Vaka ve ölü sayıları

İrfan Elbir

02-12-2020 16:55

Çok zor günlerden geçiyoruz.

Şu salgın hastalıkla verilen mücadele bütün moral değerlerimizi alt-üst etti.

Her akşam, günlük vaka ve ölü sayısını çoluk-çocuk takip etmek ve üzerinde yorumlar yapmak, her evde olağan hale geldi.

Ama en huzursuz edici şey, toplumda; hem hastalık vaka sayılarının, hem de ölü sayısının bilerek ve isteyerek saklandığı algısının çok yaygınlaşmış olmasıdır.

Vaka sayıları DSÖ’nün veri akış şemasına göre şekilleniyor. İlk başlarda, ayakta ve gribal enfeksiyon şeklinde geçirilen vaka sayıları veri olarak kabul edilmezken, son zamanlarda bunlarında ağır hasta olarak kabul edilmesi gerektiği talep edilmiştir. Yani vaka sayılarındaki bu istatistikî veriler DSÖ’nün talimatları ile şekillenmektedir. Bu anlaşılabilir bir durum.

Anlaşılamayan şey ise ölü sayılarının durumu…

Peki, ölü sayısı hakikaten saklanıyor mu, yahut gizleniyor mu?

Eski bir Sağlık Müdürlüğü çalışanı olarak, hastanelerdeki ölüm ve hastalık istatistiklerinin nasıl tutulduğunu, nasıl bildirildiğini ve kaydedildiğini biraz bilirim. O birimlerde çalışanlarla bu durumu görüştüğümde, sayı olarak, kayda alınmayan hiçbir salgın hastalığın bilerek ve isteyerek asla saklanamayacağını söylüyorlar.

O halde, ortalığı ayağa kaldırıp, Sağlık Bakanlığını yalan veri yaymakla itham eden, şu kelli felli yorumcuların, şu analistlerin amacı ne olabilir? TTB’nin, bütün sağlık çalışanlarının çabalarını boşa çıkaracak açıklamalar yapması, memleketi “sağlık battı, tükendi” şeklinde ifade etmesindeki maksat ne olabilir?

Evet, zor günler geçiriyoruz ve bu zor günlerde hepimizin “sağlık çalışanlarına” az buçuk değil, tam ve yüzde yüz destek vermesi gerekiyor. Onların moralini bozacak, çalışmalarını değersiz kılacak açıklamalar yapmak, bu sürece hizmet değil ihanet olacaktır.

Bazen, bu olumsuz açıklamalara, doktorlardan, akademisyenlerden ve diğer sağlık çalışanlarından da destek gelmiyor değil. 

Yapmayın, etmeyin… Çok yoruluyorsunuz, müthiş bir fedakarlık yapıyorsunuz, en riskli alanlarda her gün varsınız, olumsuz fiziki şartlar sizi bunaltıyor olabilir.. Ama, yine de bu tabloyu tersine çevirecek olan sizlerin çabaları olacaktır.

Elbette yanlış olan, hatalı yürüyen şeyler tenkit edilebilir, bunda bir mahsur yok.

Ancak gün; hataları ve eksikleri parlatarak yüksek bir çaba ile yürütülen mücadeleyi kösteklemek değil, fedakârca yapılan bir sağlık savaşını her safhada destekleyerek sonunda güzel günlere kucak açmayı hayal edecek gündür.

Benim de, kendimce hasbelkader bir teklifim var. 

İl Sağlık Müdürlükleri günlük vaka ve ölü sayılarını internet sitelerinde yayınlarlarsa, oradan günlük verileri takip edip ülke genelindeki rakamları karşılaştırıp, hatta sayıları toplama işlemi yaparak, bu dedikoduların önü alınabilir mi diye düşünüyorum?

Sağlık, polemik konusu olmaktan çıkarılmalıdır.

DİĞER YAZILARI Baba... 01-01-1970 03:00 Vasiyet... 01-01-1970 03:00 Anne... 01-01-1970 03:00 Bilemedim 01-01-1970 03:00 Bayramlık... 01-01-1970 03:00 Bir Rüya 01-01-1970 03:00 Beşikdüzü'ne Mektup... 01-01-1970 03:00 AY YILDIZ 01-01-1970 03:00 Sanırsın ki! 01-01-1970 03:00 Neyse... 01-01-1970 03:00 O Günler... 01-01-1970 03:00 Bir Beşikdüzü Hayali 01-01-1970 03:00 İzmiş Günü 01-01-1970 03:00 O Gün Geldiğinde... 01-01-1970 03:00 Gördün mü? 01-01-1970 03:00 Emekli... 01-01-1970 03:00 Gardaşım 01-01-1970 03:00 Anneler Günü 01-01-1970 03:00 Şimdi 01-01-1970 03:00 Şimdi... 01-01-1970 03:00 YAŞIM... 01-01-1970 03:00 O Gün 01-01-1970 03:00 Anneme 01-01-1970 03:00 Sessiz sesler 01-01-1970 03:00 Gizli sevgi 01-01-1970 03:00 Ehl-i gönüle... 01-01-1970 03:00 İZMİS Mİ, İZMİKS Mİ? 01-01-1970 03:00 Bir İzmis (karabdal) günü 01-01-1970 03:00 Kelebekle hasbıhal 01-01-1970 03:00 Sessiz çığlık 01-01-1970 03:00 Lâzım olan 01-01-1970 03:00 Gönlüme sitem 01-01-1970 03:00 Öğretmenim 01-01-1970 03:00 Yorulunca anlıyor insan 01-01-1970 03:00 Gelme Bayram 01-01-1970 03:00 Sen çocuk 01-01-1970 03:00 Sana 01-01-1970 03:00 Sır 01-01-1970 03:00 Güzellik 01-01-1970 03:00 Türk'ün Türk'ten başka dostu yok mudur? 01-01-1970 03:00 Bir kazık çakma hikâyesi 01-01-1970 03:00 Ya aşı olalım ya da... 01-01-1970 03:00 Çocuklar evin çiçeğidir 01-01-1970 03:00 Dilâ öğretmenin ilk günü 01-01-1970 03:00 Anneler evin yüreğidir... 01-01-1970 03:00 Babalar evin direğidir 01-01-1970 03:00 Bir dostun ardından... 01-01-1970 03:00 Aç mı kalacağız yoksa? 01-01-1970 03:00 Bir bayramın ardından... 01-01-1970 03:00 Bir odun yarma hikayesi 01-01-1970 03:00 Bir korona öğretisi olan tasarruf ve kamu israfı 01-01-1970 03:00 Şehitler konuşursa!... 01-01-1970 03:00 Nenemin tezgahı ve keten bezi 01-01-1970 03:00 Köleliğin Sevimli Olanı? 01-01-1970 03:00 Evin başı 01-01-1970 03:00 Aslında neyi özlüyoruz? 01-01-1970 03:00 Sevginin İmtihanı 01-01-1970 03:00 Tam da Şu Günlerde... 01-01-1970 03:00 Bir 19 Mayıs Günü 01-01-1970 03:00 Bizim "Aynalı"nın hikâyesi 01-01-1970 03:00