Sen gittin ya, bu diyardan ukbaya;
Sıcak güneşimiz gizlendi baba.
Yıldızla yön veren çıktı ortaya;
Kör kandilde ışık dillendi baba.

Keşke biraz daha zaman olsaydı;
Malımız mülkümüz olmaz olsaydı;
Yüreklerde güven, huzur olsaydı;
Bıraktığın hüzün dinmedi baba.

Şimdi yorgun argın gelsem yanına;
“Gönlün niye yorgun” bir sorsan bana?
Sefilliği yaşla, anlatsam sana;
Merhametli yüzler, kinlendi baba.

İnsan sırla dolu, kırk kilit gibi,
Hem sağlam ip gibi; kırk düğüm gibi;
Geçen heves olur, sönmüş kül gibi;
Mahrem seccadeler kirlendi baba.

Parsel küçülüyor bak azar azar;
Paylaşımdan kalan, bana bir mezar;
Kalemimiz batan güneşi yazar;
Berduş oğlun paktı, kirlendi baba.