümüz 01-01-1970 03:00 Üniversiteye Bakışımız Ve İşsizlik 01-01-1970 03:00 Eğitim Kurumlarına İlk Yardım Uzmanı 01-01-1970 03:00 Becerileri Ve Merakı Yok Eden Bir Sistem 01-01-1970 03:00 Doğa Konusunda Üç Kilit Kavram; Kilit Tür, Kilit Kaynak Ve Kenar Etkisi 01-01-1970 03:00 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü Üzerine 01-01-1970 03:00 Uygarlığın Düzeyi Çevreye Katkıyla Ölçülür 01-01-1970 03:00 Olgulardan Anlam Çıkaramamak 01-01-1970 03:00 Ülkemizin geleceği adına 01-01-1970 03:00 Hedefler ayrı ayrı olunca... 01-01-1970 03:00 İsteyince Oluyormuş 01-01-1970 03:00 Nesillerin seyri üzerine 01-01-1970 03:00 Mezunlar mezun olup gitmemeli 01-01-1970 03:00 Diplomalı işsizler 01-01-1970 03:00 İklim Gerekli 01-01-1970 03:00 Yazdıklarımızı uygulamamız gerek 01-01-1970 03:00 Toplumsal Kültürümüz “Nedenleri” Bilmeyi Engelliyor 01-01-1970 03:00 Doğanın Çocuklarından Yararlanmak 01-01-1970 03:00 Şehir Kültürü 01-01-1970 03:00 Üniversitelerimizde Hangi Bölümler Kapatılmalı 01-01-1970 03:00 Üretimde Gizli Çevresel Maliyetler 01-01-1970 03:00 Bilgiyi Talep Eden Bir Toplumsal Anlayış Gerek 01-01-1970 03:00 Eğitimde bütüncül düşünmek gerek 01-01-1970 03:00 Türk Eğitim Sistemi: Kurgu doğru işleyiş ters 01-01-1970 03:00 Yeni dönemde eğitime dair bazı öneriler 01-01-1970 03:00 Üniversite Dersleri: Tek kitabın ötesinde 01-01-1970 03:00 Özgür tutsaklar 01-01-1970 03:00 Faydacılığımızdan faydalanmak 01-01-1970 03:00 Gereksiz tartışmalar ve toplumsal ahlâk 01-01-1970 03:00 Öğretmenlerimize vermeden istemek 01-01-1970 03:00 Muhatabın İhtiyacını Bilmek 01-01-1970 03:00 Doğru ölçütle değerlendirmenin önemi 01-01-1970 03:00 Ödevler sokaktan da olmalı 01-01-1970 03:00 Herkes bildiği işte yürümeli 01-01-1970 03:00 İyi Mükemmelden Daha İyidir 01-01-1970 03:00 Geçmiş Geçmiş Değildir 01-01-1970 03:00 Milli Eğitimimizin Genel Amaçlarını Belirlemişiz. Ya sonrası? 01-01-1970 03:00 Adı yoksa anlamı da yok 01-01-1970 03:00 Akademideki araştırma projeleri üzerine 01-01-1970 03:00 Genç bir asistana öneriler 01-01-1970 03:00 Komşularımıza iyi davranmak 01-01-1970 03:00 Her geçen gün önemi artıyor 01-01-1970 03:00 Bunlar olmadan etkili eğitim ve bilim yapılamaz 01-01-1970 03:00 İşin içinde kaç duyu var? 01-01-1970 03:00 Bilimi Yaşatıp Olgunlaştırmak 01-01-1970 03:00 Başarılı Sporcular İsteniyorsa 01-01-1970 03:00 Gelecek empati yeteneği gelişmiş gençlere bağlı 01-01-1970 03:00 Eğitimde beceri kazandırma nasıl olacak? 01-01-1970 03:00 Resimli Türkiye Florası hakkında... 01-01-1970 03:00 APP Kuşağı Ve Biz Eğitimciler 01-01-1970 03:00 Temel Bilimlere cansuyu 01-01-1970 03:00 Nihayet Eğitim üzerine tartışmalara sıra geldi 01-01-1970 03:00 Yeni Eğitim-Öğretim yılı başlarken 01-01-1970 03:00 Yatırımcılara ve Talep Edicilere Çevre Eğitimi 01-01-1970 03:00 Tatil izlenimlerim 01-01-1970 03:00 Üniversitelerdeki Boş Kontenjanlar Üzerine 01-01-1970 03:00 Hayallerim 01-01-1970 03:00 Eğitimde temel amaç: Öğrenmekten haz duyurmak 01-01-1970 03:00 Örtülü ödenekli araştırmacılar 01-01-1970 03:00 Eğitimin kalitesine başkasının gözü ile bakmak 01-01-1970 03:00 Bilimin gücü geçmişe dayanır 01-01-1970 03:00 Benim gözümden dünya 01-01-1970 03:00 Ülkemizin İhtiyacı Misyonuna Bağlı Güçlü Kurumlar 01-01-1970 03:00 Ne yapıyorlar? 01-01-1970 03:00 Sorun para değil 01-01-1970 03:00 Eğitim Sistemi Ne Kazandırmalı? 01-01-1970 03:00 TEOG Sınavı Üzerine 01-01-1970 03:00 Toplum-Üniversite İlişkileri Üzerine 01-01-1970 03:00 Aynı Ülkede Farklı Ülkelerin Kurumları Gibi Davranmak 01-01-1970 03:00 Bilim Tarihinden Dersler Çıkarmak 01-01-1970 03:00 Bir Öneri: Yurttaş Bilgin Takip Sistemi 01-01-1970 03:00 Pek azı örnek alınan geçmiş 01-01-1970 03:00 Herkes İçin Jeoloji 01-01-1970 03:00 Bütünü görmeden hamle yapmak 01-01-1970 03:00 Biz eğitimcilere dair küçük bir öneri 01-01-1970 03:00 Kimin Sorunu? 01-01-1970 03:00 Kavramlar aynı lakin ortak dil için kifayetsiz 01-01-1970 03:00 Yetenek Sorunumuz Yok 01-01-1970 03:00 İzzetbegoviç’ten 01-01-1970 03:00 Başarılı Sporcu İsteniyorsa 01-01-1970 03:00 Her Dönem Kütüphaneler ve Kütüphaneciler Çok Şey Anlatır 01-01-1970 03:00 Seferberlikten anladığım 01-01-1970 03:00 Eğitimin Kanburu: Çoktan Seçmeli Test Tekniği 01-01-1970 03:00 Dikkate Alınması Gereken Güzel Bir Öneri 01-01-1970 03:00 Başlığı Siz Koyun 01-01-1970 03:00 Göz Ardı Ettiğimiz Önemli Bir Husus 01-01-1970 03:00 Seçkinsiz Olmaz 01-01-1970 03:00 Taassup Gelişmeyi Engeller 01-01-1970 03:00 Temel Konularda Aynı Sorunları ve Arzuları Konuşmak 01-01-1970 03:00 Kaçakçı Değiliz 01-01-1970 03:00 Beşeri Sistemler Biyolojik Sistemlerin Benzeridir 01-01-1970 03:00 Orta Yolu Bulamamak 01-01-1970 03:00 Değer biçmek 01-01-1970 03:00 Toplumda eksik olan şey: İdealizm 01-01-1970 03:00 Kiloda hafif pahada ağır olanı üretmek 01-01-1970 03:00 Uygun mesleği seçmedeki en büyük engelimiz; insana bakışımız 01-01-1970 03:00 Meselenin Özünü Kaçırmak 01-01-1970 03:00 Ekonomik Tetikçiler 01-01-1970 03:00 Televizyonlarda eksik olan 01-01-1970 03:00 Bir yıl önce yazdıklarım 01-01-1970 03:00 Yapamamışlar değil yapmamışlar 01-01-1970 03:00 Ne Olurdu 01-01-1970 03:00 Gündeme Dair 01-01-1970 03:00 Yöntem Sorunumuz 01-01-1970 03:00 Yetenek İsrafı 01-01-1970 03:00 Şalpazarı üzerine 01-01-1970 03:00 Verilen Öğretimin Etkisinin Ölçülmesi Üzerine 01-01-1970 03:00 Rol kayması 01-01-1970 03:00 Mezunların Düzeyini Bilen Yok 01-01-1970 03:00 Geçmişi Bilmeden Konuşmak Hariçten Gazel Okumaktır 01-01-1970 03:00 Sistem Tartışmaları Üzerine 01-01-1970 03:00 Karşılıksız Sevgi Bazen Tehlikelidir 01-01-1970 03:00 Hava Boşluk Kabul Etmez 01-01-1970 03:00 Kalite ve iyinin ölçüsü 01-01-1970 03:00 Gelişmişliğin Göstergesi: Düzenli Bir Toplum 01-01-1970 03:00 Akademisyenlerden Beklentiler 01-01-1970 03:00 Nasıl bir öğretmen? 01-01-1970 03:00 Başarıyı En Zayıf Halka Belirler 01-01-1970 03:00 İnsanlığın zirvesi: Yoksul köylüler 01-01-1970 03:00 Doğaya mesafeli fen derslerimiz 01-01-1970 03:00 85 yıl önceki eğitim anlayışı 01-01-1970 03:00 Tek kelimelik hayatlar 01-01-1970 03:00 Ülkemizdeki en büyük israf 01-01-1970 03:00 Ülkemizdeki çevre tartışmaları üzerine 01-01-1970 03:00 Yaprak niçin yeşil? 01-01-1970 03:00 ...Mış gibi yapmak 01-01-1970 03:00 Yabancı dil öğretememe 01-01-1970 03:00 Futbolun gölgesindeki ülke sporu 01-01-1970 03:00 Fikirler veya İlişkiler 01-01-1970 03:00 Dünya'nın düzeni 01-01-1970 03:00 Ülkemizin doğal bitki zenginliği 01-01-1970 03:00 Eğitimin hedef kitlesi 01-01-1970 03:00 Bilimsel düşünme ve bulma çabasının kökeni 01-01-1970 03:00 Bölücü terör üzerine… 01-01-1970 03:00 Kanada yükseköğretiminin özelliklerine ilişkin bazı notlar 01-01-1970 03:00 Başlarken... 01-01-1970 03:00