Hem inek bekledik, hem davar güttük;
Zorlu hayat için, dersti o günler.
Azarı, sitemi, şamarı gördük;
Bir ay gibi geçen, beşti o günler.
Ovada, yaylada yüzler kızarmış;
Mintan kısa kollu, kirden sararmış.
Saçlar omuzlarda, terden yağlanmış,
Bir meltem misali esti o günler.
En son salıncağa ne zaman bindik?
Çarşıyı pazarı ne zaman gördük?
Servis aracından ne zaman indik?
Konfor yoktu ama, gençti o günler?
Mesajlar bilinmez mektuplar vardı ;
Aşkı söze döken , lâl diller vardı;
Makyaj pudra yoktu, saf yüzler vardı;
Sahte temizlikler kirdi o günler.
Bir bak günümüze bu nasıl hayat ?
Sözler, kelimeler bayat mı bayat;
Suç kimsede değil, biz de kabahat;
Bir rüya misaliyi geçti o günler.