Ya aşı olalım ya da...

İrfan Elbir

17-12-2020 12:36

Yakın bir tarihte, Karadeniz Bölgesinde yaşlı bir hastaya şifa bulması için üfürükçü çağrıldığı ve bu üfürükçünün toplam 3 ayrı yerde 136 kişiye korona bulaştırdığı, 280 kişinin de karantinaya alındığı haberi gündeme düştü. Gazetelerde manşet oldu, televizyonlarda ise hem alt yazılarda geçti, hem de her saat başı birinci haber olarak yerini korudu.

Çoğu kişinin bıyık altı gülerek geçtiği bu haber, gerçeği ne kadar yansıttı bilmem. Ama doğru ise eğer, buradan çıkaracağımız çok anlamlı dersler vardır demektir.

Gazeteciliğin reyting heyecanı sevdası bir-kaç günlük yayından sonra kayboldu gitti. Çünkü insanımız artık bu saçmalıklarla zamanını harcamak niyetinde değil.

Tabi ki buna, aşı çalışmalarının beklendiği gibi hızla yapılamaması, insanımızın çaresiz kalan hastasına, en son ne yapabilirim hissiyatı ile oluşan arayışlar ve savrulmaların da etkisi de vardır.

Aşı üretildi ve ülkemize de geldi.

Peki ne oldu?

Şimdi de aşılara karşı bir olumsuz kampanya, bir karalama furyası, bir güven zafiyeti yayılmaya başladı.

Yok bu Çin aşısına güven olmazmış, yok bunda ilaç şirketlerinin çok büyük oranda karları varmış, yok o, yok bu, bir sürü olumsuz beyanlar.. Bu kampanyada kimler yok ki… Sıradan kişilerin, art niyetlilerin yanında, akl-ı selim, entelektüel aydınlar da var… Şaşırmamak elde değil..

Hiç lamı, cimi yok.

Bu aşıyı öyle veya böyle yapılacaksınız.

Efendim, zorunlu mu olacak, yoksa isteyen mi aşılanacak sorusunun fazla bir anlamı yok. Bu memlekette hiçbir önleyici sağlık tedbiri bireyin rızası dışında, devletin baskısı ile yapılmıyor. Bu demokratik bir hak olarak görülerek böyle düşünülüyor. Kızamık, tetanoz, difteri ve kızamık gibi hastalıkları, faydası net olarak tespit edilmiş, yıllardan beri kullanılan, yan etkisinin ciddi şekilde az olduğu bilinen aşılardır. Bunlarda bir zorlama söz konusu değil. Ama şunu artık çoluk çocuk herkes biliyor ki, Covid hastalığının şahsi hastalık ötesinde toplum sağlığını da ilgilendiren boyutu var. Kişinin sadece kendisini koruması değil, toplumu da koruması ve salgın hastalığın azalması adına önemli bir durum olarak karşımızda durmaktadır.

Zorunlu olmasa bile, yakın zamanda yerli aşımızın da kullanıma girmesi ile rutin aşılamaya dahil edilmesi elzem olmuştur.

Aşı siyaset malzemesi yapılmayacak kadar, önemli bir sağlık problemidir.

Üfürükçüye inanmazsınız(!), aklı başında kimse inanmaz zaten.

Peki bilimsel içeriği kanıtlanmış, bir dizi denemelerden ve faz çalışmalarından geçmiş yüzde doksanbeş oranında başarısı söz konusu aşılara neden inanmazsınız?

Bu ne menem bir iştir?

Bu kanaat bildirmeler, toplumun kafasını allak bullak etmek ve sağlık çalışanlarının heyecanını kırmaktan başka ne işi yarıyor, bilen varsa anlatsın.

DİĞER YAZILARI Baba... 01-01-1970 03:00 Vasiyet... 01-01-1970 03:00 Anne... 01-01-1970 03:00 Bilemedim 01-01-1970 03:00 Bayramlık... 01-01-1970 03:00 Bir Rüya 01-01-1970 03:00 Beşikdüzü'ne Mektup... 01-01-1970 03:00 AY YILDIZ 01-01-1970 03:00 Sanırsın ki! 01-01-1970 03:00 Neyse... 01-01-1970 03:00 O Günler... 01-01-1970 03:00 Bir Beşikdüzü Hayali 01-01-1970 03:00 İzmiş Günü 01-01-1970 03:00 O Gün Geldiğinde... 01-01-1970 03:00 Gördün mü? 01-01-1970 03:00 Emekli... 01-01-1970 03:00 Gardaşım 01-01-1970 03:00 Anneler Günü 01-01-1970 03:00 Şimdi 01-01-1970 03:00 Şimdi... 01-01-1970 03:00 YAŞIM... 01-01-1970 03:00 O Gün 01-01-1970 03:00 Anneme 01-01-1970 03:00 Sessiz sesler 01-01-1970 03:00 Gizli sevgi 01-01-1970 03:00 Ehl-i gönüle... 01-01-1970 03:00 İZMİS Mİ, İZMİKS Mİ? 01-01-1970 03:00 Bir İzmis (karabdal) günü 01-01-1970 03:00 Kelebekle hasbıhal 01-01-1970 03:00 Sessiz çığlık 01-01-1970 03:00 Lâzım olan 01-01-1970 03:00 Gönlüme sitem 01-01-1970 03:00 Öğretmenim 01-01-1970 03:00 Yorulunca anlıyor insan 01-01-1970 03:00 Gelme Bayram 01-01-1970 03:00 Sen çocuk 01-01-1970 03:00 Sana 01-01-1970 03:00 Sır 01-01-1970 03:00 Güzellik 01-01-1970 03:00 Türk'ün Türk'ten başka dostu yok mudur? 01-01-1970 03:00 Bir kazık çakma hikâyesi 01-01-1970 03:00 Vaka ve ölü sayıları 01-01-1970 03:00 Çocuklar evin çiçeğidir 01-01-1970 03:00 Dilâ öğretmenin ilk günü 01-01-1970 03:00 Anneler evin yüreğidir... 01-01-1970 03:00 Babalar evin direğidir 01-01-1970 03:00 Bir dostun ardından... 01-01-1970 03:00 Aç mı kalacağız yoksa? 01-01-1970 03:00 Bir bayramın ardından... 01-01-1970 03:00 Bir odun yarma hikayesi 01-01-1970 03:00 Bir korona öğretisi olan tasarruf ve kamu israfı 01-01-1970 03:00 Şehitler konuşursa!... 01-01-1970 03:00 Nenemin tezgahı ve keten bezi 01-01-1970 03:00 Köleliğin Sevimli Olanı? 01-01-1970 03:00 Evin başı 01-01-1970 03:00 Aslında neyi özlüyoruz? 01-01-1970 03:00 Sevginin İmtihanı 01-01-1970 03:00 Tam da Şu Günlerde... 01-01-1970 03:00 Bir 19 Mayıs Günü 01-01-1970 03:00 Bizim "Aynalı"nın hikâyesi 01-01-1970 03:00