Kendime Sitem...

İrfan Elbir

15-09-2026 13:15

Dün çok yorgundum .

Eve geldim.

Yalnızdım.

Yemeğin ardından çay demledim.

İkinci bardağın dumanı yüzümü nemlendirmişti.

Hazır yalnızım fırsat bu fırsat dedim, tuttum sıkıca yakamdan aldım kendimi karşıma, sigaya çektim.

“Bak efendi!

Kaldır şu kalın kafanı da bak yüzüme.

Yarısı yıkılmış bir duvar gibisin.

Kurtlanmış ağaç gibi yamuldun.

Derdin nedir senin?

Paran mı yok, evin mi yok, işin mi yok?

Evet vakit akşam…

Ama yarın yeni bir gün doğacak.

Bu hayat hiç bir zaman adil olmadı oğlum.

Tokluk da açlık da herkese göre farklı.

Tıpkı sıkıntıların farklı olduğu gibi.

 

Bak efendi!

Bakma öyle morarmış, halkalanmış gözlerinle gözlerimin içine.

Bu akşam ben konuşacağım sen dinle.

Yazamadıklarım dökülüyor gecelere.

Bak, köz oldu gözlerin.

Hala yaşanmamış günlerin var unutma.

Bastır şu elini göğsüne.

Gör yüreğinin ucunun nasıl sivrildiğini.

Tıpkı bilenmiş bıçak gibi.

 

Bak efendi!

Seninle doğarken kardeştik.

Uykusuz şafakları beraber bekledik.

Geceleri kutup yıldızını yan yana izledik.

Sevda şiirleri yazdık gizli gizli.

Sevgiye hasretle büyüdük oğlum.

Benzimiz sanki sararmış yaprak gibi.

 

Dinle efendi !

Yusuf’u kuyuda bırakanlar çok uzaktakiler değildi.

Niye bu kadar sevimsiz oldun ki ?

Seni görürüm diye bakmıyorum aynaya.

Nedir bu halin ?

Bu fıtrat hep böyle değil mi ?

Var sen hesap et paylaşılamayan dünyayı .

Habil’le Kabil’in pay edemediği gibi.

 

Baki efendi !

Bu çatık kaş ne?

Altı üstü iki metrelik bir saltanatın var.

Nedir bu halin ?

Durağın belli olsun oğlum .

Arayan seni orada bulsun.

Al şu akılsız başını eline.

Ola ki bir daha göremem seni.

Kimsesiz bir sokak ortasında görürsen beni;

Veya karanlıkta bir ayak sesi;

Göğsün titrerse zannetme ayazdandır.

Bu son yürüyüştür anla ki.

Vedaya hazır gibi…”

İçim fokur fokur;

Elimdeki çay buz gibi.

DİĞER YAZILARI Yakarış... 01-01-1970 03:00 Sen Gittin Ya... 01-01-1970 03:00 Halimiz 01-01-1970 03:00 Baba... 01-01-1970 03:00 Vasiyet... 01-01-1970 03:00 Anne... 01-01-1970 03:00 Bilemedim 01-01-1970 03:00 Bayramlık... 01-01-1970 03:00 Bir Rüya 01-01-1970 03:00 Beşikdüzü'ne Mektup... 01-01-1970 03:00 AY YILDIZ 01-01-1970 03:00 Sanırsın ki! 01-01-1970 03:00 Neyse... 01-01-1970 03:00 O Günler... 01-01-1970 03:00 Bir Beşikdüzü Hayali 01-01-1970 03:00 İzmiş Günü 01-01-1970 03:00 O Gün Geldiğinde... 01-01-1970 03:00 Gördün mü? 01-01-1970 03:00 Emekli... 01-01-1970 03:00 Gardaşım 01-01-1970 03:00 Anneler Günü 01-01-1970 03:00 Şimdi 01-01-1970 03:00 Şimdi... 01-01-1970 03:00 YAŞIM... 01-01-1970 03:00 O Gün 01-01-1970 03:00 Anneme 01-01-1970 03:00 Sessiz sesler 01-01-1970 03:00 Gizli sevgi 01-01-1970 03:00 Ehl-i gönüle... 01-01-1970 03:00 İZMİS Mİ, İZMİKS Mİ? 01-01-1970 03:00 Bir İzmis (karabdal) günü 01-01-1970 03:00 Kelebekle hasbıhal 01-01-1970 03:00 Sessiz çığlık 01-01-1970 03:00 Lâzım olan 01-01-1970 03:00 Gönlüme sitem 01-01-1970 03:00 Öğretmenim 01-01-1970 03:00 Yorulunca anlıyor insan 01-01-1970 03:00 Gelme Bayram 01-01-1970 03:00 Sen çocuk 01-01-1970 03:00 Sana 01-01-1970 03:00 Sır 01-01-1970 03:00 Güzellik 01-01-1970 03:00 Türk'ün Türk'ten başka dostu yok mudur? 01-01-1970 03:00 Bir kazık çakma hikâyesi 01-01-1970 03:00 Ya aşı olalım ya da... 01-01-1970 03:00 Vaka ve ölü sayıları 01-01-1970 03:00 Çocuklar evin çiçeğidir 01-01-1970 03:00 Dilâ öğretmenin ilk günü 01-01-1970 03:00 Anneler evin yüreğidir... 01-01-1970 03:00 Babalar evin direğidir 01-01-1970 03:00 Bir dostun ardından... 01-01-1970 03:00 Aç mı kalacağız yoksa? 01-01-1970 03:00 Bir bayramın ardından... 01-01-1970 03:00 Bir odun yarma hikayesi 01-01-1970 03:00 Bir korona öğretisi olan tasarruf ve kamu israfı 01-01-1970 03:00 Şehitler konuşursa!... 01-01-1970 03:00 Nenemin tezgahı ve keten bezi 01-01-1970 03:00 Köleliğin Sevimli Olanı? 01-01-1970 03:00 Evin başı 01-01-1970 03:00 Aslında neyi özlüyoruz? 01-01-1970 03:00 Sevginin İmtihanı 01-01-1970 03:00 Tam da Şu Günlerde... 01-01-1970 03:00 Bir 19 Mayıs Günü 01-01-1970 03:00 Bizim "Aynalı"nın hikâyesi 01-01-1970 03:00