İzmiş Günü

İrfan Elbir

01-09-2025 15:46

Bir İzmis-Karabdal şenliği daha geride kaldı.
Evdeki küçük el radyosundan dinlediğim “ yurttan sesler” programından sonra kendimi dışarı attım.
Hava güneşli, heyecanım bir hayri yüksekti.
Bir gün öncesinden çuvallanmış ve katırlara yüklenmiş karpuzlar branda çadırların içine yerleştirilmiş üzerleri kapatılmıştı.
Karabdal düzünün kenarları “yahni” kazanlarının oturacağı şekilde eşik eşik kazılmış; yakmak için çalılar ve odunlar istiflenmişti.
Sadece bugün giymek için mezere evinde bulunan ve kırışıklığı gitsin diye sedirin altına koyup üzerine yer döşeği serdiğim mintanımı özenle hazırlamıştım.
Annem ; “ inekleri doyurmadan sakın aklından geçirme” dedi.
Geçirmedim zaten .
Öyle ezanı okunmak üzereydi .
Beyaz spor ayakkabılarımı ve mintanımı giyerek utana sıkıla kalabalık alana çıktım.
Aboson boğazından, Guguk kıranından, Sivritaştan, Evliya Kıranından, İbik düzünden kafileler halinde gelenler at yolunda buluşmuş yorgunluklarını gidermek için Biliter çeşmesi etrafına sere serpe uzanmışlardı.
Ağasardan “Tırıl Osman”, Kozlucadan “ Çorumlu” kemençeyi kıvratmış horonu çoktan başlatmıştı.
Az sonra Tonya grubu davul zurna eşliğinde İnkayanın altından geçerek heybetli bir kalabalıkla meydana yaklaştılar. Önlerinde yeleli atlar kişneyerek, usta biniciler eşliğinde, silahlar omuzlarında asılı olarak ve siyah beyaz kıyafetlerle horon halkasına düzen verdiler.
Davul zurna ayrı , kemençe ayrı şekilde halkalar oluştu.
Bu çalgılar eşliğinde saatler geçti.
Gümüşhane pestili aldım mı bilmiyorum ?
Karpuz yedim mi bilmiyorum ?
Limonata içtim mi onu da bilmiyorum?
Yahni kazanları bitti mi kaldı mı bilmiyorum ?
İkindi ezanı okunuyordu .
Annemin ; “ akşam ineklerini çıkarmayı unutma” sözü geldi aklıma.
Hızla tepeden aşağı indim.
En son gördüğüm etrafa saçılmış karpuz-kavun kabukları ve küme küme birikmiş at fışkılarıydı.
Geriye bakmadım bile…

DİĞER YAZILARI Baba... 01-01-1970 03:00 Vasiyet... 01-01-1970 03:00 Anne... 01-01-1970 03:00 Bilemedim 01-01-1970 03:00 Bayramlık... 01-01-1970 03:00 Bir Rüya 01-01-1970 03:00 Beşikdüzü'ne Mektup... 01-01-1970 03:00 AY YILDIZ 01-01-1970 03:00 Sanırsın ki! 01-01-1970 03:00 Neyse... 01-01-1970 03:00 O Günler... 01-01-1970 03:00 Bir Beşikdüzü Hayali 01-01-1970 03:00 O Gün Geldiğinde... 01-01-1970 03:00 Gördün mü? 01-01-1970 03:00 Emekli... 01-01-1970 03:00 Gardaşım 01-01-1970 03:00 Anneler Günü 01-01-1970 03:00 Şimdi 01-01-1970 03:00 Şimdi... 01-01-1970 03:00 YAŞIM... 01-01-1970 03:00 O Gün 01-01-1970 03:00 Anneme 01-01-1970 03:00 Sessiz sesler 01-01-1970 03:00 Gizli sevgi 01-01-1970 03:00 Ehl-i gönüle... 01-01-1970 03:00 İZMİS Mİ, İZMİKS Mİ? 01-01-1970 03:00 Bir İzmis (karabdal) günü 01-01-1970 03:00 Kelebekle hasbıhal 01-01-1970 03:00 Sessiz çığlık 01-01-1970 03:00 Lâzım olan 01-01-1970 03:00 Gönlüme sitem 01-01-1970 03:00 Öğretmenim 01-01-1970 03:00 Yorulunca anlıyor insan 01-01-1970 03:00 Gelme Bayram 01-01-1970 03:00 Sen çocuk 01-01-1970 03:00 Sana 01-01-1970 03:00 Sır 01-01-1970 03:00 Güzellik 01-01-1970 03:00 Türk'ün Türk'ten başka dostu yok mudur? 01-01-1970 03:00 Bir kazık çakma hikâyesi 01-01-1970 03:00 Ya aşı olalım ya da... 01-01-1970 03:00 Vaka ve ölü sayıları 01-01-1970 03:00 Çocuklar evin çiçeğidir 01-01-1970 03:00 Dilâ öğretmenin ilk günü 01-01-1970 03:00 Anneler evin yüreğidir... 01-01-1970 03:00 Babalar evin direğidir 01-01-1970 03:00 Bir dostun ardından... 01-01-1970 03:00 Aç mı kalacağız yoksa? 01-01-1970 03:00 Bir bayramın ardından... 01-01-1970 03:00 Bir odun yarma hikayesi 01-01-1970 03:00 Bir korona öğretisi olan tasarruf ve kamu israfı 01-01-1970 03:00 Şehitler konuşursa!... 01-01-1970 03:00 Nenemin tezgahı ve keten bezi 01-01-1970 03:00 Köleliğin Sevimli Olanı? 01-01-1970 03:00 Evin başı 01-01-1970 03:00 Aslında neyi özlüyoruz? 01-01-1970 03:00 Sevginin İmtihanı 01-01-1970 03:00 Tam da Şu Günlerde... 01-01-1970 03:00 Bir 19 Mayıs Günü 01-01-1970 03:00 Bizim "Aynalı"nın hikâyesi 01-01-1970 03:00