Bu gelirden vazgeçmeliyiz

Ali Kandemir

02-09-2020 21:52

Yazıma her şeye karşı çıkan, her şeyin doğal kalmasını savunan, bunun yanında doğal olmayan birçok şeyi kullanan çevreciler kategorisinde birisi olmadığımı belirterek başlamak istiyorum. Böyle bir giriş cümlesindeki amacım; ülkemizde doğayla ilgili tahribatı görmeden, çevrenin korunması gerektiği ile ilgili söylemlerde bulunanların hepsini bir sepete doldurup “bu çevreciler ülkenin gelişmesini istemiyorlar” şeklinde damgalayan kesime karşı kendimi savunmaktır. Daha önceki bazı yazılarımda da belirttiğim şekilde doğanın kullanılması, doğal zenginliklerden yararlanılması gerekir ve bu süreçte kaçınılmaz bir şekilde doğa zarar görür. Fakat bu zararların ortadan kaldırılması veya en aza indirilmesi için de gereken pratik çalışmalar ve denetlemeler yapılmalı, hesabını kitabını yapmadan doğada her şeye hücum edilmemelidir. Yeri gelmişken, insan davranışlarını, algılarını ve değer yargılarını değiştirmedikten sonra doğayı koruma üzerine geliştirilen yasal düzenlemelerin pek işe yaramadığını da belirtmek istiyorum. Avlanma dâhil doğaya ilişkin birçok düzenleme masa başında yapılıyor. Ya alandaki gerçek durum nasıl? Ömrünün son 30 yılında doğada araştırmalarda bulunan birisi olarak burada mevcut av faaliyetine ilişkin düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.

5199 numaralı Hayvanları Koruma Kanunu 4. Maddesine göre “Yabani hayvanların yaşama ortamlarından koparılmaması, doğada serbestçe yaşayan bir hayvanın yakalanıp özgürlükten yoksun bırakılmaması esastır” denmektedir. Ayrıca aynı maddenin başka bir fıkrasında ise “Bütün hayvanlar eşit doğar ve bu Kanun hükümleri çerçevesinde yaşama hakkına sahiptir” şeklinde bir ifade yer almaktadır. Buna mukabil 29684 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Av Turizmine İlişkin Yönetmelik ve 8501 numaralı Kara Avcılığı Kanununda avlanmanın usul ve esasları detaylı bir şekilde anlatılmıştır. İlgili yönetmeliklerde hangi koşullarda nasıl avlanılacağı, av hayvanlarının üretimi ve korunmasına dair de etraflı açıklamalar da yer almaktadır.

Doğal yaşamın korunmasında ve sürdürülebilir kullanımında temel bazı kurallar vardır. Örnek olarak; ava konu olan hayvan çeşidinin nüfuslarının, üremeye katkıda bulunan ve “Etkili Nüfus Büyüklüğü” olarak bilinen birey sayılarının, insan ve insan dışındaki tehditlerinin, günlük ne kadar besine ihtiyaç duyduklarının ve bunları nerelerden temin edeceklerinin, yaşamlarını devam etmek için nasıl bir ortama ihtiyaç duyduklarının ve yaşamını sürdürmek için gerekli alan büyüklüklerinin bilinmesine ihtiyaç vardır. Ülkemizde avlanmaya rehber olacak bu yönde yapılan bilimsel amaçlı çalışma hemen hemen hiç yoktur.

Kanun aynı, coğrafyalar farklı…

Diğer taraftan ülkemizin coğrafyası dikkate alındığında ava konu hayvanların barınmasını kolaylaştıracak sık bitki örtüsüne sahip Karadeniz ve kısmen Akdeniz’in bazı bölgeleri ile bu bölgeler dışında av hayvanlarının kolayca hedef olabildiği bitki örtüsünce zayıf bölgelerde benzer yasal düzenlemelerin uygulanıyor olması da bir çelişki olarak karşımızda durmaktadır.

Burada bitki örtüsünün yoğun olmadığı steplerde ve dağlık bölgelerde yaşayan hayvanların çığlıklarına tercüman olmak istiyorum. Vatan sadece sınırlarıyla değil, barındırdığı tüm değerleriyle vatandır. Bir taraftan av turizminin etkisi, diğer taraftan kaçak avcıların mevcut teknolojik imkânları kullanmaları ve artık hemen hemen her tepeye ulaşım imkânının mevcudiyeti yaban hayvanlarına kaçacak yer bırakmamıştır. Tesadüfen arazide karşılaştığınız dağ keçisi, tavşan gibi hayvanlar daha önce birkaç kez yaşamın kıyısından dönmelerinin verdiği kötü deneyimle canhıraş kaçışmakta ve en yakın uçurumdan aşağı kendilerini bırakmaktadır. Bu tip olaylara birkaç kez şahit olmuşumdur. Avcılar artık eskilerden daha etkili, attıklarını vuracak donanımdalar. En ısız yerlerde avlanan hayvanların oracıkta pişirilip yenmesi için sistemler hazır. Bütün bu manzara karşısında yaban hayatını koruma ile görevlendirilmiş bir avuç elemanın ise her tür fedakârca çabasının etkisi pek az. Edindiğim tecrübelerin neticesinden mi, yaşımın kemale ermesinin verdiği duygusallıktan mı olacak bilemiyorum. Yaban hayatımızın av turizminin ve kaçak avcılığın girdabında heba olmasının verdiği ıstırap içimi kemiriyor. Az sayıda hayvanı üretme çiftliklerinde üretip doğaya salmak, onları ara sıra yemlemek veya bir arabanın çarptığı birkaç hayvanı tedavi etmekle yaban hayatını kurtaramayız. İster izinli ister izinsiz olsun profesyonel avcılar hayvanların doğada barındıkları, beslendikleri ve sulandıkları yerleri tüm detaylarına kadar biliyorlar. Özellikle yukarıda sözünü etmeye çalıştığım şekilde ava konu olan yaban hayvanlarının mevcut durumlarını analiz etmeden vahşi şekilde avlanmalarının önüne geçilmesi gerektiğini düşünüyorum. Böylece yaban hayatı son düzlükte bir nebze olsun soluk almış olur. Bunun yanında yaban hayatına zarar vermeyecek gözlem turları, belgesel çekimleri vb. aktiviteler genişletilerek devam ettirilebilir.

Bu yazıyı bitki örtüsünün zayıf olduğu bölgelerimizdeki hâlihazırda ava konu olan hayvanların içinde bulunduğu mevcut durumu aktarmak, onların çetin yaşam mücadelesindeki imdat çağrılarına tercüman olmak ve tarihe bir not düşmek için kaleme alıyorum. Doğal yaşama karşı niçin bu kadar saldırgan olduğumuza anlam veremiyorum. İnsanlığı Covid 19 virüsünün nasıl sarstığını görüyoruz. Yaban hayvanlarının insanlar tarafından avlanma tehdidi yanında benzer salgınlarla, diğer vahşi hayvanların takibi ve besin yoksunluğu gibi etmenlerle de mücadele ettiklerini unutmayalım.

Av gelirinden vazgeçebiliriz

Bütün bu koşullar altında “yaratılanı severiz yaratandan ötürü” prensibinin gereği genel bütçe içinde devede kulak bile olmayan av turizminden elde edilecek gelirden vazgeçebiliriz, kaçak avlanma için gerekli önlemleri alabiliriz. Gelecek neslimiz bizleri sadece ülkenin sınırlarını değil, doğal yaşam zenginliklerini de koruyan bir geçmiş olarak bilsin.

Günümüzde ihtiyacın dışına çıkan ve bir zevke dönüşen avcılığın müdavimlerini ve av malzemesi üretenlerin baskılarını nasıl bertaraf ederiz.  Orası da başka bir tartışma konusu. Kara avcılığı dışındaki ava konu olan sucul hayvanlarda da durumun pek iç açıcı olduğu söylenemez. Sınırsız balık avlamayı bereket olarak tarif eden bir kültürümüz var. Su yataklarının rastgele değiştirilmesi, sel felaketi sonrası su canlılarının neyle karşılaştıklarını, hiçbir arıtmaya tabi tutulmadan ırmaklara ve denizlere bırakılan kirleticilerin buradaki yaşamları nasıl felç etkilediklerini daha irdelemedik bile.

Galiba insanımız emeği olmayan şeyleri heba etmeye yatkın.

DİĞER YAZILARI Bilim ve Toplum 01-01-1970 03:00 Sakin karar toplumu selamete götürür 01-01-1970 03:00 Hepsini getir tüketelim 01-01-1970 03:00 Ya yapamadıklarımız! 01-01-1970 03:00 Eğitimlilerin işsizliği üzerine 01-01-1970 03:00 Ülkenin kaderi eğitimin niteliği 01-01-1970 03:00 Kuralsız Otlatmanın Girdabındaki Meralar 01-01-1970 03:00 Zamanda ve mekânda ihtiyaç analizi 01-01-1970 03:00 Kalite kötüleri ayıklayarak geişir 01-01-1970 03:00 Son felaketin ardından 01-01-1970 03:00 Karadeniz’de kadın kaderdir 01-01-1970 03:00 Kadırga Dedikleri Bir Yamanın Belinde 01-01-1970 03:00 Ne Değerler Kaybettik 01-01-1970 03:00 Çalışma Yöntemi Değişince 01-01-1970 03:00 Soru Değil, Sorun Çözen Bireyler 01-01-1970 03:00 İlmi Araştırmalarda Ekip Çalışması 01-01-1970 03:00 Demokrat Bir Virüsün Düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Anlık Veri Anlık Başarı 01-01-1970 03:00 Diğer İkisinden Haberimiz Yok 01-01-1970 03:00 Problem Çözmede Etkisiz Eleman: Problem Çözme 01-01-1970 03:00 Az Bilinen İz Bırakan Bitki Bilimciler 01-01-1970 03:00 Coğrafyayı Dikkate Almak 01-01-1970 03:00 Kurumlarımızın Geliştirilmesi Gereken İki Yönü 01-01-1970 03:00 Kasları Eriten Bir Sistem 01-01-1970 03:00 Değer Ölçümüz 01-01-1970 03:00 Üniversiteye Bakışımız Ve İşsizlik 01-01-1970 03:00 Eğitim Kurumlarına İlk Yardım Uzmanı 01-01-1970 03:00 Becerileri Ve Merakı Yok Eden Bir Sistem 01-01-1970 03:00 Doğa Konusunda Üç Kilit Kavram; Kilit Tür, Kilit Kaynak Ve Kenar Etkisi 01-01-1970 03:00 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü Üzerine 01-01-1970 03:00 Uygarlığın Düzeyi Çevreye Katkıyla Ölçülür 01-01-1970 03:00 Olgulardan Anlam Çıkaramamak 01-01-1970 03:00 Ülkemizin geleceği adına 01-01-1970 03:00 Hedefler ayrı ayrı olunca... 01-01-1970 03:00 İsteyince Oluyormuş 01-01-1970 03:00 Nesillerin seyri üzerine 01-01-1970 03:00 Bitki zenginliğimizin farkında değiliz 01-01-1970 03:00 Mezunlar mezun olup gitmemeli 01-01-1970 03:00 Diplomalı işsizler 01-01-1970 03:00 İklim Gerekli 01-01-1970 03:00 Yazdıklarımızı uygulamamız gerek 01-01-1970 03:00 Toplumsal Kültürümüz “Nedenleri” Bilmeyi Engelliyor 01-01-1970 03:00 Doğanın Çocuklarından Yararlanmak 01-01-1970 03:00 Şehir Kültürü 01-01-1970 03:00 Üniversitelerimizde Hangi Bölümler Kapatılmalı 01-01-1970 03:00 Üretimde Gizli Çevresel Maliyetler 01-01-1970 03:00 Bilgiyi Talep Eden Bir Toplumsal Anlayış Gerek 01-01-1970 03:00 Eğitimde bütüncül düşünmek gerek 01-01-1970 03:00 Türk Eğitim Sistemi: Kurgu doğru işleyiş ters 01-01-1970 03:00 Yeni dönemde eğitime dair bazı öneriler 01-01-1970 03:00 Üniversite Dersleri: Tek kitabın ötesinde 01-01-1970 03:00 Özgür tutsaklar 01-01-1970 03:00 Faydacılığımızdan faydalanmak 01-01-1970 03:00 Gereksiz tartışmalar ve toplumsal ahlâk 01-01-1970 03:00 Öğretmenlerimize vermeden istemek 01-01-1970 03:00 Muhatabın İhtiyacını Bilmek 01-01-1970 03:00 Doğru ölçütle değerlendirmenin önemi 01-01-1970 03:00 Ödevler sokaktan da olmalı 01-01-1970 03:00 Herkes bildiği işte yürümeli 01-01-1970 03:00 İyi Mükemmelden Daha İyidir 01-01-1970 03:00 Geçmiş Geçmiş Değildir 01-01-1970 03:00 Milli Eğitimimizin Genel Amaçlarını Belirlemişiz. Ya sonrası? 01-01-1970 03:00 Adı yoksa anlamı da yok 01-01-1970 03:00 Akademideki araştırma projeleri üzerine 01-01-1970 03:00 Genç bir asistana öneriler 01-01-1970 03:00 Komşularımıza iyi davranmak 01-01-1970 03:00 Her geçen gün önemi artıyor 01-01-1970 03:00 Bunlar olmadan etkili eğitim ve bilim yapılamaz 01-01-1970 03:00 İşin içinde kaç duyu var? 01-01-1970 03:00 Bilimi Yaşatıp Olgunlaştırmak 01-01-1970 03:00 Başarılı Sporcular İsteniyorsa 01-01-1970 03:00 Gelecek empati yeteneği gelişmiş gençlere bağlı 01-01-1970 03:00 Eğitimde beceri kazandırma nasıl olacak? 01-01-1970 03:00 Resimli Türkiye Florası hakkında... 01-01-1970 03:00 APP Kuşağı Ve Biz Eğitimciler 01-01-1970 03:00 Temel Bilimlere cansuyu 01-01-1970 03:00 Nihayet Eğitim üzerine tartışmalara sıra geldi 01-01-1970 03:00 Yeni Eğitim-Öğretim yılı başlarken 01-01-1970 03:00 Yatırımcılara ve Talep Edicilere Çevre Eğitimi 01-01-1970 03:00 Tatil izlenimlerim 01-01-1970 03:00 Üniversitelerdeki Boş Kontenjanlar Üzerine 01-01-1970 03:00 Hayallerim 01-01-1970 03:00 Eğitimde temel amaç: Öğrenmekten haz duyurmak 01-01-1970 03:00 Örtülü ödenekli araştırmacılar 01-01-1970 03:00 Eğitimin kalitesine başkasının gözü ile bakmak 01-01-1970 03:00 Bilimin gücü geçmişe dayanır 01-01-1970 03:00 Benim gözümden dünya 01-01-1970 03:00 Ülkemizin İhtiyacı Misyonuna Bağlı Güçlü Kurumlar 01-01-1970 03:00 Ne yapıyorlar? 01-01-1970 03:00 Sorun para değil 01-01-1970 03:00 Eğitim Sistemi Ne Kazandırmalı? 01-01-1970 03:00 TEOG Sınavı Üzerine 01-01-1970 03:00 Toplum-Üniversite İlişkileri Üzerine 01-01-1970 03:00 Aynı Ülkede Farklı Ülkelerin Kurumları Gibi Davranmak 01-01-1970 03:00 Bilim Tarihinden Dersler Çıkarmak 01-01-1970 03:00 Bir Öneri: Yurttaş Bilgin Takip Sistemi 01-01-1970 03:00 Pek azı örnek alınan geçmiş 01-01-1970 03:00 Herkes İçin Jeoloji 01-01-1970 03:00 Bütünü görmeden hamle yapmak 01-01-1970 03:00 Biz eğitimcilere dair küçük bir öneri 01-01-1970 03:00 Kimin Sorunu? 01-01-1970 03:00 Kavramlar aynı lakin ortak dil için kifayetsiz 01-01-1970 03:00 Yetenek Sorunumuz Yok 01-01-1970 03:00 İzzetbegoviç’ten 01-01-1970 03:00 Başarılı Sporcu İsteniyorsa 01-01-1970 03:00 Her Dönem Kütüphaneler ve Kütüphaneciler Çok Şey Anlatır 01-01-1970 03:00 Seferberlikten anladığım 01-01-1970 03:00 Eğitimin Kanburu: Çoktan Seçmeli Test Tekniği 01-01-1970 03:00 Dikkate Alınması Gereken Güzel Bir Öneri 01-01-1970 03:00 Başlığı Siz Koyun 01-01-1970 03:00 Göz Ardı Ettiğimiz Önemli Bir Husus 01-01-1970 03:00 Seçkinsiz Olmaz 01-01-1970 03:00 Taassup Gelişmeyi Engeller 01-01-1970 03:00 Temel Konularda Aynı Sorunları ve Arzuları Konuşmak 01-01-1970 03:00 Kaçakçı Değiliz 01-01-1970 03:00 Beşeri Sistemler Biyolojik Sistemlerin Benzeridir 01-01-1970 03:00 Orta Yolu Bulamamak 01-01-1970 03:00 Değer biçmek 01-01-1970 03:00 Toplumda eksik olan şey: İdealizm 01-01-1970 03:00 Kiloda hafif pahada ağır olanı üretmek 01-01-1970 03:00 Uygun mesleği seçmedeki en büyük engelimiz; insana bakışımız 01-01-1970 03:00 Meselenin Özünü Kaçırmak 01-01-1970 03:00 Ekonomik Tetikçiler 01-01-1970 03:00 Televizyonlarda eksik olan 01-01-1970 03:00 Bir yıl önce yazdıklarım 01-01-1970 03:00 Yapamamışlar değil yapmamışlar 01-01-1970 03:00 Ne Olurdu 01-01-1970 03:00 Gündeme Dair 01-01-1970 03:00 Yöntem Sorunumuz 01-01-1970 03:00 Yetenek İsrafı 01-01-1970 03:00 Şalpazarı üzerine 01-01-1970 03:00 Verilen Öğretimin Etkisinin Ölçülmesi Üzerine 01-01-1970 03:00 Rol kayması 01-01-1970 03:00 Mezunların Düzeyini Bilen Yok 01-01-1970 03:00 Geçmişi Bilmeden Konuşmak Hariçten Gazel Okumaktır 01-01-1970 03:00 Sistem Tartışmaları Üzerine 01-01-1970 03:00 Karşılıksız Sevgi Bazen Tehlikelidir 01-01-1970 03:00 Hava Boşluk Kabul Etmez 01-01-1970 03:00 Kalite ve iyinin ölçüsü 01-01-1970 03:00 Gelişmişliğin Göstergesi: Düzenli Bir Toplum 01-01-1970 03:00 Akademisyenlerden Beklentiler 01-01-1970 03:00 Nasıl bir öğretmen? 01-01-1970 03:00 Başarıyı En Zayıf Halka Belirler 01-01-1970 03:00 İnsanlığın zirvesi: Yoksul köylüler 01-01-1970 03:00 Doğaya mesafeli fen derslerimiz 01-01-1970 03:00 85 yıl önceki eğitim anlayışı 01-01-1970 03:00 Tek kelimelik hayatlar 01-01-1970 03:00 Ülkemizdeki en büyük israf 01-01-1970 03:00 Ülkemizdeki çevre tartışmaları üzerine 01-01-1970 03:00 Yaprak niçin yeşil? 01-01-1970 03:00 ...Mış gibi yapmak 01-01-1970 03:00 Yabancı dil öğretememe 01-01-1970 03:00 Futbolun gölgesindeki ülke sporu 01-01-1970 03:00 Fikirler veya İlişkiler 01-01-1970 03:00 Dünya'nın düzeni 01-01-1970 03:00 Ülkemizin doğal bitki zenginliği 01-01-1970 03:00 Eğitimin hedef kitlesi 01-01-1970 03:00 Bilimsel düşünme ve bulma çabasının kökeni 01-01-1970 03:00 Bölücü terör üzerine… 01-01-1970 03:00 Kanada yükseköğretiminin özelliklerine ilişkin bazı notlar 01-01-1970 03:00 Başlarken... 01-01-1970 03:00