Ülkenin kaderi eğitimin niteliği

Ali Kandemir

16-11-2020 11:02

Sevgili okuyucularım eğitimin niteliği ülkenin kaderidir. Bu bakımdan ülkemizin geleceği adına örgün eğitimimizin niteliği üzerine bilinenlerden bazılarını yeniden hatırlatma ihtiyacı hissettim.

İnsan israfı

Toplum olarak paranın boşa harcanmasını veya fiziki bir nesnenin aşırı tüketilmesini israf olarak tarif ediyoruz. Fakat gençlerimizin iyi yetiştirilememesini, işsiz kalmasını ve yeteneklerinden faydalanılamamasını israf kabul etmiyoruz. Oysa bir toplum için en büyük israf budur. Ülkemizde insan israfımızın en önde gelen sebebi, her kademede verdiğimiz eğitimin niteliği sorunudur. Ülkelerde eğitim sistemleri sadece geçmişe ve günümüze odaklanamaz, toplumun geleceğini de şekillendirecek bir misyonu da içermelidir. Bu misyonun ayakları yere basmalıdır. İnsanımızın yurt dışına giderek Nobel alması, yurt dışında aşı geliştiren ekiplerin içinde ve başında bulunması eğitimin nüvesini oluşturan insan kaynağımızın genetik olarak bir sorunu olmadığını gösteriyor. Yurt içinde de başarılı çok sayıda insanımız var. Fakat başarılarının sistemik olmaktan ziyade daha çok kişisel gayretlere ve yönlendirmelere dayanması verdiğimiz eğitimin kapsamı, niteliği ve etkinliğini tekrar ve tekrar düşünmemizi gerektiriyor.

Bütün yollar KPSS'ye

Mevcut durumda ortaokullarımız liseye, liselerimiz üniversiteye, üniversitelerimiz Kamu Personeli Giriş Sınavına öğrenci hazırlayan dershanelere dönüşmüştür. Üstün yetenekli çocuklarımızın yeteneklerini geliştirmek üzere oluşturulan Bilim ve Sanat Merkezlerine devam eden öğrencilerin de dershanelere dönüşmüş okul sistemi içinde sınav yarışına dâhil olmaları bu merkezlerin işlevini de etkisizleştirmiştir. Ülke genelinde ortaokul, lise ve üniversite öğrencilerinin bilimsel süreçlerin uygulanmaya çalışıldığı projelere yönlendirilmesi, bu konuda yarışmaların düzenlenmesi güzel bir uygulamadır. Fakat projelere yönelen öğrencilerin ve mezunların başları ucunda seçme sınavlarının Demokles’in kılıcı gibi sallanması ve projelerde sağlayacakları başarıların kendilerine bir sonraki kademeye geçişte veya iş bulmalarında yararının dokunmaması nedeniyle sistemin projelere verdiği önemi de anlamsız hale getiriyor. Teorik olarak eğitim sistemimizin belirlenmiş güzel hedefleri olmasına karşın, süreç içinde bu hedefler uygulamada buharlaşarak tüm sistem, beceriyi geliştirip ölçemeyen sınav ve sınavlara hazırlık etrafında dönüp dolanıyor. Ülkemizde örgün eğitimi “sınav işleri” olarak tarif etmemiz çok da hatalı olmasa gerek.

Yükseköğretimden mezun gençlerin iş bulmalarında aldıkları eğitimin kalitesinin pek az katkısı bulunduğundan üniversiteler kalite konusunda kendini geliştirme ihtiyacı hissetmiyor. Çünkü kamu, istihdam sürecinde iyi yetişmiş ve beceri kazanmış mezunu seçmediğinden üniversiteler mezun yeterliliklerine ilişkin baskıyı iliklerine kadar hissetmiyor. Hal böyle olunca diplomalar bilgi ve beceriyi yansıtmaktan ziyade “öğrencinin öğrenim süresini nerede geçirdiğini gösteren” bir evrak niteliğinin ötesine geçemiyor. Daha alt seviyedeki eğitim kurumlarında ise seçme sınavlarında birkaç öğrencinin öne çıkması okul için yeterli görülüyor. Her okul birkaç başarılı öğrencinin reklamını yaparken, geride başarısızlığa mahkûm ettiğimiz onca çocuğun akıbetinin ne olduğu arka planda kalıyor. 

Tek hedef devlet kapısı

Dershanelere dönüşmüş okullarımızın başarabileceği tek şey gelecekte standart devlet işlerine talip, sınav kurdu olan sınırlı sayıda bireyler yetiştirmektir. Toplumun gözünde eğitim sistemimiz için kaliteden anlaşılan şey de tam budur. Yediden yetmişe herkes eğitim kurumlarının sınav başarılarını takdir etmekte ve bu başarıyı eğitim kurumlarının ulaşması gereken hedefi olarak göstermektedir. İster ortaokul, ister lise, isterse üniversitelerin öğrenci başarıları, alternatif fikirler ürettiğine ilişkin değil, öğrencilerinin ne kadarının toplum gözünde önemli sayılan sınavlarda başarılı olduğu ile ilgilidir.

Yükseköğretimden mezun olanlara yenilikçi bir bakış açısı kazandıramadığında mezunlar sınırlı sayıdaki rutini uygulayan kamu kadrolarında iş bulmaya odaklanıyor. Mezun sayıları ile kamu iş olanakları arasındaki uyumsuzluk binlerce mezun işsiz yaratıyor. Niteliğin tartışılmadığı bir sistem yeni ve rekabetçi iş alanlarının, düşünce kuruluşlarının, yenilikçi fikir üreten merkezlerin serpilip gelişmesine yol açacak mezun profilini oluşturamıyor. Düşük profil, düşük üretim, talep edilmeyen ürünler ve başkasının geliştirdiği fikirler olarak karşımıza çıkıyor. Yabancı ürüne bağlılık dövizi artırıyor, yabancı fikre bağlılık yozlaşmayı beraberinde getiriyor.  Bu nedenle ülkemizde işsizliğin ve yozlaşmanın asıl sebebi verdiğimiz eğitimin niteliği sorunudur.  Özellikle yüksek öğretimden mezun olanların önemli bir kısmı kendi işini kurabilecek beceriye sahip değildir. Mevcut sistemde devlette iş bulanlar sadece kendini kurtarır, yenilikçi teknoloji veya fikirleri kullanabilen özgür müteşebbisler ise toplumu, ülkeyi ve insanlığı kurtarır. Mevcut eğitim anlayışımız kendini kurtaran bireyler ürettiği için devlet kapısından beklentiler bu kadar fazla ve işsizlik bu kadar yüksek.

Diğer acı bir gerçek ise mevcut üretim yollarının çoğunluğunun büyük oranda klasik ve alışıldık yöntemlere dayanmasıdır. Bu üretim şekli donanımlı iş gücüne de ihtiyaç duymaz. Ülkemizde eğitim seviyesi düşük olanların iş bulma olasılığının eğitimlilere göre daha yüksek olmasının temel nedeni budur.

Nitelik değil nicelik

Maalesef eğitimden anladığımız nitelik değil, niceliktir. Eğitim kurumlarına ne kadar öğrenci devam etmekte, ne kadar yeni okul yapılmış, eğitim kurumlarında görev yapanlar ve mezunlarının profili ne olmalı,…? Her dönemki eğitim anlayışımızı, bu soruların cevabı bize avantaj sağlayacak biçimde şekillendiriyoruz. Yerli ve milli unsurların yanında, eğitim sistemi gençlerimizin ve toplumun bilgi ve bilime olan inancını artırıyor mu, evrensel değerleri kazanmasına katkıda bulunuyor mu, mezunlarımız çağın gerektirdiği donanıma sahip mi, çocuklar ve gençlerimizi yetiştirecek eğiticilerin seçimi ve yetiştirilmesi ne aşamada, dünyada bu işler nasıl yapılıyor, gelecekte nasıl bir dünya bizi bekliyor ve eğitim sistemimiz buna hazır mı,…? Eğitim anlayışımızı şekillendiren asıl sorular bunlar olmalı.

Eğitimin çıktılarını sadece fen alanlarını dikkate alarak teknoloji ve üretime yönelik insan yetiştirilmesi olarak düşünemeyiz. Yeni fikirlere ve yeni anlayışlara da ihtiyaç vardır. Bunun için toplumun, özellikle yükseköğretimde yasalara karşı olmayan farklıyı düşünenlere tahammülü olması ve bunu göstermesi gerekir. Bu konuda gösterilecek hoş görü,  hem toplumumuzun, hem de insanlığın ihtiyaç duyabileceği yeni fikirlerin ve umutların yeşerip gelişmesinin önünü açacaktır.

Bütün bu söylenenleri birinin “beyaz” dediğini diğerinin “kara” olarak tarif ettiği bir ortamda nasıl başaracağız. Bu konuda bize “bilim-ilim” yol gösterecektir. Bu yol göstericilik tüm eğitimin ortak paydası olmalıdır. Burada kast ettiğim kutsallaştırılmış ve dokunulması yasak bir “bilim-“ilim anlayışı değildir. Kast ettiğim şey; bize yapmaya niyetlendiğimiz şeyleri mevcut bilgi birikimi ile “en verimli, en düzgün ve en akla yatkın şekilde “ nasıl yapacağımızı gösterecek olan  “makul akıl yürütme” yöntemidir.

Tek başına sınavların belirleyici olduğu ve sınavların milyonlarca öğrenciyi sistemin dışına attığı bir yapının şekillendireceği gelecek sorunlu olacaktır. Bu vesile ile eğitime dair yol haritamızın “gerçek veriler” ışığında gözden geçirilmesinin gerekli olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyorum.

 

DİĞER YAZILARI Bilim ve Toplum 01-01-1970 03:00 Sakin karar toplumu selamete götürür 01-01-1970 03:00 Hepsini getir tüketelim 01-01-1970 03:00 Ya yapamadıklarımız! 01-01-1970 03:00 Eğitimlilerin işsizliği üzerine 01-01-1970 03:00 Kuralsız Otlatmanın Girdabındaki Meralar 01-01-1970 03:00 Zamanda ve mekânda ihtiyaç analizi 01-01-1970 03:00 Bu gelirden vazgeçmeliyiz 01-01-1970 03:00 Kalite kötüleri ayıklayarak geişir 01-01-1970 03:00 Son felaketin ardından 01-01-1970 03:00 Karadeniz’de kadın kaderdir 01-01-1970 03:00 Kadırga Dedikleri Bir Yamanın Belinde 01-01-1970 03:00 Ne Değerler Kaybettik 01-01-1970 03:00 Çalışma Yöntemi Değişince 01-01-1970 03:00 Soru Değil, Sorun Çözen Bireyler 01-01-1970 03:00 İlmi Araştırmalarda Ekip Çalışması 01-01-1970 03:00 Demokrat Bir Virüsün Düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Anlık Veri Anlık Başarı 01-01-1970 03:00 Diğer İkisinden Haberimiz Yok 01-01-1970 03:00 Problem Çözmede Etkisiz Eleman: Problem Çözme 01-01-1970 03:00 Az Bilinen İz Bırakan Bitki Bilimciler 01-01-1970 03:00 Coğrafyayı Dikkate Almak 01-01-1970 03:00 Kurumlarımızın Geliştirilmesi Gereken İki Yönü 01-01-1970 03:00 Kasları Eriten Bir Sistem 01-01-1970 03:00 Değer Ölçümüz 01-01-1970 03:00 Üniversiteye Bakışımız Ve İşsizlik 01-01-1970 03:00 Eğitim Kurumlarına İlk Yardım Uzmanı 01-01-1970 03:00 Becerileri Ve Merakı Yok Eden Bir Sistem 01-01-1970 03:00 Doğa Konusunda Üç Kilit Kavram; Kilit Tür, Kilit Kaynak Ve Kenar Etkisi 01-01-1970 03:00 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü Üzerine 01-01-1970 03:00 Uygarlığın Düzeyi Çevreye Katkıyla Ölçülür 01-01-1970 03:00 Olgulardan Anlam Çıkaramamak 01-01-1970 03:00 Ülkemizin geleceği adına 01-01-1970 03:00 Hedefler ayrı ayrı olunca... 01-01-1970 03:00 İsteyince Oluyormuş 01-01-1970 03:00 Nesillerin seyri üzerine 01-01-1970 03:00 Bitki zenginliğimizin farkında değiliz 01-01-1970 03:00 Mezunlar mezun olup gitmemeli 01-01-1970 03:00 Diplomalı işsizler 01-01-1970 03:00 İklim Gerekli 01-01-1970 03:00 Yazdıklarımızı uygulamamız gerek 01-01-1970 03:00 Toplumsal Kültürümüz “Nedenleri” Bilmeyi Engelliyor 01-01-1970 03:00 Doğanın Çocuklarından Yararlanmak 01-01-1970 03:00 Şehir Kültürü 01-01-1970 03:00 Üniversitelerimizde Hangi Bölümler Kapatılmalı 01-01-1970 03:00 Üretimde Gizli Çevresel Maliyetler 01-01-1970 03:00 Bilgiyi Talep Eden Bir Toplumsal Anlayış Gerek 01-01-1970 03:00 Eğitimde bütüncül düşünmek gerek 01-01-1970 03:00 Türk Eğitim Sistemi: Kurgu doğru işleyiş ters 01-01-1970 03:00 Yeni dönemde eğitime dair bazı öneriler 01-01-1970 03:00 Üniversite Dersleri: Tek kitabın ötesinde 01-01-1970 03:00 Özgür tutsaklar 01-01-1970 03:00 Faydacılığımızdan faydalanmak 01-01-1970 03:00 Gereksiz tartışmalar ve toplumsal ahlâk 01-01-1970 03:00 Öğretmenlerimize vermeden istemek 01-01-1970 03:00 Muhatabın İhtiyacını Bilmek 01-01-1970 03:00 Doğru ölçütle değerlendirmenin önemi 01-01-1970 03:00 Ödevler sokaktan da olmalı 01-01-1970 03:00 Herkes bildiği işte yürümeli 01-01-1970 03:00 İyi Mükemmelden Daha İyidir 01-01-1970 03:00 Geçmiş Geçmiş Değildir 01-01-1970 03:00 Milli Eğitimimizin Genel Amaçlarını Belirlemişiz. Ya sonrası? 01-01-1970 03:00 Adı yoksa anlamı da yok 01-01-1970 03:00 Akademideki araştırma projeleri üzerine 01-01-1970 03:00 Genç bir asistana öneriler 01-01-1970 03:00 Komşularımıza iyi davranmak 01-01-1970 03:00 Her geçen gün önemi artıyor 01-01-1970 03:00 Bunlar olmadan etkili eğitim ve bilim yapılamaz 01-01-1970 03:00 İşin içinde kaç duyu var? 01-01-1970 03:00 Bilimi Yaşatıp Olgunlaştırmak 01-01-1970 03:00 Başarılı Sporcular İsteniyorsa 01-01-1970 03:00 Gelecek empati yeteneği gelişmiş gençlere bağlı 01-01-1970 03:00 Eğitimde beceri kazandırma nasıl olacak? 01-01-1970 03:00 Resimli Türkiye Florası hakkında... 01-01-1970 03:00 APP Kuşağı Ve Biz Eğitimciler 01-01-1970 03:00 Temel Bilimlere cansuyu 01-01-1970 03:00 Nihayet Eğitim üzerine tartışmalara sıra geldi 01-01-1970 03:00 Yeni Eğitim-Öğretim yılı başlarken 01-01-1970 03:00 Yatırımcılara ve Talep Edicilere Çevre Eğitimi 01-01-1970 03:00 Tatil izlenimlerim 01-01-1970 03:00 Üniversitelerdeki Boş Kontenjanlar Üzerine 01-01-1970 03:00 Hayallerim 01-01-1970 03:00 Eğitimde temel amaç: Öğrenmekten haz duyurmak 01-01-1970 03:00 Örtülü ödenekli araştırmacılar 01-01-1970 03:00 Eğitimin kalitesine başkasının gözü ile bakmak 01-01-1970 03:00 Bilimin gücü geçmişe dayanır 01-01-1970 03:00 Benim gözümden dünya 01-01-1970 03:00 Ülkemizin İhtiyacı Misyonuna Bağlı Güçlü Kurumlar 01-01-1970 03:00 Ne yapıyorlar? 01-01-1970 03:00 Sorun para değil 01-01-1970 03:00 Eğitim Sistemi Ne Kazandırmalı? 01-01-1970 03:00 TEOG Sınavı Üzerine 01-01-1970 03:00 Toplum-Üniversite İlişkileri Üzerine 01-01-1970 03:00 Aynı Ülkede Farklı Ülkelerin Kurumları Gibi Davranmak 01-01-1970 03:00 Bilim Tarihinden Dersler Çıkarmak 01-01-1970 03:00 Bir Öneri: Yurttaş Bilgin Takip Sistemi 01-01-1970 03:00 Pek azı örnek alınan geçmiş 01-01-1970 03:00 Herkes İçin Jeoloji 01-01-1970 03:00 Bütünü görmeden hamle yapmak 01-01-1970 03:00 Biz eğitimcilere dair küçük bir öneri 01-01-1970 03:00 Kimin Sorunu? 01-01-1970 03:00 Kavramlar aynı lakin ortak dil için kifayetsiz 01-01-1970 03:00 Yetenek Sorunumuz Yok 01-01-1970 03:00 İzzetbegoviç’ten 01-01-1970 03:00 Başarılı Sporcu İsteniyorsa 01-01-1970 03:00 Her Dönem Kütüphaneler ve Kütüphaneciler Çok Şey Anlatır 01-01-1970 03:00 Seferberlikten anladığım 01-01-1970 03:00 Eğitimin Kanburu: Çoktan Seçmeli Test Tekniği 01-01-1970 03:00 Dikkate Alınması Gereken Güzel Bir Öneri 01-01-1970 03:00 Başlığı Siz Koyun 01-01-1970 03:00 Göz Ardı Ettiğimiz Önemli Bir Husus 01-01-1970 03:00 Seçkinsiz Olmaz 01-01-1970 03:00 Taassup Gelişmeyi Engeller 01-01-1970 03:00 Temel Konularda Aynı Sorunları ve Arzuları Konuşmak 01-01-1970 03:00 Kaçakçı Değiliz 01-01-1970 03:00 Beşeri Sistemler Biyolojik Sistemlerin Benzeridir 01-01-1970 03:00 Orta Yolu Bulamamak 01-01-1970 03:00 Değer biçmek 01-01-1970 03:00 Toplumda eksik olan şey: İdealizm 01-01-1970 03:00 Kiloda hafif pahada ağır olanı üretmek 01-01-1970 03:00 Uygun mesleği seçmedeki en büyük engelimiz; insana bakışımız 01-01-1970 03:00 Meselenin Özünü Kaçırmak 01-01-1970 03:00 Ekonomik Tetikçiler 01-01-1970 03:00 Televizyonlarda eksik olan 01-01-1970 03:00 Bir yıl önce yazdıklarım 01-01-1970 03:00 Yapamamışlar değil yapmamışlar 01-01-1970 03:00 Ne Olurdu 01-01-1970 03:00 Gündeme Dair 01-01-1970 03:00 Yöntem Sorunumuz 01-01-1970 03:00 Yetenek İsrafı 01-01-1970 03:00 Şalpazarı üzerine 01-01-1970 03:00 Verilen Öğretimin Etkisinin Ölçülmesi Üzerine 01-01-1970 03:00 Rol kayması 01-01-1970 03:00 Mezunların Düzeyini Bilen Yok 01-01-1970 03:00 Geçmişi Bilmeden Konuşmak Hariçten Gazel Okumaktır 01-01-1970 03:00 Sistem Tartışmaları Üzerine 01-01-1970 03:00 Karşılıksız Sevgi Bazen Tehlikelidir 01-01-1970 03:00 Hava Boşluk Kabul Etmez 01-01-1970 03:00 Kalite ve iyinin ölçüsü 01-01-1970 03:00 Gelişmişliğin Göstergesi: Düzenli Bir Toplum 01-01-1970 03:00 Akademisyenlerden Beklentiler 01-01-1970 03:00 Nasıl bir öğretmen? 01-01-1970 03:00 Başarıyı En Zayıf Halka Belirler 01-01-1970 03:00 İnsanlığın zirvesi: Yoksul köylüler 01-01-1970 03:00 Doğaya mesafeli fen derslerimiz 01-01-1970 03:00 85 yıl önceki eğitim anlayışı 01-01-1970 03:00 Tek kelimelik hayatlar 01-01-1970 03:00 Ülkemizdeki en büyük israf 01-01-1970 03:00 Ülkemizdeki çevre tartışmaları üzerine 01-01-1970 03:00 Yaprak niçin yeşil? 01-01-1970 03:00 ...Mış gibi yapmak 01-01-1970 03:00 Yabancı dil öğretememe 01-01-1970 03:00 Futbolun gölgesindeki ülke sporu 01-01-1970 03:00 Fikirler veya İlişkiler 01-01-1970 03:00 Dünya'nın düzeni 01-01-1970 03:00 Ülkemizin doğal bitki zenginliği 01-01-1970 03:00 Eğitimin hedef kitlesi 01-01-1970 03:00 Bilimsel düşünme ve bulma çabasının kökeni 01-01-1970 03:00 Bölücü terör üzerine… 01-01-1970 03:00 Kanada yükseköğretiminin özelliklerine ilişkin bazı notlar 01-01-1970 03:00 Başlarken... 01-01-1970 03:00