Anneler evin yüreğidir...

İrfan Elbir

16-09-2020 18:02

Rivayet edilir ki, Cengiz Han, bütün hanları toplamış ve sağ yanına da eşini oturtmuş. “Ben hepinizin, bütün hanların hanıyım!”, sonra da başına sağ tarafa çevirmiş, eşini işaret ederek “bu da benim han’ım” demiş.. İşte “eş” ve “anne” anlamına gelen “hanım”ın hikayesi de böylece girmiş hayatımıza... 
Bundan dolayıdır ki, bir kadına karşı kullanılan “hanımefendi” tabiri çok yerinde, güzel yakıştırma olmuştur.

Evdeki hanım, evdeki annedir genellikle… Hikâyesi de annelik üzerine kurulmuştur.

Ne taraftan bakarsanız bakın, sağdan bakın, soldan bakın, yukarıdan bakın, aşağıdan bakın, bir evde anne varsa, her yer sıcak, her yer düzenli her yerde hayat var sanki. Her taraf adeta gülümser insanın yüzüne…
Ama ya evde anne yoksa, eyvahlar olsun, neylersin o zaman…

Tam da evin kapısına gelince başlıyor sorgulama, şöyle uzaktan bir miktar seyrediyorsunuz;

Bir evde anne yoksa; kapı önünde ayakkabı yok, terlik yok, kapıyı tıklatsan, size kapıyı açan yok, “hoş geldin” diyen yok.

Bir evde anne yoksa, o evin içi izbe, salonu dargın, duvarlar küsmüş, koltuklar soğuk, mutfak sessiz, hanede adeta tık yok, ses yok seda yok…

Bir anne evde yoksa, raflar, dolaplar dolu olsa da, mutfak yavan, sofrada çok şey olsa da bereket yok, sıcak bir çorba yok. Sofrayı kuran yok, kaldıran yok.. “Tamam, durun, tartışmayın, çayı ben demlerim” diyen yok. “Çay veriyorum, dikkat et üstüne dökeceksin” diyen yok.

Bulaşıklar sanki küflenmiş gibi, hemen yıkayan yok.

Bir anne evde yoksa, “çıkarttığın elbiseleri bir kere de katlandığını görsem” diyen yok, “çoraplarını koltuğun kenarına bırakmayı ne zaman vazgeçeceksin” diyerek tatlı bir sitem yapan yok. Evi süpürürken, “hele şu ayaklarını kaldır” diyen yok. “Şu kumandayı elinden bir bıraksan ne güzel olacak?” diyen yok. “Kafanı şu kitaptan, gazeteden kaldırıp biraz da yüzümüze baksan” diyen yok. “Şu maç yorumları ne zaman bitecek acaba?” diye soran yok.

Bir anne evde yoksa, “hadi dede, sıra bende, şimdi benimle oynayacaksın “ diyen torun yok, neşe yok, ses yok,”yahu biriniz de şu ağlayan çocuğa baksın” diyen yok.

Hele hele bir evde anne yoksa, evden çıkarken “şu ütüsüz gömleği nereden buldan giydin, çıkart onu başka gömlek giy, şu yakanı da bir düzelt “ diyen yok.

Güleceğin, güldüreceğin, “ey gidi zamanlar” diyerek günün yorgunluğunu anlatacağın seni, en iyi anlayabilecek durumda olan başka hiç kimse yok.

Uzun lafın kısası;

Bir evde anne yoksa, o evde “han” yok, “han’ım” yok..

DİĞER YAZILARI Baba... 01-01-1970 03:00 Vasiyet... 01-01-1970 03:00 Anne... 01-01-1970 03:00 Bilemedim 01-01-1970 03:00 Bayramlık... 01-01-1970 03:00 Bir Rüya 01-01-1970 03:00 Beşikdüzü'ne Mektup... 01-01-1970 03:00 AY YILDIZ 01-01-1970 03:00 Sanırsın ki! 01-01-1970 03:00 Neyse... 01-01-1970 03:00 O Günler... 01-01-1970 03:00 Bir Beşikdüzü Hayali 01-01-1970 03:00 İzmiş Günü 01-01-1970 03:00 O Gün Geldiğinde... 01-01-1970 03:00 Gördün mü? 01-01-1970 03:00 Emekli... 01-01-1970 03:00 Gardaşım 01-01-1970 03:00 Anneler Günü 01-01-1970 03:00 Şimdi 01-01-1970 03:00 Şimdi... 01-01-1970 03:00 YAŞIM... 01-01-1970 03:00 O Gün 01-01-1970 03:00 Anneme 01-01-1970 03:00 Sessiz sesler 01-01-1970 03:00 Gizli sevgi 01-01-1970 03:00 Ehl-i gönüle... 01-01-1970 03:00 İZMİS Mİ, İZMİKS Mİ? 01-01-1970 03:00 Bir İzmis (karabdal) günü 01-01-1970 03:00 Kelebekle hasbıhal 01-01-1970 03:00 Sessiz çığlık 01-01-1970 03:00 Lâzım olan 01-01-1970 03:00 Gönlüme sitem 01-01-1970 03:00 Öğretmenim 01-01-1970 03:00 Yorulunca anlıyor insan 01-01-1970 03:00 Gelme Bayram 01-01-1970 03:00 Sen çocuk 01-01-1970 03:00 Sana 01-01-1970 03:00 Sır 01-01-1970 03:00 Güzellik 01-01-1970 03:00 Türk'ün Türk'ten başka dostu yok mudur? 01-01-1970 03:00 Bir kazık çakma hikâyesi 01-01-1970 03:00 Ya aşı olalım ya da... 01-01-1970 03:00 Vaka ve ölü sayıları 01-01-1970 03:00 Çocuklar evin çiçeğidir 01-01-1970 03:00 Dilâ öğretmenin ilk günü 01-01-1970 03:00 Babalar evin direğidir 01-01-1970 03:00 Bir dostun ardından... 01-01-1970 03:00 Aç mı kalacağız yoksa? 01-01-1970 03:00 Bir bayramın ardından... 01-01-1970 03:00 Bir odun yarma hikayesi 01-01-1970 03:00 Bir korona öğretisi olan tasarruf ve kamu israfı 01-01-1970 03:00 Şehitler konuşursa!... 01-01-1970 03:00 Nenemin tezgahı ve keten bezi 01-01-1970 03:00 Köleliğin Sevimli Olanı? 01-01-1970 03:00 Evin başı 01-01-1970 03:00 Aslında neyi özlüyoruz? 01-01-1970 03:00 Sevginin İmtihanı 01-01-1970 03:00 Tam da Şu Günlerde... 01-01-1970 03:00 Bir 19 Mayıs Günü 01-01-1970 03:00 Bizim "Aynalı"nın hikâyesi 01-01-1970 03:00