İnsan nasıl olur, yarasız dertsiz;
Gören zemheride yaz geldi sanır.
Kavrucu güneşte, kaldım gölgesiz;
Beni saran kardır, gören yar sanır.
Hiç mi değişmiyor şu garip haller;
Yüz yıllık hikaye zehirli diller;
Küçük balıkları yerler büyükler;
Biz çoktan kaybettik, gören kâr sanır.
Düzenin adalet olmaz mı derdi?
Bir alana yedi, bize bir verdi;
Hırsızın başı dik, yedikçe yedi;
Yüreği köz olmuş, yakan nâr sanır.
Kanun bir keşmekeş, dil anlaşılmaz;
Anlaşılmaz lügat, söz inanılmaz;
Açlar tok olur da, kalp onarılmaz;
Yiyenler yoksulda mal mülk var sanır.
Mevsimler değişir bahar yaz olur;
Bülbül güle ağlar, biter aşk olur;
Mazlumun gözyaşı dolar sel olur;
Bizi basiretsiz gören kör sanır.