Bu zalimlerin durumları çok iç açıcı değil…

Güçlerini hovardaca kullandılar ve çok kan kaybettiler, çok…
Şimdi şöyle dikilip durdular:

Biz ne yapıyoruz, bu gidiş hayra alamet değil…
 

Baksana dünün emperyalist büyükleri, 1. ve 2. Dünya savaşı Kahramanları İngiltere ve Fransa ordusuzluktan ağlıyor… Bitmedi, müttefikleri Sovyetler parçalandı, Rusya oldu, o da karizmasını kötü çizdirdi. Çünkü Ukrayna bataklığında patinaj yapıp duruyor.

Dünya boşluğunda kendini büyük kutup diye gören Amerika, Afganistan’da, Ortadoğu’da, Kuzey Afrika’da kaybetti…
En iyimser ifade ile katliamcı İsrail’in oyununa gelerek tüm dünyanın nefretini üzerine çekti. Bırak dünyayı kendi içindeki halkını bile ikna edemedi…

Stratejistler: Bu gidişle Amerika parçalanmışlığının önüne geçemeyecek…
 

Daha önce de yazmıştık:
Bu kafa ile giderse İsrail bölgede tutunamayacak ve 25- 30 yıl içine silinip gidecektir…
Amerika yardım etmese İsrail bir adım bile atamaz…
Bunu Batı da biliyor, bölge de kendisi de…  

Ayrıca, Batıdaki devletlerin her birinde yaşlanma hat safhada…
Almanya, tehlikeyi görmüş ve çare arıyor… Bir taraftan her yıl 500 bin göçmen alırken, diğer taraftan çalışma yaşını 73’e çıkarmaya çalışıyor…

 

Hareket kabiliyeti bitmiş yaşlılardan medet ummak hem çok kötü bir iştir hem de alçaklıktır…
İşte Batı çaresizlik içinde halkına bu alçaklığı bile yapmaktadır…
Göçmen almadan bu işi kotaramayacakları kesin. Bu da Avrupa’nın Afrikalılar ve Müslümanlar tarafından işgali anlamına gelir… Bundan çok korkuyorlar…
Amerika toplama bir devlet… Bir nevi şirket…

Amerikan hayali” diye bir efsane yarattılar onunla yıllarca yürüdüler… Artık o balon da söndü…
Zeki çocukları toplayıp beyin göçü ile ayakta durabiliyorlardı… Milletler uyandı… Amerika’ya beyin göçü durdu… Amerika’da üretim de durdu…
Üretim Çin, Japonya, G. Kore, Hindistan, Türkiye gibi ülkelere kaydı…

 

Beyin göçü de üretim yolunu takip eder…
Tüm bunlar Amerika’yı, İsrail’i ve Batı’yı kara kara düşündürüyor…
Bu da onları acilen yeni projeler üretmeye zorluyor… Bu acelecilik hata yapmalarına sebep oluyor…
Önce, 3. Dünya devletleri büyümeden onları sindirmek, parçalamak ve yeniden sömürü alanları haline getirmek için acımasız saldırıları başlattılar…
Başlattılar ve sonuç alacaklarını sandılar…

 

Gördüler ki iş eskisi gibi değil…
Libya’yı parçalayıp sömüreceklerdi… Karabağ’ı tamamen işgal edeceklerdi… Suriye’yi üç parçaya böleceklerdi, Irak’ı da birkaç devlete ayıracaklardı… Katar’ı yok edeceklerdi, Sudan, Somali, Etiyopya her birini acımasızca birbirine düşürüp sömüreceklerdi… Türkiye kendini tüm benliği ile ortaya koydu ve tüm bunları önledi…
Tabii ki halâ direniyorlar ancak Türkiye ve müttefikleri de hiç boş durmuyor…

 

İşte tüm bu gelişmeler başta Amerika olmak üzere tüm Batı’yı şaşırttı, şoka uğrattı. Acilen plan ve proje yapmaya koyuldular… Bunu yaparken hiç de sabırlı olamıyorlar, çünkü çok sömürdükleri dünya bir anda ellerinden uçabilir… Bunun korkusu onları çıldırtıyor…

Çıldırttıkça da acele ettiriyor… Acele ettikçe de büyük hatalar yapmalarına sebep oluyor…

Biz de tüm bunları sabırla takip edip derinliğine izliyor ve inceliyoruz…
 

Vardığımız yer, artık Batı ne yaparsa yapsın kaybetmiştir…

Tabii ki kaybettikçe çıldıracaktır, çıldırdıkça saldırıp zarar verilecektir…

Belki züccaciye dükkanına girmiş bir fil gibi olacaktır…
Burada Türkiye’mize ve Türk Devletleri teşkilatına ve bizi seven devletlere büyük işler düşüyor: Çok dikkatli olacağız, sabırlı plan ve projelerle yürüyeceğiz… Bölge devletleri ile dayanışma içinde olmaya özen göstereceğiz… 


Emperyalistler, bizi oyuna getirip aceleci davranıp hata yapmamızı isteyeceklerdir…
Görünen o ki Türk yetkililer bu oyunu önceden görerek zamana oynamaktadırlar…
Bir taraftan savunma sanayini kuvvetlendirip, ekonomiyi güçlendirip, diğer taraftan müttefikleri de artırarak şu birkaç yılı savaşsız atlatmanın yollarını aramaktadırlar… Türk yetkililer son on yıldır bunu çok iyi başardılar… Dört- beş yıl daha sabretmeleri halinde zafer Türkiye’nin ve müttefiklerinin olacaktır…

Bu dört- beş yıl içinde Batı da epey daha kan kaybedecek Türk dünyasına muhtaçlıkları artacaktır…
Hadi bakalım: Sabır, gayret, samimiyetle ve çağdaş bölgesel projelerle yola devam…