Mazlum bilinen alandan zalim görülen sahaya düştünüz…
İlim insanlığından zulüm insanlığına düştünüz…
Merhamet edilen ve acınandınız… Nefret edilir hale düştünüz…
Düştünüz de düştünüz:
Fırınlarda yakılan günahsızlardınız… Yakan, yok eden katliam yapan zalimler oldunuz…
Âlim biliniyordunuz, artık zalimliğiniz tescillendi…
Filmlerle günahsızlığınızı işleyip durdunuz, tüm dünya insanlığına da bunu inandırmıştınız…
Lakin Gazze’deki katliamlarınız canlı yayınlarla tüm dünyaya gösterilince o saltanatınız yıkıldı. Gerçek olan tüm kötülükleriniz ortaya döküldü…
İkinci dünya savaşından bu yana yaptığınız tüm propagandaları kendi ellerinizle yok ettiniz…
Gazze’de ki doyumsuzluğunuzla bizzat kendi kafanıza sıktınız.
Batı sizi oyuna getirdi, bunun bile farkında olamadınız…
Güya size devlet kurdular. Hâlbuki İslam dünyasının ortasına sizi bir ateş topu olarak bırakarak hep kendilerine muhtaç hale getirdiler.
Siz de Batı olmadan ayakta duramayacak kadar prematüre bir yaratık haline geldiniz…
Bir de tüm bölgeyi alıp vadedilen topraklara hâkim olacaksınız… Hadi oradan…
Siz öyle bir enteresan yaratıklar oldunuz ki sadece insanlığa değil kendinize bile ters düştünüz.
Böyle bir kafayla, böyle bir inançla, böyle bir duruşla bırakın hâkim olmayı ayakta bile duramayacaksınız:
Dininizi kendinize sakladınız… Sadece ırkta değil dinde de ırkçı oldunuz…
Tevrat’ınızda öyle ayetler uydurdunuz ki (bunları güya ilahınız söylemiş) it yese kudurur…
Tevrat’tan ayet: (belki yüzlerce) Öldürün, asın, kesin, yakın… Çocuk, bebe bırakmayın, hepsini katledin, hayvanlarını bile… Aman Allah’ın… İlahlarınız bile çok korkunç çok!..
Korkunç inadınızı ve katliamlarınızı bir yüce idealmiş gibi sunmakla Rabbi kandıracağınızı sandınız… Binlerce yıl aynı saçmalığı denediniz, olmadığınızı hâlâ anlayamadınız…
Bugüne kadar yaptığınız kötülüklerden dolayı tarih sizi dışlamışsa meğer hiç de haksız değilmiş.
Kaç kere kovulmuşsunuz, kaç kere sürgüne gönderilmişsiniz… Buna rağmen birileri elinizden tutmuş ve neslinizin silinmesini önlemiş… Onlara bile vefasızlık yapmışsınız…
En son Osmanlı sizi yok olmaktan kurtarmış ona da ihanet etmişsiniz:
İspanya Hristiyanları sizleri katlederken Osmanlı devleti bizzat sizi kurtardı ve kendi memleketinin en güzel bölgelerine yerleştirdi. Size hiç yetimlik ve üveylik çektirmedi…
Osmanlı’da 1490’dan 1918’e 400 yıl kadar el bebek gül bebek yaşadınız. Bu vefayı unutup size bağrını açmış o kutlu devleti yıkmak için kendinizi yırttınız…
Bunu size yaptıran Batı sonra sizi fırınlarda yaktı… Sonra da Avrupa’dan kovarak İslam dünyasının ortasına öyle kendilerine muhtaç şekilde bıraktı. Siz yine de dostunuzu düşmanınızı idrak edemeden Batılı emperyalistlerin oyununa gelip köhnemiş ve uydurulmuş dininizin de abartmasıyla Filistin ve çevresini kan gölüne çevirip duruyorsunuz…
Bu Müslümanlar bir gün uyanır, bir gün güçlenir, bir gün Batı’nın etkisinden kurtulur, o zaman biz ne yaparız, nereye kaçarız, nereye sığınırız onu bile düşünemiyorsunuz. Torunlarınıza bile ihanet etmiş oluyorsunuz.
Dün sığındığınız o güzelim Osmanlı’yı da sizin o doyumsuzluğunuz yıkmadı mı?..
Hadi bakalım görelim yarınlarınızı:
Arz-ı Mevut diyorsunuz… Bu ütopya hiç de mümkün değil. Onu geçin… Geçin de bu bölgede yarınlarda nasıl ayakta duracaksınız… Hadi onu söyleyin…
Bakın ben söylüyorum: 20 yıl sonra yoksunuz ve hepiniz kaçacak ve Amerika’ya sığınmaya çalışacaksınız. Lakin bilin ki 20 yıl sonra Amerika diye bir devlet de kalmayacak…
Amerika zaten Batılı zalimlerin menfaatleri için kurdukları katil bir yapı idi… O görevini tamamlamak üzere… Yıkılacak artık… Siz orada bile barınamayacaksınız…
Bir de bazılarınız işi daha da abartmış: “Küresel Dünya Devleti” kurma hayallerine girişmiş… Ya hu sizin ayaklarınız hiç yere basmayacak mı?.. Geçin bunları… Bunların hiçbirini başaramayacaksınız… Çünkü tüm bu ütopyalarınız saçma ve anlamsız… Hele insanî hiç değil…
Bence şimdiden planınızı iyi yapında Kızılderililere yağ çekin… Zencilerle iyi geçinin…
Türk mü?... O sizi çok korudu ve onu hep arkadan vurdunuz… Ona çok yalvarmanız lazım… Hatta bence şimdiden başlayın…
Görün artık: Dünya kabuk değiştiriyor… Arap dünyası uyanıyor… 400 milyon nüfusun uyanması dengeleri çok değiştirir çok…
Ya Türkler: Türkler geliyor zaten… Hele bu geliş hiç engellenemez…
(Şu Türkler geç bile kaldılar… Kızıyorum onlara…)
Bence siz af dileyin ve Türk Devletler Teşkilatına gözlemci olarak girmeye çalışın… İçinizdeki Karatay Türkleriyle bunu başarabilirsiniz!.. Ama önce insanlıktan özür dileyip zalimlikten vazgeçmelisiniz… Bizden söylemesi… Geç kaldıkça işiniz daha çok zorlaşacak…
Ben İbrahim!.. Adıma dikkat edin… Söz dinleyin… Atanız sayılırım!..