Son felaketin ardından

Ali Kandemir

24-08-2020 12:57

Geçtiğimiz hafta içinde Karadeniz de hatırı sayılır miktarda doğalgaz bulunması haberi üzerine sevinmiştik. Bugün ise bölgenin başka bir yerindeki sel felaketi ile üzüldük. Sel felaketine ilişkin düşüncelerime geçmeden doğalgaz bulunmasına ilişkin birkaç kelam etmek isterim.

Doğalgaz keşfi ile ilgili olarak basın ve yayın kuruluşlarında gazın çıkarılmasının güçlüğü, çıkarıldığı zaman vatandaşa ucuz gaz verilemeyeceği gibi bazı tenkitleri görüyoruz. Ülkemizin en önemli eksikliği, ileri teknoloji kullanan insan varlığımızın ve birçok alanda uluslararası rekabet gücümüzün yetersizliğidir. Bulunan ve aramalar sonunda bulunacak gazın çıkarılması, taşınması ve işlenmesi süreçlerinde mühendis ve işçilerimizin edineceği tecrübe en büyük kazanç olarak değerlendirilmelidir. Ayrıca ülkemiz dünyada bu alanda dikkate alınan bir ülke konumuna gelecektir.

Son sel felaketine gelince; öncelikle hayatını kaybeden insanlarımıza Allahtan rahmet, yakınlarına sabırlar diliyorum. Vatandaşlarımızın ve devletimizin çabalarının yaraların sarılmasına ve benzer afetlerin ülkemizin gündeminden çıkmasına vesile olmasını arzuluyorum.

Zaman geçiyor ama tehlike geçmiyor

Bazı okuyucularımızın “hocam yaralar henüz sarılmamışken bu yazıyı niçin yazıyorsunuz?” şeklindeki mırıldanmalarını duyar gibiyim. Toplum olarak bir hadisenin üzerinden zamanın geçmesi hepimizde tehlikenin ebediyen geçtiği algısına neden oluyor olmalı ki bugüne kadar olan benzer hadiselerin çoğunda aynı olumsuzluklarla karşılaşıyoruz. Yazımda sözünü edeceğim hususlar uzmanlık alanım dışındadır. Ülkemizde başta sellerin neden olduğu felaketler olmak üzere kaza ve doğal afetlerin önlenmesi, azaltılması ve hasarlarının minimuma indirilmesi konusunda nelerin yapılması gerektiği konusunda oluşturulacak temel politikalara yön verebilecek çok değerli uzmanlar bulunmakta. Yörenin insanı, etrafımda olan biten şeyleri gözlemlemeye çalışan ve geçmişte yine bu konuda benzer şeyler yazmış bir vatandaş olarak olayın sıcaklığı gitmeden bilinen fakat selin yeniden hatırlattığı bazı hususları tekraren sizlerle paylaşmak istedim. Elbette bazen tüm öngörülere rağmen beklenmeyen ve yıkıcı etkileri büyük doğal felaketlerle zaman zaman karşılaşabiliriz. Fakat aynı şeylerin rutin olarak tekrar etmesi durumun ciddiyetini yeterince kavrayamadığımızı gösteriyor.

Karadeniz Bölgesinin coğrafyası yağmur sonrası sel oluşumlarına yatkınındır. Bununla birlikte bölgede yoğun ve ani yağışlar sonucu felaket yaşanan bütün vadilerin ortak özelliği; dere yataklarına yol yapım malzemelerinin yığılması, kum ocaklarının ve kaya işleme tesislerinin rastgele depoları, maden posalarının ve her tür kazı malzemelerinin fırsat buldukça derelere dökülmesi, HES ve diğer işlerde dere yataklarının rast gele değiştirilmesi, derelerin yatağı dışına zorlanması, coğrafyanın da verdiği mecburiyetten dolayı dere kenarlarının arsa olarak değerlendirilmesi, dere kenarlarına verilen yapı izinlerinin meteorolojik verilere dayandırılmaması. Karadeniz’de yaşanan her sel felaketinin diğer bir ortak yanı ise suyun geçişinde yetersiz kalan köprüler veya şehir geçişleri. Bunun yanında Karadeniz Sahil Yolunun bazı yerlerde aşırı taşkın sularının denize ulaşmasını zorlaştırdığını da unutmamak gerekir. Ayrıca tesadüfen bir dairede çalışmak durumunda değilse havza ve dere yataklarına ilişkin yapılaşmanın planlanmasında, iklimsel verileri analiz edecek hemen hemen hiçbir meteoroloji uzmanlarına danışılmadığı görülecektir. Felaketin bütün şiddetiyle yaşandığı Giresun ilimize ait Dereli ve çevresinde şehirlere sel tarafından getirilen taşkın malzemelerinin önemli bir kısmının, doğal toprak olmadığı, insan faaliyeti sonunda dere yataklarının değiştirilmesi veya rastgele dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkabilen türden olduğu hemen dikkati çekmektedir. Benzer durumlar ülkemizin diğer bölgelerinde de söz konusu. Fakat oraların topoğrafyası ve yağış rejimleri benzer felaketlerin yaşanmasına çok az imkân vermektedir.

Kağıt üzerinde her şey yolunda

Ülkemizin önemli bir diğer sorunu da birçok şeyin kâğıt üzerinde düzgün yürüyor olmasıdır. Yukarıda belirtmeye çalıştığım olumsuzluklara ilişkin resmi ve özel kurumlardan bilgi istendiğinde birçoğu benim söylediklerimin aksini ifade edecektir. Maden sahalarının açılması, kum ocaklarının işletilmesi, HES inşası vb. konularda gerekenlerin yapıldığı ve gerekli izinlerin yasalarda belirtildiği şekilde verildiği söylenecekti. Ya pratikte durum nasıl?

İnsanımızın duygusal yapısının ve aceleciliğinin uzun süreli planlamaya yatkın olmaması, kurumlarımızın politikalarındaki devamlılığın yetersiz kalması, vatandaşların ve yatırımcıların yasal düzenlemelere aykırı olan isteklerinde siyaset kurumunu devreye sokma alışkanlığı doğal felaketlerde çözümsüzlüğün önemli nedenleri arasında sayılabilir. Ayrıca toplumun, insan için en değerli varlığın “yaşam” olduğu gerçeğini çoğu kez unutmasının da doğal afetlerle mücadele etmeyi zorlaştırdığını söyleyebiliriz. Her sel felaketi sırasında devletimiz ilgili kurumları ile imkânlarını seferber ederek vatandaşın yardımına koşuyor. El birliği ile muazzam çabalar gösterilse bile kaybolan yaşamları ve tahrip olan doğayı geri getirmek maalesef çoğu zaman mümkün olmuyor. Her seferinde insan yaşamı, insana dair hatıralar ve emekler azgın sel sularının arasında kaybolup gidiyor.

Gözlemlerimi ifade etme dışında Karadeniz bölgesinde vuku bulan sel felaketlerinin önlenmesine ilişkin kalıcı çözüm önerilerinde bulunmak beni aşan bir konu. Bununla birlikte dere yataklarına yapılaşmada, HES yapımında, madencilik sahalarının, kum ve taş ocaklarının açılması ve işletilmesinde, yol inşalarında yasal düzenlemelere uyulması ve uyulup uyulmadığının sıkı denetlenmesinin önemli olduğunu vurgulamak isterim. Bu konuda tek şartım, vatandaşların ve yatırımcıların havzayı etkileyen ve yasalara aykırı isteklerinde kurumların dışında başka kapıları aşındırmaması ve kurumlarımızın görevlerini yerine getirmede rahat olmalarıdır.

Doğanın çalışma düzenini değiştiremeyiz. Değiştirdiğimizde o zaten doğa olmaktan çıkar ve doğa olma özelliğini devam ettirmek için bizim felaketler dediğimiz yöntemlere başvurur. Çalışma düzenini değiştirme girişimlerimize karşı doğanın gösterdiği hışımlar bize bir türlü gereken dersi veremiyor. Kaybettiklerimizi alt alta sıraladığımızda gereken dersleri almak için daha başka ne olması gerekiyor?

DİĞER YAZILARI Bilim ve Toplum 01-01-1970 03:00 Sakin karar toplumu selamete götürür 01-01-1970 03:00 Hepsini getir tüketelim 01-01-1970 03:00 Ya yapamadıklarımız! 01-01-1970 03:00 Eğitimlilerin işsizliği üzerine 01-01-1970 03:00 Ülkenin kaderi eğitimin niteliği 01-01-1970 03:00 Kuralsız Otlatmanın Girdabındaki Meralar 01-01-1970 03:00 Zamanda ve mekânda ihtiyaç analizi 01-01-1970 03:00 Bu gelirden vazgeçmeliyiz 01-01-1970 03:00 Kalite kötüleri ayıklayarak geişir 01-01-1970 03:00 Karadeniz’de kadın kaderdir 01-01-1970 03:00 Kadırga Dedikleri Bir Yamanın Belinde 01-01-1970 03:00 Ne Değerler Kaybettik 01-01-1970 03:00 Çalışma Yöntemi Değişince 01-01-1970 03:00 Soru Değil, Sorun Çözen Bireyler 01-01-1970 03:00 İlmi Araştırmalarda Ekip Çalışması 01-01-1970 03:00 Demokrat Bir Virüsün Düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Anlık Veri Anlık Başarı 01-01-1970 03:00 Diğer İkisinden Haberimiz Yok 01-01-1970 03:00 Problem Çözmede Etkisiz Eleman: Problem Çözme 01-01-1970 03:00 Az Bilinen İz Bırakan Bitki Bilimciler 01-01-1970 03:00 Coğrafyayı Dikkate Almak 01-01-1970 03:00 Kurumlarımızın Geliştirilmesi Gereken İki Yönü 01-01-1970 03:00 Kasları Eriten Bir Sistem 01-01-1970 03:00 Değer Ölçümüz 01-01-1970 03:00 Üniversiteye Bakışımız Ve İşsizlik 01-01-1970 03:00 Eğitim Kurumlarına İlk Yardım Uzmanı 01-01-1970 03:00 Becerileri Ve Merakı Yok Eden Bir Sistem 01-01-1970 03:00 Doğa Konusunda Üç Kilit Kavram; Kilit Tür, Kilit Kaynak Ve Kenar Etkisi 01-01-1970 03:00 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü Üzerine 01-01-1970 03:00 Uygarlığın Düzeyi Çevreye Katkıyla Ölçülür 01-01-1970 03:00 Olgulardan Anlam Çıkaramamak 01-01-1970 03:00 Ülkemizin geleceği adına 01-01-1970 03:00 Hedefler ayrı ayrı olunca... 01-01-1970 03:00 İsteyince Oluyormuş 01-01-1970 03:00 Nesillerin seyri üzerine 01-01-1970 03:00 Bitki zenginliğimizin farkında değiliz 01-01-1970 03:00 Mezunlar mezun olup gitmemeli 01-01-1970 03:00 Diplomalı işsizler 01-01-1970 03:00 İklim Gerekli 01-01-1970 03:00 Yazdıklarımızı uygulamamız gerek 01-01-1970 03:00 Toplumsal Kültürümüz “Nedenleri” Bilmeyi Engelliyor 01-01-1970 03:00 Doğanın Çocuklarından Yararlanmak 01-01-1970 03:00 Şehir Kültürü 01-01-1970 03:00 Üniversitelerimizde Hangi Bölümler Kapatılmalı 01-01-1970 03:00 Üretimde Gizli Çevresel Maliyetler 01-01-1970 03:00 Bilgiyi Talep Eden Bir Toplumsal Anlayış Gerek 01-01-1970 03:00 Eğitimde bütüncül düşünmek gerek 01-01-1970 03:00 Türk Eğitim Sistemi: Kurgu doğru işleyiş ters 01-01-1970 03:00 Yeni dönemde eğitime dair bazı öneriler 01-01-1970 03:00 Üniversite Dersleri: Tek kitabın ötesinde 01-01-1970 03:00 Özgür tutsaklar 01-01-1970 03:00 Faydacılığımızdan faydalanmak 01-01-1970 03:00 Gereksiz tartışmalar ve toplumsal ahlâk 01-01-1970 03:00 Öğretmenlerimize vermeden istemek 01-01-1970 03:00 Muhatabın İhtiyacını Bilmek 01-01-1970 03:00 Doğru ölçütle değerlendirmenin önemi 01-01-1970 03:00 Ödevler sokaktan da olmalı 01-01-1970 03:00 Herkes bildiği işte yürümeli 01-01-1970 03:00 İyi Mükemmelden Daha İyidir 01-01-1970 03:00 Geçmiş Geçmiş Değildir 01-01-1970 03:00 Milli Eğitimimizin Genel Amaçlarını Belirlemişiz. Ya sonrası? 01-01-1970 03:00 Adı yoksa anlamı da yok 01-01-1970 03:00 Akademideki araştırma projeleri üzerine 01-01-1970 03:00 Genç bir asistana öneriler 01-01-1970 03:00 Komşularımıza iyi davranmak 01-01-1970 03:00 Her geçen gün önemi artıyor 01-01-1970 03:00 Bunlar olmadan etkili eğitim ve bilim yapılamaz 01-01-1970 03:00 İşin içinde kaç duyu var? 01-01-1970 03:00 Bilimi Yaşatıp Olgunlaştırmak 01-01-1970 03:00 Başarılı Sporcular İsteniyorsa 01-01-1970 03:00 Gelecek empati yeteneği gelişmiş gençlere bağlı 01-01-1970 03:00 Eğitimde beceri kazandırma nasıl olacak? 01-01-1970 03:00 Resimli Türkiye Florası hakkında... 01-01-1970 03:00 APP Kuşağı Ve Biz Eğitimciler 01-01-1970 03:00 Temel Bilimlere cansuyu 01-01-1970 03:00 Nihayet Eğitim üzerine tartışmalara sıra geldi 01-01-1970 03:00 Yeni Eğitim-Öğretim yılı başlarken 01-01-1970 03:00 Yatırımcılara ve Talep Edicilere Çevre Eğitimi 01-01-1970 03:00 Tatil izlenimlerim 01-01-1970 03:00 Üniversitelerdeki Boş Kontenjanlar Üzerine 01-01-1970 03:00 Hayallerim 01-01-1970 03:00 Eğitimde temel amaç: Öğrenmekten haz duyurmak 01-01-1970 03:00 Örtülü ödenekli araştırmacılar 01-01-1970 03:00 Eğitimin kalitesine başkasının gözü ile bakmak 01-01-1970 03:00 Bilimin gücü geçmişe dayanır 01-01-1970 03:00 Benim gözümden dünya 01-01-1970 03:00 Ülkemizin İhtiyacı Misyonuna Bağlı Güçlü Kurumlar 01-01-1970 03:00 Ne yapıyorlar? 01-01-1970 03:00 Sorun para değil 01-01-1970 03:00 Eğitim Sistemi Ne Kazandırmalı? 01-01-1970 03:00 TEOG Sınavı Üzerine 01-01-1970 03:00 Toplum-Üniversite İlişkileri Üzerine 01-01-1970 03:00 Aynı Ülkede Farklı Ülkelerin Kurumları Gibi Davranmak 01-01-1970 03:00 Bilim Tarihinden Dersler Çıkarmak 01-01-1970 03:00 Bir Öneri: Yurttaş Bilgin Takip Sistemi 01-01-1970 03:00 Pek azı örnek alınan geçmiş 01-01-1970 03:00 Herkes İçin Jeoloji 01-01-1970 03:00 Bütünü görmeden hamle yapmak 01-01-1970 03:00 Biz eğitimcilere dair küçük bir öneri 01-01-1970 03:00 Kimin Sorunu? 01-01-1970 03:00 Kavramlar aynı lakin ortak dil için kifayetsiz 01-01-1970 03:00 Yetenek Sorunumuz Yok 01-01-1970 03:00 İzzetbegoviç’ten 01-01-1970 03:00 Başarılı Sporcu İsteniyorsa 01-01-1970 03:00 Her Dönem Kütüphaneler ve Kütüphaneciler Çok Şey Anlatır 01-01-1970 03:00 Seferberlikten anladığım 01-01-1970 03:00 Eğitimin Kanburu: Çoktan Seçmeli Test Tekniği 01-01-1970 03:00 Dikkate Alınması Gereken Güzel Bir Öneri 01-01-1970 03:00 Başlığı Siz Koyun 01-01-1970 03:00 Göz Ardı Ettiğimiz Önemli Bir Husus 01-01-1970 03:00 Seçkinsiz Olmaz 01-01-1970 03:00 Taassup Gelişmeyi Engeller 01-01-1970 03:00 Temel Konularda Aynı Sorunları ve Arzuları Konuşmak 01-01-1970 03:00 Kaçakçı Değiliz 01-01-1970 03:00 Beşeri Sistemler Biyolojik Sistemlerin Benzeridir 01-01-1970 03:00 Orta Yolu Bulamamak 01-01-1970 03:00 Değer biçmek 01-01-1970 03:00 Toplumda eksik olan şey: İdealizm 01-01-1970 03:00 Kiloda hafif pahada ağır olanı üretmek 01-01-1970 03:00 Uygun mesleği seçmedeki en büyük engelimiz; insana bakışımız 01-01-1970 03:00 Meselenin Özünü Kaçırmak 01-01-1970 03:00 Ekonomik Tetikçiler 01-01-1970 03:00 Televizyonlarda eksik olan 01-01-1970 03:00 Bir yıl önce yazdıklarım 01-01-1970 03:00 Yapamamışlar değil yapmamışlar 01-01-1970 03:00 Ne Olurdu 01-01-1970 03:00 Gündeme Dair 01-01-1970 03:00 Yöntem Sorunumuz 01-01-1970 03:00 Yetenek İsrafı 01-01-1970 03:00 Şalpazarı üzerine 01-01-1970 03:00 Verilen Öğretimin Etkisinin Ölçülmesi Üzerine 01-01-1970 03:00 Rol kayması 01-01-1970 03:00 Mezunların Düzeyini Bilen Yok 01-01-1970 03:00 Geçmişi Bilmeden Konuşmak Hariçten Gazel Okumaktır 01-01-1970 03:00 Sistem Tartışmaları Üzerine 01-01-1970 03:00 Karşılıksız Sevgi Bazen Tehlikelidir 01-01-1970 03:00 Hava Boşluk Kabul Etmez 01-01-1970 03:00 Kalite ve iyinin ölçüsü 01-01-1970 03:00 Gelişmişliğin Göstergesi: Düzenli Bir Toplum 01-01-1970 03:00 Akademisyenlerden Beklentiler 01-01-1970 03:00 Nasıl bir öğretmen? 01-01-1970 03:00 Başarıyı En Zayıf Halka Belirler 01-01-1970 03:00 İnsanlığın zirvesi: Yoksul köylüler 01-01-1970 03:00 Doğaya mesafeli fen derslerimiz 01-01-1970 03:00 85 yıl önceki eğitim anlayışı 01-01-1970 03:00 Tek kelimelik hayatlar 01-01-1970 03:00 Ülkemizdeki en büyük israf 01-01-1970 03:00 Ülkemizdeki çevre tartışmaları üzerine 01-01-1970 03:00 Yaprak niçin yeşil? 01-01-1970 03:00 ...Mış gibi yapmak 01-01-1970 03:00 Yabancı dil öğretememe 01-01-1970 03:00 Futbolun gölgesindeki ülke sporu 01-01-1970 03:00 Fikirler veya İlişkiler 01-01-1970 03:00 Dünya'nın düzeni 01-01-1970 03:00 Ülkemizin doğal bitki zenginliği 01-01-1970 03:00 Eğitimin hedef kitlesi 01-01-1970 03:00 Bilimsel düşünme ve bulma çabasının kökeni 01-01-1970 03:00 Bölücü terör üzerine… 01-01-1970 03:00 Kanada yükseköğretiminin özelliklerine ilişkin bazı notlar 01-01-1970 03:00 Başlarken... 01-01-1970 03:00